Öğretmenlikten kendi şirketinin yöneticiliğine
Üniversiteden mezun olduktan sonra 9 yıl boyunca özel gereksinimli bireylere öğretmenlik yaparak çalışma hayatına başlayan Hacer Fener, şimdi kendi şirketinin sahibi oldu. Eduproline Eğitim, Danışmanlık, Organizasyon olarak ürettiği projelerde başta kadınlar olmak üzere kişi ve kurumların, eğitim ve gelişim alanında danışmalık hizmeti veriyor

Eduproline Eğitim, Danışmanlık, Organizasyon olarak özel ve kamu sektörüne ya da kişilere ürettiği projelerle onların gelişimine katkı sağlıyor ve firmaların kurumsallaşması için eğitimler veriyor. Ürettiği projelerle yurtdışına sağlık ve eğitim alanında köprü görevi gören Eduproline Eğitim, Danışmanlık, Organizasyon, projeleriyle de Konya’nın tanıtılması ve gelişmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Eduproline Eğitim Danışmanlık, Organizasyon Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Hacer Fener, öğretmenlik yaptığı dönemde Ankara’da bulunan ulusal ajansa gönderdiği ‘Otizm Onlar Hepimizin’ adlı projeyle bu işe başladığını ifade etti. Kendinin bu alanda yeteneği olduğunu söyleyen Fener, “Benim asıl alanım sosyoloji. Aynı zamanda özel gereksinim öğretmeniyim. 9 yıl özel gereksinim öğretmenliği yaptım. Daha sonra Ankara’da bulunan ulusal ajansa ‘Otizm Onlar Hepimizin’ adlı bir proje verdim. Bu projem Türkiye’de ilk 10’a girdi. Bu projenin ünlenmesiyle beraber ben kendimi projelerin ortasında buldum. Asıl uzmanlık alanım Avrupa Birliği Projeleri’ydi. Daha sonra aldığım eğitimler sonucunda bu projeler çeşitlendi. Projelerle çok fazla ilgilendiğim için fark ettim ki bu konuda yeteneğim var. Bir yandan da kendim şirket kurdum. Şirketimiz kurulalı 10 yıl oldu. Öğrencilerimden ayrılmak benim için çok zor oldu. Ama öğrencilerimi hiçbir zaman bırakmadım” dedi.

KURUMLAR ARASI KÖPRÜ AĞI
Kamu, özel ya da kişilere talepleri doğrultusunda farklı alanlarda eğitimler verip, danışmanlık yaptığını aktaran Fener, “Devlet teşvikleri, hibe ve Avrupa Birliği Projeleri’nde çeşitli sektörlere yardımcı oluyoruz. Danışmanlığımız yıllık ve proje bazlı diye ikiye ayrılıyor. Proje bazlı danışmanlıkta örneğin, kurum bizden ‘Kalkınma Ajansı’nın projesine katılmak istiyoruz’ diye gelir. Gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra bir fizibilite raporu oluştururuz. Kurum şartları taşıyorsa başvuru yaparız. Kurum belirli bir hibe alır. Biz bu hibeyi kurumun ihtiyaçları doğrultusun da kullanıyoruz ya da kurum isterse vizyonunu genişletmek amaçlı kullanıyoruz. Bunların dışında biz yıllık danışmanlık da yapıyoruz. Bunlar, kamu ya da özel kurumlar olabilir. Özel sektör; fabrikalar, organize sanayi bölgeleri olabilir. Biz bu kişilere kurumlarını nasıl daha iyiye taşıyabilecekleri, dijitalleşebilmeleri ve çağın gereksinimlerine ayak uydurmayı sağlama konusunda yıllık danışmanlık hizmeti veriyoruz. Yıllık danışmanlıkların içerisinde bakanlık teşvikleri ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) gibi teşvikler konusunda yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.

SAĞLIKTAN EĞİTİM GENİŞ HİZMET YELPAZESİ
Sağlıklı iletişim, öfke kontrol problemi, kriz ve stres yönetimi gibi eğitimler de verdiklerini aktaran Fener, “Eğitim alanının dışında sağlık turizmi alanında da hizmetlerimiz var. Bu hizmette kliniklere ve hastanelere danışmanlık hizmeti veriyoruz. Yurtdışında ortaklarımız var. Onlarla beraber ‘sağlık turisti’ dediğimiz hastalarla, hastaneler arasında iletişim görevi yapıyoruz. Sağlık turizmi kapsamında bir kurumun sağlık turizmi yapabilmesi için yetki belgesine ihtiyacı var. Biz bu belgeyi almak için kendilerine danışmanlık hizmeti veriyoruz. Daha sonra sağlık turizmi yetki belgesini aldıktan sonra devlet teşvikinden yararlanmak için, Ticaret Bakanlığı’nın döviz kazandırıcı hizmetler kapsamında fuarlara gönderiyoruz. Organizasyonlarla stant açmasını sağlayıp kliniklere hasta gelmesini sağlıyoruz” diye konuştu.

PROJELERLE İNSAN HAYATINA DOKUNUYOR
İnsanların zamandan tasarruf edebileceği pratik sağlık tedavilerinde ve kadınların ekonomik gelişimine katkı sağladığı projeler yazdığını dile getiren Fener, “Bu eğitimlerle hem Konya’nın adını ön plana çıkarıyoruz hem de hastanenin kendisini tanıtmasını sağlıyoruz. Biz bu işlemlere hasta akışı diyoruz. İnsanlar artık zamandan kısıtlanmadan pratik bir şekilde işlerini çözmek istiyor. Sağlık turizmi yapmak istediğimizde çok uzun süreli hastalıkların tedavisinden bahsetmiyoruz. Kısa süreli tek seferde tedavi edilebilen; saç, göz ve diş dediğimiz alanlarda daha çok hizmet veriyoruz. Bazen firmalarımız evrak gereksinimi konusunu bilemiyor olabilirler. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’yla birlikte ‘Sıfır Atık’ ve sürdürülebilirlik üzerine çalışıyoruz. Belediyelerimizde sosyal sorumluluk projeleri konusunda çalışıyoruz. Kadınlarımızla birçok proje gerçekleştirdik. Onlar için tekstil atölyesi kurduk. Bunların hepsini belediyenin çatısı altında yaptık. Tüm bunlar için hibe desteğini Konya Ovası Projesi (KOP) ve Mevlana Kalkınma Ajansı’ndan (MEVKA) aldık. Kadınlarımız ve çocuklarımızla proje yapılması gereken öncelikli hedef kitle. Çünkü genelde dezavantajlı grup olarak görürüz” ifadelerini kullandı.

ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERE ÖZEL PROJELER
Özel gereksinimli bireyler konusunda birçok sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Fener, “Özel gereksinimli bireyler için yaptığımız projelerden çok mutluyum. Biz her şeyi para olarak görmüyoruz. Özellikle çocuklara yaptıklarım konusunda maddi bir karşılık beklemeden bunları yaptım. Konyalı hayırseverleri bu konuda da çok seviyorum. Çocuklarımızla alakalı ne istesem hiçbir zaman beni geri çevirmediler. Çiftçilik alanında çiftçilerimizde bize çok geliyor. Kırsal ve Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Projesi, Instrument for Pre-Accession Assistance-IPA (IPARD) yazıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tarım il müdürlükleri aracılığı ile açtığı projelerdir. Örneğin, çiftçimiz büyükbaş ve küçükbaş hayvan çiftliği ya da 4 mevsim yetiştirilebilen çilek gibi konularda danışmanlık talebinde bulunuyor. Konya ihracat alanında ileri seviyede gidiyor. Kültür mantarı, istiridye mantarı gibi alanlarda seralar açmak istiyorlarsa biz bu konuda da çiftçilerimize yardımcı oluyoruz. Enerji şirketleri ile anlaşıp güneş panellerinin kurulumuyla ilgili kurumlar ve tüzel kişileri yararlandırıyoruz” dedi.
DEVLETİN DESTEĞİ HER ALANDA
Devletin birçok alanda verdiği destekle kolaylıklar sağladığını söyleyen Fener şu şekilde konuştu: “Projelerin hibesi, havuz dediğimiz hem Türkiye’den hem de Avrupa’dan gelen paralar birikerek sağlanıyor. Ben bu işe ilk başladığımda bakanlıkların verdiği teşviklere çok şaşırmıştım. Yurtdışına gitmek için ya da bir şube açmak için personel, kira ve gidenlerine kadar her türlü desteği veriyor. Ayrıca yeşil pasaport desteği de sağlıyor. KOSGEB’de makro ve mikro işletmeler faaliyet gösteriyor. Konya’da gördüğüm kadarıyla kadınlarımız iş alanında aktif. En son gelen danışanım tarım makineleri yapan bir kadındı. Ben bu işi yapmak istiyorum dedi. Kadınlarla çalışmayı çok seviyorum. Kadınlar daha çok girişimci ruhlular. Kadın, genç ve yaşlı danışanlarım var. Kısacası benim eğitim danışmanlık portföyüm herkesi kapsıyor.”
‘BİN BİLSEN DE BİR BİLENE DANIŞ’
Sürekli proje ürettiğini ve projelerinde Türkiye’nin güncel sorunlarının çözümüne yönelik projeler yazdığını söyleyen Fener, “Ben bir danışmanım ama etrafımdaki kişilere de danışırım. Bin bilsen de bir bilene danış derler. Yurtdışında ortağım var. Orada da şube açmak istiyorum. Aynı zamanda ben insanlara startup projeleri ile yurtdışında oturum izini alıyorum. Kendimde bir proje yazıp özellikle Finlandiya ve Estonya gibi ülkelerde çalışma ve oturma izni almak istiyorum. Çocuklardan vazgeçemiyorum. Organizasyon, eğitim ve projelerle Avrupa’ya gidip tanıması konusunda da. Geziler düzenleyerek Avrupa ve Türkiye’yi gezdirdim. Duygusal olarak biraz yıpranıyorum. Ama ben içimdeki çocuk ruhundan ve enerjimden bir şeyler kaybetmediğim sürece yine onlarla olmaya devam edeceğim. Hiçbir zaman ölü bir proje yazmadım. Türkiye’nin güncel sorunlarına yöneldim. Bu konular üzerine proje yazıyorum. Ben çalışan ve üreten kadınlarımızın ‘çözüm ortağı’ olarak her zaman yanındayım. Girişimci kadınlarımız başta olmak üzere, emek veren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.