MİLLİ 5G 2023’TE
NEÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uzay Ve Uydu Mühendisliği Bölümü Uzay Ve Uydu Mühendisliği Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Özgür Dündar, 5G teknolojisinin 2023 yılına hazır olacağını, dezavantajların önüne geçmek için ise tüm malzemelerin yerli olması gerektiğini söyledi.
Altyapı çalışmalarının neredeyse tamamlandığı ve en çok konuşulan gelişme olan 5G teknolojisini Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık Ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uzay ve Uydu Mühendisliği Bölümü Uzay Ve Uydu Mühendisliği Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Özgür Dündar anlattı. Dr. Öğretim Üyesi Özgür Dündar, 5G teknolojisi ile fazla bilgiye çok hızlı bir şekilde ulaşılacağını ancak altyapı ve donanım hazırlıkları sırasında kullanılan her sistemin milli olmadığı takdirde suiistimale açık bir durum haline gelebileceğini söyledi.
5G teknolojisinin ne olduğu hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Özgür Dündar, “5G teknolojisi haberleşme teknolojisidir. Jenerasyondan geliyor, yani 5. nesil haberleşme teknolojisi demek. Haberleşme altyapısı değişerek bir üst kademede daha modern tarzda haberleşme sağlanıyor. Bunu sağlarken de bant genişliği artıyor, aynı anda daha çok bilgiye sahip olma yeterliliği sağlıyor. Bir diğer avantajı da bilginin iletim hızı artıyor. Bu sayede daha çok bilgiye daha kısa zamanda ulaşabilme yetisi sağlıyor” dedi.
5G 2023 YILINA HAZIR
Dündar, dünyada 5G teknolojisine ilk geçiş yapan ülke Güney Kore olurken, Türkiye’de ise altyapı çalışmalarının tamamlandığını, donanım çalışmalarının da tamamlanmasının ardından 2023 yılı itibariyle geçiş yapılabileceğini söyledi. 5G’nin haberleşme hızının saniyenin altına düşürebilecek bir teknoloji olduğunu dile getiren Özgür Dündar, “5G’de ülkemizde altyapı programları hazır. 3 üniversite altyapı programlarını hazırladı bitirdi. Aynı zamanda GSM firmaları ile de irtibat halindeler. Hatta 6G’nin yazılımına başladın. Hatta Medipol Üniversitesi’nde 6G laboratuvarı kuruldu, orada çalışmalara devam ediyorlar. Fakat donanımsal altyapının kurulması gerekiyor. Mesela 5G’ye uyumlu baz istasyonları kurulması gerekiyor. Ondan önce de 5G uyumlu uydu gönderilmesi gerekiyor. 100 Ghz arasında çalışılıyor. Hızı ise logaritmik olarak 10 üzeri artıyor. Bir film indirme hızı bile saniyelere düşecek. Haberleşme hızı nanosaniyenin de altına düşer. Dolayısıyla çok daha yüksek hızlara sahip olabilirsiniz. Fakat örneğin bilgisayar oyunları daha küçük çaptaydı, daha az veri ile oyunlar oynanabiliyordu. Şu anda çok kaliteli, üst düzey veri işleme, yapay zeka da üzerine ilave edilerek veri işleme kullanılıyor. Şu anda o oyunun da verisi kat kat artmış oldu. Kalite arttıkça veri sayısı da artıyor, indireceğimiz veri sayısı da artıyor. Uzay artık uydu çöplüğüne döndü, Elon Musk geçenlerde 40 tane uydu gönderdi, bu sayısının 2023 yılında 40 bin uydu olması bekleniyor. Dünyanın etrafında şu anda 4 binin üzerinde uydu var. Ama 2023’e kadar 40 bin uydu başka bir amaçla yapılacak. Artık internete ulaşamamak gibi bir durum söz konusu olmayacak. İnsanlar dağın başında bile olsa internete ulaşacak” diye konuştu.
SAĞLIĞA ZARARI İSPATLANMADI
Sık sık sağlık tartışmalarına konu olan 5G’nin, elektromanyetik dalgalar nedeniyle insan vücudunda hasara neden olabileceği düşünülmesi üzerine büyük bir çoğunluk tarafından kullanımı reddediliyor. Kesinleşmiş kalıcı bir sağlık sorunu yaratmadığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Özgür Dündar, 5G için kurulacak baz istasyonlarının zararının iki duruma göre değişiklik gösterdiğini aktardı. Baz istasyonlarında yayılan dalgaların gücünün ve vücuda temas ettiği sürenin önemli olduğuna dikkat çeken Dündar, “Elektromanyetik dalgalar vücuda zararlı mı değil mi konusu yıllardır tartışılan bir durum. Fakat elektromanyetik dalganın vücuda zararı bir elektromanyetik gücüne, iki vücuda etki etme süresine göre değişir. Sabah kalktığınız zaman kulak çınlaması olabilir, tam dinlenememiş olabilirsiniz, bunlar geçici etkilerdir. Esas kalıcı etkisi daha ispatlanamamış olmasına rağmen DNA yapısındaki değişiklikler olabilir. Etki etmesi için baz istasyonlarının gücü çok önemli, kimi baz istasyonu var gücü 500 Watt, kiminin gücü 100 Watt, kiminin gücü 10 Watt, özellikle mahalleler arasına sık ama çok çok düşük güçte koyuyorlar. Çünkü artık yapılaşma dikey gittiği için iletişim negatif etkileniyor. Bu nedenle daha sık ama daha düşük güçte koyuyorlar. Fakat şu ana kadar tam etkisi ispatlanmadı. Çünkü bunların etkileri uzun yıllara dayanan bir değişimle ortaya çıkıyor. Etkileri görmek için 15-20 yıl geçmesi gerekir hatta 2’inci, 3’üncü nesilde görülebilir ne olduğu. Şu anda resmi kaynaklara göre 4 ve 4,5G için 6 Ghz’in altındakiler için zararı net bir şekilde ispatlanmış ya da bulunmuş değil. Teknik açıdan korkulacak bir şey yok” şeklinde konuştu.
İnsan yaşamı açısından büyük avantajlar sağladığını kaydeden Dündar, “Nesneler interneti diye bir durum var. Artık bütün çalışan makinalar internet vasıtasıyla uzak yerlere bağlanıp tüm makinaların ve robotların çalışması anlık olarak izlenebilecek. Bütün nesneler internete bağlanacak. Fabrikadaki üretimlerden tutun, marketlerdeki raflara kadar takip edilebilecek. Mesela tıpta çok güzel gelişmeler olacak. Uzaktan robotlarla ameliyat yapabileceksiniz. Sosyal olarak artırılmış gerçeklik dediğimiz konu var. Artırılmış gerçeklik gözlükleri ile toplantı masasında herkes kendi yerinde ama aynı ortamda konuşuluyormuş gibi görüşmeler yapılacak” dedi.
MİLLİ OLMAZSA CASUSLUK OLUR
5G teknolojisinde kullanılacak tüm ekipmanların milli olması gerektiğini dile getiren Özgür Dündar, milli olmadığı takdirde suiistimale açık olarak casusluklara neden olabileceğini ifade etti. 5G teknolojisinin avantajı olduğu kadar dezavantajları olduğunu da belirten Dündar şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanlığı içerisinde 5G’nin zararları ve faydalarını araştırmak için ekip kuruldu ve araştırmalarını yapıyorlar. 5G’nin artı avantajları varken dezavantajları da olabilir. Stratejistlere göre en büyük dezavantaj, çip meselesi. Bu çiplerle insanlar kontrol edilebilir. İnsanlar direkt kontrol edilemez, insanları kontrol edecek frekanslarla bu frekanslar çok başka. Ama bir çip veya ara aparat vasıtasıyla kontrol edilebilir, bunlardan bir tanesi de çip olabilir. Böyle bir niyet var mı yok mu o ayrı mesele. Avantajların dezavantaja dönüşmemesi için 5G teknolojisinin altyapısının milli olması çok önemli. Uydudan tutun, 5G baz istasyonlarına kadar, 5G’de kullanılan cihazlara kadar milli olması çok önemli. İnsanlar şu anda cep telefonları ile takip ediliyor ama eğer çip mevzusu olursa insanlar kontrol edilecekler o kötü. Bu nedenle milli olmayan bir teknolojiyi kullanmak suiistimale açık hale gelir ve casusluklara, kötüye kullanımlara sebebiyet verebilir.” (Dilhan Dumanoğlu)

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.