Özel Elmas Koleji insan odaklı çalışıyor
1988 yılında İslami Değerleri Tanıtma Vakfı bünyesinde açılan ve karma bir okul olan Elmas Eğitim Kurumları, Anaokulu, İlköğretim Okulu, Anadolu Lisesi ve Sağlık Meslek Lisesi olarak Konya’da hizmet vermeye devam ediyor. Elmas Koleji’nin Konya’da kurulan ilk özel okullardan biri olduğuna değinen Elmas Koleji Müdürü Halil İbrahim Karademir, “Elmas Eğitim Kurumları Konya’da ki insanların kurduğu bir vakıftan gelmiştir. 30 yıllık bir kurumdur. Asıl amacı insan yetiştirmektir. Kesinlikle ticari bir amaç yoktur. Bu esnada Konya’da kurulan ilk özel okullardandır. Ticari bir amacı olsaydı şu ana kadar çok büyük bir okul olurdu. Asıl hedefi insan kazandırmak. İnsan odaklı çalışıyor. Bunun içinde başta Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Remzi Çetin Bey başta o uğraşıyor. İnsanlarımız buraya gelen çocuklarındaki beklentilerinin burada olduğunu gördükten sonra daha çok memnun kalıyorlar. Çünkü buraya bir beklenti ile geliyorlar. Söylediği şey şu: Çocuk ahlaklı ve edepli olsun. Bu söyledikleri ilk şey. Bu kurumda da bunu görüyorlar. Bu kurumun temeli ahlaklı ve edepli olmaktır. Akademik başarıyı da zaten arkasından getiriyoruz” diye konuştu.

AİLELER ÇOCUKLARINI TAKİP EDEMİYOR
Aile kavramının çok büyük bir sıkıntı içerisinde olduğuna dikkat çeken Karademir, “Öğretmenlik mesleğine başladığımızda ailesel problemli olan öğrenciler birkaç kişiydi. Ama şu anda okullarda yüzlerce kişi var. Aileler çocuklarını takip edemiyorlar. Anne babanın birinci vazife olarak çocuğa vermesi gereken değerleri kazandıramıyorlar. Bunları okullara ve başkalarına yıkıyorlar. Böyle olunca da çocukta değişikliğin meydana gelebilmesi için en önemlisi sevgi ve ilgilidir. Sevgi ve ilgi görmeyen çocuk bunu yaramazlık olarak geri veriyor. Aileler çocuklarını anlamakta gerçekten zorlanıyor. Çünkü kuşaklar değişiyor. Yeni nesli anlamak lazım dünya değişiyor” ifadelerini kullandı.

YENİ NESİL ÇOK DÜRÜST
Sosyal medyanın çocuklara dünya kültürünü verdiğini kaydeden Karademir, “Sosyal medyada iyi niyetli olanların olduğu gibi kötü niyetlilerde fazlasıyla var. Bu çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu tespit edebilecek yaşta değiller. Onun içinde çok yanılıyorlar. Ancak yeni nesildeki çocuklar çok dürüstler. Büyüklerden çok daha iyiler, çok yetenekliler. Büyükler kendilerine benzetmek istiyorlar, çocuklarının kendileri gibi olmasını istiyorlar. O zaman çocukları da onlar gibi olur. Herkes aynı şeyi düşünürse kimse bir şey düşünmüyordur diye bir kaide vardır. Onun için aileler çocuklarını tanımakta zorlanıyor” dedi.

SEVGİ TEMELLİ EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ VAR
Elmas Koleji’nin eğitim anlayışının sevgi temelli olduğunu ifade eden Karademir, “Öğrencilerimin dengeli ve topluma faydalı bir insan olsun, okulun kapısından içeri girdiğinde ahlaklı ve edepli olsun istiyorum. Çocuklarımıza çok güveniyoruz, çocuklarımızda sağ olsunlar bizi yanıltmıyorlar. Belki Konya’daki en az problem yaşayan lise bizim lisemiz diyebilirim. Sebebi ise onları anlamak, yardımcı olmak ve sevmekten geçiyor. Eğitimcilere tavsiyem, hedefiniz eğitimi ve öğretimi iyi vermeleri. Sokakta karşılaştığınız zaman gülmesini bilmeyen, selam vermesini bilmeyen insanlarımız var. Büyüklerde tabi bunu yapmıyor. Biz eğitimciler olarak asli görevlerimize dönmeliyiz” şeklinde konuştu.

GENÇLER İŞ YAPMASINI BİLİYOR
Akademik bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğuna değinen Karademir, “Günümüzde mesele bilgiye ulaşmak değil, bilinen bilgiyi uygulayabilmektir. Yeni nesildeki çocuklar belki çok akademik bilgi bilmiyor ama iş yapmasını biliyorlar. Gençler çok çabuk harekete edebiliyor, çabuk karar verebiliyor. Benim için zaman çok önemli. Zaman zaman tabi çocuklar sabahları geç kaldığı zaman onlara kızıyorum ‘niye geç kaldın diye’ çocuk hiç umursamıyor. İçinden de şunu söylüyor, ‘Ya bu müdür bana niye kızıp duruyor bana ya nasılsa geliyorum işte’ diyor. Hakikaten de yapması gerekeni de zamanında yapıyor. Yani bizde değişmeliyiz. Biz büyüklerin değişmesi lazım. Biz onlara yaklaşmalıyız” dedi.

EN BÜYÜK SIKINTI ZORLA OKUMALARI
Öğrencilerin öncelikle okuması gerektiğinin altını çizen Karademir, “Elmas Koleji’nde öğrencilerle fikir grubu kurdum. Öğrenciler kitap okuyorlar bu kitaplar üzerine herkesten yorum yapmasını istiyorum. Bu gönüllülük esasına dayalı bir faaliyet. Okumayan değişemez. Yani okuma alışkanlığını kazanmayan kesinlikle istediği kadar diplomasını alsın ileriki dönemde başarısız olur. Çocuğa okuma alışkanlığını kazandırmışsak bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün başarılı olacaktır. Yeni nesilde çocukların en büyük sıkıntıları zorlamayla kitap okumaları. Kitap okuma alışkanlığı ilkokul 1. sınıftan itibaren kazandırılır. Liseye gelmiş bir çocuğun bilgi eksikliğini tamamlamanız çok zordur. Çünkü eğitim bir merdiven basamağı gibidir. Eğer aşağı basamaklarda boşluk varsa çocuklar yukarı çıkamaz. En büyük sıkıntıda orada” ifadelerini kullandı.

OKUMAYI BU ÜLKEDE GELİŞTİRMELİYİZ
Eğitimcilerin çocukları korkutarak eğittiği için çocukların okumayı ve öğrenmeyi bıraktıklarına değinen Karademir, “Yeni nesil çabuk kaynaşabiliyor ve ortak problem çözebiliyorlar. Bu özellik büyüklerde yok. Ama yeni nesilde var. Daha kıvrak zekâya sahipler ve çözümcüler. Bunları değerlendirmek lazım. Okumayı bu ülkede geliştirmeliyiz. İlkokuldan itibaren kesinlikle okumayı kazandırmalı ve muhakkak ki öğrenci bir spor dalıyla ilgilenmeli. Bir sanat dalıyla bir müzik aleti kesinlikle çalmalı. Yani her öğrencinin çalabileceği ilgilenebileceği bir müzik aleti vardır. Herkesin yapabileceği bir spor alanı vardır. Bunlar yapmalı ve okullara da kazandırmalı” diyerek sözlerine son verdi. Yiğit Berkay ÇOPUR



Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.