Myanmar'da Müslümanlar
Myanmar’ı terk etmek için 9 Ocak'ta yola çıkan bir grup Müslümanın, Du Çar Yar Tan köyü yakınlarında Budist bir grubun saldırısına uğraması ve içlerinden 8 kişinin saldırganlar tarafından rehin alınması üzerine başlayan olaylarda, Birleşmiş Milletler açıklamasına göre en az 48 kişi hayatını kaybetti.
Son olayları dünya kamuoyuna duyuran Fortify Rights’ın İcra Direktörü Matthew Smith cevapladı. Smith, 9 Ocak'ta başlayan olayların Myanmarlı yetkililerin köydeki tüm erkekleri yakalama emri vermesi üzerine iyice tırmandığını dile getirdi. Saldırıda en az 40 kişinin öldüğünü kesin olarak doğrulayabildiklerini ifade eden Smith, gerçek sayının bunun çok daha üzerinde olduğunu ancak yönetimin inkarcı tutumu ve engellemeleri sebebiyle net bir sayı vermenin mümkün olmadığını kaydetti. Smith, olayların uzun süredir devam etmesinde de yine bu tutumun etkili olduğunun altını çizdi.
Binlerce Rohingya'nın evlerinden edildiğini hatırlatan Smith, bu insanların sığındıkları yerlerde de insani koşulların çok kötü olduğuna dikkat çekti. Rohingya Müslümanlarının su ve sağlık gibi temel insani ihtiyaçlara ulaşamadıklarını söyleyen Smith, "Hükümet, Müslümanları insani yardımlardan yoksun bırakmayı bir ceza yöntemi haline getirdi" dedi.
Smith, bölgedeki insani durumun düzelmesi için Myanmar hükümetinin Rohingya Müslümanlarına dönük inkarcı politikasının bir an önce vazgeçip bu insanlara haklarını iade etmesi ve bu insanları sadece yerel güvenlik güçlerinden değil bölgedeki şiddet yanlısı Budistlerden de koruması gerektiğini söyledi.
YÖNETİM SUİSTİMALLERE GÖZ YUMUYOR
Son olaylarla birlikte şiddet sebebiyle hayatı kaybeden Rohingya Müslümanı sayısının 300'e yaklaştığı dile getiriliyor ancak insan hakları örgütleri, yönetimin şiddet olaylarının görmezden gelmesi ve güvenlik güçlerinin de şiddet olaylarına karışması sebebiyle açıklanan ölü sayısının gerçeğin çok altında olduğuna dikkati çekiyor. Nitekim, ABD'nin 2012 İnsan Hakları Raporu da Myanmar güvenlik güçlerinin şiddet olaylarında parmağı olduğunu ve pek çok Müslüman erkek ve kadının askeri üslerde zorla çalıştırıldıklarını ortaya koymuştu. Aynı rapor, Myanmarlı Müslüman kadınların sistemli bir biçimde güvenlik güçlerinin cinsel saldırılarına ve tecavüzlerine maruz kaldığı, yine bu kişiler tarafından insan kaçakçılarına satıldıkları bilgisine yer vermişti. Myanmar hükümeti bu ve benzeri onlarca raporda yer alan hak ihlallerini görmezden gelmekle kalmıyor, Budist rahip Ashin Wirathu'nun başını çektiği, "Müslümanlara karşı ayrımcılığı ve şiddeti teşvik eden" 969 Hareketi'ne de açıktan destek veriyor."
Kaynak:Anadolu Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.