"Mal Varlığının İspatını Uyuşturucu Satıcısı Yapsın" Önerisi
TBMM (AA) - İSMAİL ÇİMEN - Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulunca (MASAK), Meclis Araştırma Komisyonuna, "uyuşturucu suçundan yakalanan kişilere yasal gelirleri ile mal varlıkları arasındaki orantısızlığı ispat etme yükümlülüğü getirilmesi" önerisinde bulunuldu.
MASAK'ın TBMM Madde Bağımlılığı Araştırma Komisyonuna sunduğu raporda, uyuşturucuyla mücadelede finans kaynağının kurutulmasının önemine değinildi.
Türkiye'nin içinden geçtiği sürecin dikkate alındığında özellikle örgütlü ve terör suçlarına ilişkin MASAK'a intikal eden adli taleplerde çok büyük artış yaşandığı, uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle 'suç geliri aklanıyor' denilen kişi sayısının son 10 yıl içinde 291'i bulduğu ifade edilen raporda, uyuşturucu gelirlerinin aklanması noktasında savcılığa intikal ettirilen kişilerden 25'ine beraat, 9'una mahkumiyet , 57'sine ise takipsizlik kararı verildiği, 200 kişi hakkındaki davaların da devam ettiği kaydedildi.
Türkiye'nin, uyuşturucu maddenin yakalanması noktasında herhangi bir sıkıntısının bulunmadığı, ancak uyuşturucu maddenin finans kaynağının kurutulmasında eksikliklerin gözlemlendiği anlatılan raporda şu görüşlere yer verildi:
"MASAK'a gelen taleplere bakıldığında ev ya da üst aramasında yakalanan uyuşturucu maddenin yanı sıra elde edilen deliller çok önemsenmiyor. Örneğin, 'muhtelif defterler, bilgi notları, cüzdandan çıkan muhtelif kartvizitler, muhtelif senetler...' şeklinde ifadelerle delillerin önemi gözardı ediliyor. Bu da MASAK için önemli bir sorun. Operasyonel çalışmalarla mali soruşturma eş zamanlı yürütülmeli. Ancak MASAK operasyon bitip şüphelinin tutuklanmasından sonra devreye girebiliyor. Bu da suçtan elde edilen paranın takibini içinden çıkılamaz bir hale dönüştürüyor. Özellikle şahıs mali anlamda kimlerle irtibatlı, kimlerle görüşüyor, bunları bilip kolluk kuvvetlerine bu noktada destek sağlamak gerekiyor. Durum böyle olunca uyuşturucu kaçakçıları ve tacirlerinin suçtan elde ettikleri gelirler ve giderek artan mal varlıkları suçun devamına yol açıyor."
- İspat külfetinin paylaşılması
Raporda MASAK'ın, kişilerin yasal gelirleri ile mal varlıkları arasındaki orantısızlığı tespit edebilme kabiliyetine sahip olduğu ancak temelde bir illiyet bağı kurma noktasında sorunlar yaşandığı belirtildi.
Uyuşturucu kaçakçılığının sadece hapis cezası ile cezalandırılmasının caydırıcı olmadığının altı çizilen raporda, şunlar kaydedildi:
"Mevcut yasalar ışığında MASAK'tan, elde edilen gelirin uyuşturucu kaçakçılığından sağlandığının net bir şekilde ortaya koyması bekleniyor. Oysa bu yurt dışında uyuşturucu kaçakçısı bir kişinin mahkum olması halinde kamu otoritesi arada orantısız bir mal varlığı tespit etmişse sanığa, 'Ben bu orantısızlığı senin yapmış olduğun uyuşturucu kaçakçılığından elde ettiğini varsayıyorum. Eğer bu para temiz ise bunun ispatı sana düşer' diyor. Bu uygulama ilk olarak İngiltere'de başlıyor ve sonrasında onlarca ülkeye yayılıyor. MASAK olarak önerimiz de bu çerçevededir. Türk Ceza Kanunu'nda en azından belirli suçlar için bu ispat külfetinin tersine çevrilmesi gerekir. Uyuşturucuyla mücadelede finans kaynağının kurutulması çok önemli. Hapis cezaları bu suçun üst kademesinde yer alan şahıslar için pek caydırıcılık göstermiyor. Bu şahısların mal varlıklarına el koymak lazım."
Kaynak:Anadolu Ajansı
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.