Özel: İnsan Önce Evreni Okumalı

Özel: İnsan Önce Evreni Okumalı
Kalbimdeki Kuşlar eserinin yazarı Ayşe Özel, yazarlık serüveni, okuma üzerine görüşleri ve edebiyata olan sevgisin Pusula Gazetesi’ne anlattı. “İnsan önce evreni okumalı” diyen Ayşe Özel, “Yazarlık ve yazabilmek bir aşk” diyor…

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1991 Konya doğumluyum. Selçuk Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nde öğrenimimi tamamladıktan sonra aynı yüksek lisansa başladım. Ama ilkokuldan beri süregelen bir okuma serüvenim vardı. Annem çok kitapsever bir kadındır. Kitap sevgisini bana o aşıladı diyebilirim. Bu sebepten ötürü kitap okumada annelerin çok büyük payı olduğunu düşünüyorum. Gördüğümüz reklam panolarından elimize geçen gazete kupürlerine kadar ne varsa onları bana okutmaya çalışırdı. Sonra yavaş yavaş yaş büyüyüp ilerledikçe ortaokulda artık okuduğumuz kitaplarda kalınlaştı. O dönemler anneme, ‘Bunları okumayalım çok kalın’ derdim. O da beni okumaya teşvik etmek için, kitabı bitirene hediye alalım diye kandırırdı. Hâlbuki annem o kitapları gece sabaha kadar okurmuş. Beni mutlu etmek içinde hep ben kazanmış olurdum.”

whatsapp-image-2021-07-13-at-17-31-30.jpeg

Yazma serüveniniz ne zaman başladı?

Zamanla baktım ki okumak hayatımın parçası oldu. Bir hediyeye ya da başka bir şeye ihtiyacım olmadan sürekli okuyordum. Lise sona gelince sayısal bölümün verdiği bir ağırlıkla İnşaat Mühendisliği’ne yöneldim. O dönemlerde sayısala da çok düşkündüm ve hiç edebiyat düşünmedim açıkçası. Üniversite döneminde okumaya ara vermedim ama yazmaya verdim diyebilirim. Daha sonra okul bittikten sonra evlendim. Bu süreçte evde kendi kendime yazmaya başladım. Sonra eşim bir gün Konya’daki yerel bir gazeteye benim adıma yazarlık başvurusu maili atmış. Oradan da olumlu dönüş gelince yazmaya başladım. Ardından sosyal medyada fotoğrafların altına yazdığım yazılar dikkat çekmeye başladı. Çevremden bu yazılardan sonra teşvik edici tepkiler aldım. O da beni biraz daha gayrete getirdi diyebilirim. Ardından kitap yazma fikri doğdu. .

Ne tür konular hakkında yazıyorsunuz?

Hissettiklerim ve çevrede gözlemlediklerimi yazıya döküyordum. Onların bir araya gelmiş hali aslında Kalbimdeki Kuşlar. O yüzden benim için yeri hep ayrı olacak. İlk kitabım olduğu için bir çekingenlik var ama bir taraftan da bir cesurluk var. O yüzden bambaşkadır benim için. Devamında Sıfır Yayınları’ndan bir teklif geldi. Anne yazarlarla projeleri olduğunu söylediler. Eserde 53 tane yazar annenin annelik serüvenlerinden parçalar yer alıyor. Her anne kendini doğum yapana kadar mükemmel bir anne zanneder. Ben mesela çocuklarımla ilgili hiç yapmam dediğim birçok şeyi yaptım. Kitapta buradan yola çıkıldı aslında. Komik ve öğretici yazılar olduğunu düşünüyorum. Eminim her anne okuduğunda, ‘Bunu bende yapmıştım’ diyecektir. Bir annenin kitaplığında olması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

whatsapp-image-2021-07-13-at-17-36-15-1.jpeg

YAZARLIK VE YAZABİLMEK BENCE BİR AŞK

Anne Masalları kitabında yer aldınız galiba.

Evet.  Anne Masalları’nda da yine 72 yazar bir araya geldik. Yatmadan önce çocuklara anlatılan, annelerin hayal dünyalarından ürettiği masalların kaleme alınması ile meydana geldi. Bu kitabın gelirleri ile de kütüphanesi olmayan bir okula kütüphane yaptırdık. Halihazırda basılmayan bir eserim daha var. Oda Birlikte Kitaplar Yayınevi’nden çıkacak. O eserde de karekod uygulaması ile sesli bir şekilde kitapları dile getireceğiz. Görme engelli çocuklar ve okumayı bilmeyen çocuklar için bu şekilde yapmak istedik. O kitabımızda bir iki hafta içinde çıkacak inşallah. Yazmak bence okumakla başlıyor. Kuran’ı Kerim’in de ilk emri ‘Oku’dur zaten. Önce insanın evreni bir okuması lazım. Evren zaten hepimiz için bir kitap. Okudukça da insanda oluşan birikimle de yazma isteği ortaya çıkıyor. Ben iki çocuk annesiyim. Kızım 6 yaşında, oğlum bir yaşında. Kalbimdeki Kuşlar’ı ben kızımı ayağımda sallarken yazdım. Köşe yazarlığında yine kızımı uyutur gece yazılarımı yazardım. Yazarlık ve yazabilmek bu anlamda bence bir aşk. Evet zor. Ama severek yapılan her iş bir şekilde kolaylaşıyor. Karşı tarafa hislerinin yazı ile geçmiş olması çok güzel bir duygu.

whatsapp-image-2021-07-13-at-17-36-15.jpeg

HER YAZARIN BİR ÜSLUBU OLMALI

Yazarlık hakkında görüşleriniz neler?

Benim amacım bir yazımı gördüklerinde, ‘Bunu Ayşe Özel’ yazmış desinler. Çünkü her yazarın bir üslubu olmalı. Bu açıdan bakıldığı zaman özgün olmak en çok dikkat ettiğim konu. Yine diğer bir isteğimde çocuklarıma bir miras bırakabilmek. Yeni nesillere biraz katkıda bulunmak. Hanımlar her zaman hak ettiği yerde olmalı. Çünkü biz istediğimiz zaman başaramayacağımız bir şey yok. Önemli olan emek ve gayret. Ona umutta eklenince her şey çok güzel oluyor. Bu anlamda annelerin çocukların hayatında çok önemli bir rol model olduğunu düşünüyorum. Sadece okul okumakla yetinmemeli bir anne. Kendini çocuğu için daha fazla nasıl geliştirebilir ona bakmalı. Çocukların önünde örnek adımlar atarsak, çocuklarda o adımlara basarak yürür. Dünya maalesef çok kötü bir yer oldu. Çocuklarımızı buna karşı donanımlı okuyan bireyler olarak yetiştirmeliyiz. Son olarak şunu söylemeden geçemeyeceğim. Eşim bana her zaman destek olmuştur. Bu yazma sürecindeki fedakârlıklarından ötürü kendisine çok teşekkür ediyorum.

Röportaj: Gülşen Çopur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.