Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyası HİSDER'de anlatıldı

Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyası HİSDER'de anlatıldı
 Editör
HİSDER’in Pazartesi Toplantıları’nda Doç. Dr. Hikmet Salahaddin Gezici, Mehmet Akif İnan’ın edebiyat, medeniyet, eğitim ve sendikacılık alanındaki fikirlerini anlattı.

Türk edebiyatında "Yedi Güzel Adam" adıyla anılan edebî çevre içinde yer alan Mehmet Akif İnan yalnızca şiirleri ve yazılarıyla değil, kültür, inanç, tarih ve medeniyet üzerine geliştirdiği duyarlılıkla da yakın dönem düşünce hayatında önemli bir yer edindi. Sözlerini eylem safhasına koymuştur. Medeniyeti geçmişten devralınan bir miras olmanın ötesinde insanın kendisini, toplumunu ve dünyayı anlamlandırma biçimi olarak değerlendiren bir fikir çizgisinin temsilcilerinden biri olmuştur.

HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) in Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri'nde düzenlediği Pazartesi Toplantıları'ndaSelçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hikmet Salahaddin Gezici "Mehmet Akif İnan" hakkınnda slayt eşliğinde dernek üyelerine bilgi verdi.
Şair, yazar, muallim ve sendikacı Mehmet Akif İnan, Türk edebiyatında şiirleriyle, düşünce hayatında medeniyet anlayışıyla, eğitim dünyasında ise öğretmenlerin örgütlü mücadelesine yaptığı katkılarla iz bıraktığına değinen GEZİCİ, Şanlıurfa'dan başlayıp Türkiye'nin edebiyat ve fikir çevrelerine uzanan hayatı, bir aydının kalemini toplumsal sorumlulukla birleştirme çabasının dikkat çekici örneklerinden biri olduğunu, İnan'ın şiirlerinde insanın iç dünyasını, yazılarında kültürel kimlik, tarih bilinci, eğitim ve medeniyet meseleleri geniş yer tuttuğunu, düşüncelerini yalnızca yazılarıyla dile getiren bir şair olarak kalmadığını, sendikalaşma yoluyla hak arayışında da sorumluluk üstlendiğini, 6 Ocak 2000'de hayatını kaybeden Mehmet Akif İnan'ın aradan geçen yıllara rağmen eserleri, fikirleri ve eğitim alanındaki öncü rolüyle hatırlanmaya devam ettiğini söyledi.

whatsapp-image-2026-10-21-at-09-53-30.jpeg

SÖZLERİNİ EYLEM SAFHASINA KOYMUŞTUR

Mehmet Akif İnan'ın kendisinin isim babası olduğunu, yetişmesinde fikirlerinin etkisi üzerinde duran Gezici, Türk edebiyatında "Yedi Güzel Adam" adıyla anılan edebî çevre içinde yer alan İnan yalnızca şiirleri ve yazılarıyla değil, kültür, inanç, tarih ve medeniyet üzerine geliştirdiği duyarlılıkla da yakın dönem düşünce hayatında önemli bir yer edindi. Sözlerini eylem safhasına koymuştur. Medeniyeti geçmişten devralınan bir miras olmanın ötesinde, insanın kendisini, toplumunu ve dünyayı anlamlandırma biçimi olarak değerlendiren bir fikir çizgisinin temsilcilerinden biri oldu. İnan'ın şiirlerinde gelenek, aşk ve manevi arayış; düşünce yazılarında ise kültürel kimlik, eğitim, tarih bilinci ve aydının sorumluluğu ön plana çıktı."sözleriyle Mehmet Akif İnan'ın medeniyet anlayışını geçmişi bilerek geleceği kurmak olduğuna vurgu yaptı.


ŞANLIURFA'DA BAŞLAYAN, TÜRKİYE'NİN FİKİR DÜNYASINA UZANAN HAYAT


1940 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelen Mehmet Akif İnan'ın atalarının 6 asır önce Konya'dan Urfa'ya gelerek yerleştiğini,Urfa'nın kültürel ikliminin fikirlerinin şekillenmesinde büyük rol oynadığına değinen GEZİCİ, "Çocukluk ve gençlik yıllarında şekillenen kültürel çevresi, ilerleyen dönemlerde şiirine ve düşünce dünyasına yansıyacak olan tarih, dil, inanç ve medeniyet duyarlılığının oluşmasında önemli bir zemin hazırladı. İnan'ın hayatı, yalnızca bir edebiyatçının yetişme süreci olarak değerlendirilmemelidir. Onun hayatı, Türkiye'de gelenekle modernleşme arasında ilişki kurmaya çalışan, kültürel kimlik meselesini önemseyen ve aydının toplumsal sorumluluğunu öne çıkaran bir kuşağın hikâyesiyle de ilişkilidir. Lise öğrenimini Kahramanmaraş'ta tamamlayan İnan, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1972 yılında mezun oldu. Öğretmenlik mesleğine yönelerek farklı eğitim kurumlarında görev yaptı. Bu süreçte hem öğrencilerle doğrudan ilişki kurdu hem de edebiyat ve düşünce alanındaki çalışmalarını sürdürdü." şeklinde konuştu.


EĞİTİM, MEDENİYETİN GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASIDIR


GEZİCİ, " Edebiyatın, öğrencinin dünyayı algılama biçimini geliştiren, insana farklı hayatları tanıtan ve tarihsel hafızayı canlı tutan bir eğitim aracı olduğuna ilişkin yaklaşımı, genel düşünce çizgisiyle uyumluydu. Bir öğretmenin etkisi, sınıfta anlattığı konularla sınırlı kalmaz. Öğrencilerine kazandırdığı okuma alışkanlığı, düşünme biçimi ve kültüre yaklaşımı da uzun vadeli bir etki oluşturabilir. Mehmet Akif İnan'ın eğitimci kimliği, bu açıdan onun şairliği ve yazarlığıyla birlikte ele alınması gereken temel özelliklerinden biridir. Mehmet Akif İnan'ın medeniyet düşüncesiyle eğitimci kimliği arasındaki bağ, onun hayatının en dikkat çekici yönlerinden biridir. İnan, eğitim sisteminin genç kuşaklara yalnızca mesleki bilgi kazandırmakla yetinmemesi, tarih bilinci ve kültürel birikim konusunda da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu." ifadelerini kullandı.


EDEBİYATTAN SENDİKACILIĞA UZANAN MÜCADELE


Şair, yazar ve fikir adamı Mehmet Akif İnan, edebiyat alanındaki çalışmaları kadar sendikacılık mücadelesiyle de Türk düşünce ve eğitim hayatında önemli bir yer edindi. Eğitim çalışanlarının haklarını savunmayı temel hedeflerinden biri olarak gören İnan, 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen'in kuruluşuna öncülük etti. Ardından Memur-Sen'in kuruluş sürecinde de etkin rol üstlendiğine görsel olarak katkıda bulunan GEZİCİ, Eğitim Bir Sen Konya 2 No'lu Şube Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmekte olduğunu; İnan'a göre sendikacılık, yalnızca ücret ve özlük haklarını savunmakla sınırlı değildi. Aynı zamanda çalışanların onurunu korumak, dayanışmayı güçlendirmek ve millî-manevi değerler doğrultusunda bilinçli bir toplum oluşturmak anlamına geldiğini, medeniyetimizin yeniden inşası düşüncesini fikrî mücadelesinin merkezine alan Mehmet Akif İnan'ın sendikayı hak arama mücadelesinin yanı sıra eğitim, kültür ve fikir hareketinin de bir parçası olarak değerlendirdiğini söyledi. " Geride yalnızca şiirleri ve eserlerini değil, eğitim çalışanlarının haklarını savunmayı medeniyet ve sorumluluk bilinciyle birleştiren güçlü bir sendikacılık mirasını da bıraktı. Öğretmen, yalnızca ders anlatan kişi değildir. Öğretmen aynı zamanda dilin, kültürün, düşünme biçiminin ve toplumsal sorumluluğun yeni kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol üstlenir.Medeniyetin devamlılığı da bu aktarımın niteliğiyle yakından ilişkilidir. Tarihî eserleri korumak, kültürel mirası tanımak ve edebî eserleri okumak önemlidir; fakat bunların gelecek kuşaklarda karşılık bulabilmesi için eğitim kurumlarının ve kültür hayatının canlı olması gerekir." dedi.


EDEBİYATI MEDENİYET MESELESİ OLARAK GÖRDÜ


Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcılığı görevini de yürüten GEZİCİ, Mehmet Akif İnan'ın düşünce dünyasını anlamanın temel yollarından biri olduğunu, bir taraftan Türk edebiyatının tarihsel mirasına yönelirken diğer taraftan kendi döneminin meselelerini ele aldığını, gelenekten yararlanmayı geçmişte kalmak şeklinde değil, geçmişin birikimini bugünün insanına ulaştırmak şeklinde değerlendiren bir çizgide olduğuna vurgu yaparak eserleri üzerinde durdu: "Hicret, şairin edebî kimliğini anlamak bakımından önemli eserlerinden biridir. 1991'de yayımlanan Tenha Sözler ise şiir serüveninin sonraki dönemindeki birikimini yansıtır. Hicret, tarihsel anlamıyla bir yerden başka bir yere göç etmeyi ifade eder. Bununla birlikte kavram, edebiyat ve düşünce dünyasında insanın kendisini yenilemesi, yanlışlardan uzaklaşması, değerlerini koruması ve yeni bir başlangıç yapması şeklinde de yorumlanabilir. 'Edebiyat ve Medeniyet Üzerine' eseri edebiyatın toplumsal ve kültürel birikimle ilişkisini değerlendirmek için temel eserlerinden biridir. İnan'ın şiirlerini önemli kılan bireysel duygularla kültürel hafıza arasında bağ kurabilmesidir. İnan'ın eserleri, şiirin hem kişisel bir ifade biçimi hem de kültürel hafızanın taşıyıcısı olabileceğini gösteren örnekler arasında yer alır." sözlerinin ardından GEZİCİ, bir fikir adamının gerçek mirası, yalnızca adının yaşatılmasıyla değil, ortaya koyduğu düşüncelerin yeni kuşaklarda oluşturduğu etkiyle güçlendiğini belirtti.


İNAN'IN KUDÜS DUYARLILIĞI


İnan'ın Kudüs'e yönelik duyarlılığından dolayı "Kudüs Şairi" olarak nitelendirildiğini, onun medeniyet düşüncesinin yalnızca tarih ve edebiyatla sınırlı olmadığını,Kudüs'ünİslam dünyasının dinî ve tarihsel hafızasında özel bir yere sahip olduğuna değinen GEZER "Kudüs" şiirini okudu. Şiir, tarihî bir meseleyi yalnızca bilgi olarak aktarmakla kalmaz; okurun o meseleyle duygusal ve ahlaki bir ilişki kurmasına da imkân verir. İnan'ın Kudüs'e yönelik duyarlılığı ayrı bir anlam kazanır. Medeniyet aynı zamanda insanın haksızlık karşısında nasıl bir tavır aldığı, başkasının acısını ne ölçüde hissedebildiği ve ortak değerleri nasıl koruduğuyla da ilgili olduğu üzerinde durdu. 1940 yılında Şanlıurfa'da başlayan 60 yıllık hayatı yine aynı şehirde sona eren Mehmet Akif İnan'ın ruhuna fatihayla konuşmasını tamamladı. Sohbetin soru cevap kısmından sonra HİSDER Başkanı Prof. Dr. Önder KUTLU, Ali Osman MERMERve Mevlüt KÜÇÜKBARUTÇUtarafından Doç. Dr. Hikmet Salahaddin GEZİCİ'ye dernek plaketi takdim edildi. Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

ŞİİRİYLE GÖNÜLLERE, FİKİRLERİYLE NESİLLERE SESLENEN BİR MÜNEVVER; MEHMET AKİF İNAN


Doç. Dr. Hikmet Salahaddin GEZİCİ: Türk edebiyatında "Yedi Güzel Adam" adıyla anılan edebî çevre içinde yer alanMehmet Akif İnan yalnızca şiirleri ve yazılarıyla değil, kültür, inanç, tarih ve medeniyet üzerine geliştirdiği duyarlılıkla da yakın dönem düşünce hayatında önemli bir yer edindi. Sözlerini eylem safhasına koymuştur. Medeniyeti geçmişten devralınan bir miras olmanın ötesinde insanın kendisini, toplumunu ve dünyayı anlamlandırma biçimi olarak değerlendiren bir fikir çizgisinin temsilcilerinden biri olmuştur.
HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) 'in Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri'nde düzenlediği Pazartesi Toplantıları'ndaSelçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hikmet Salahaddin GEZİCİ "Mehmet Akif İnan" hakkınnda slayt eşliğinde dernek üyelerine bilgi verdi.
Şair, yazar, muallim ve sendikacı Mehmet Akif İnan, Türk edebiyatında şiirleriyle, düşünce hayatında medeniyet anlayışıyla, eğitim dünyasında ise öğretmenlerin örgütlü mücadelesine yaptığı katkılarla iz bıraktığına değinen GEZİCİ, Şanlıurfa'dan başlayıp Türkiye'nin edebiyat ve fikir çevrelerine uzanan hayatı, bir aydının kalemini toplumsal sorumlulukla birleştirme çabasının dikkat çekici örneklerinden biri olduğunu, İnan'ın şiirlerinde insanın iç dünyasını, yazılarında kültürel kimlik, tarih bilinci, eğitim ve medeniyet meseleleri geniş yer tuttuğunu, düşüncelerini yalnızca yazılarıyla dile getiren bir şair olarak kalmadığını, sendikalaşma yoluyla hak arayışında da sorumluluk üstlendiğini, 6 Ocak 2000'de hayatını kaybeden Mehmet Akif İnan'ın aradan geçen yıllara rağmen eserleri, fikirleri ve eğitim alanındaki öncü rolüyle hatırlanmaya devam ettiğini söyledi.


SÖZLERİNİ EYLEM SAFHASINA KOYMUŞTUR


Mehmet Akif İnan'ın kendisinin isim babası olduğunu, yetişmesinde fikirlerinin etkisi üzerinde duran GEZİCİ, Türk edebiyatında "Yedi Güzel Adam" adıyla anılan edebî çevre içinde yer alan İnan yalnızca şiirleri ve yazılarıyla değil, kültür, inanç, tarih ve medeniyet üzerine geliştirdiği duyarlılıkla da yakın dönem düşünce hayatında önemli bir yer edindi. Sözlerini eylem safhasına koymuştur. Medeniyeti geçmişten devralınan bir miras olmanın ötesinde, insanın kendisini, toplumunu ve dünyayı anlamlandırma biçimi olarak değerlendiren bir fikir çizgisinin temsilcilerinden biri oldu. İnan'ın şiirlerinde gelenek, aşk ve manevi arayış; düşünce yazılarında ise kültürel kimlik, eğitim, tarih bilinci ve aydının sorumluluğu ön plana çıktı."sözleriyle Mehmet Akif İnan'ın medeniyet anlayışını geçmişi bilerek geleceği kurmak olduğuna vurgu yaptı.

Sohbetin soru cevap kısmından sonra HİSDER Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, Ali Osman Mermer ve Mevlüt Küçükbarutçu tarafından Doç. Dr. Hikmet Salahaddin Gezici'ye dernek plaketi takdim edildi. Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.


Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.