Para masa tenisçi Hatice Özkan'ın hedefi milli forma
Milli sporcular yeni yılda yeni başarılar elde etmek istiyor. Katıldığı ilk Türkiye şampiyonasında bronz madalya kazanma başarısı gösteren para masa tenisçi Hatice Özkan, geç fark ettiği kabiliyetini milli formayla geliştirmek ve bir kez daha kanıtlamak istiyor.
DAHA ÖNCE BAŞARDI
Yaklaşık 9 ay önce tanıştığı milli para masa tenisçi Hamza Çalışkan'ın tavsiyesiyle spora başlayan 29 yaşındaki Hatice, kısa sürede başarılı performans sergiledi. Diğer sporcuların seviyesini yakalamak için akşam saatlerinde işten çıkıp spor salonuna giden Hatice, antrenmanlara hiç ara vermedi. Hatice Özkan, Ankara'da 13-15 Şubat'ta düzenlenen Paralimpik Masa Tenisi Türkiye Şampiyonası'nda çift kadınlar kategorisinde Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Karatay Belediyespor sporcusu Hatice Özkan, AA muhabirine, spora kendisini test etmek ve neler yapabileceğini görmek amacıyla başladığını söyledi.
9 AY BOYUNCA SALONDA ÇALIŞTI
Antrenmanlarda kabiliyetinin farkına vardığını belirten Hatice, "Antrenörlerimin de bu yönde görüş belirtmesi üzerine 9 ay boyunca salonda çalıştım. Benim için kolay olmadı. İşten çıkıp akşam antrenmanlarında hiç ara vermeden çalıştım. Yaş olarak spora geç başladığım için diğer sporcularla arayı kapatmam gerekiyordu. Kendimi çok geç kalmış hissediyordum." diye konuştu.
HEDEFİ MİLLİİ TAKIM
Hatice Özkan, Ankara'daki şampiyonanın kendisi için çok heyecanlı geçtiğini, rakip olduğu milli sporcular karşısında öğrendiklerini en iyi şekilde uygulamaya çalıştığını dile getirdi. Aldığı bronz madalyanın kendisi için çok büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Hatice, "Hocalarımla verdiğimiz emeklerin karşılığını aldığımızı gördüm. Madalyayı aldıktan sonra daha özverili şekilde devam etmemiz gerektiğini düşündüm. Hedefim, milli takım sporcusu olmak ve Türkiye'yi uluslararası müsabakalarda temsil etmek." ifadelerini kullandı.
TEKERLEKLİ SANDALYEM YOKTU
Bazı şeylere ne kadar geç kalınsa da insanın istedikten sonra her şeyi başarabileceğini anlatan Hatice Özkan, şunları kaydetti: "Okula başladığımda tekerlekli sandalyem yoktu. Bebek arabasında annem veya babam okula götürüp getiriyordu. Bir gün okulun bahçesinde otururken, babam tekerlekli sandalye alıp okula getirmişti ve kapıdan girdiğinde çok heyecanlanmıştım. Aynı heyecanı ve mutluluğu, tenis oynayabilmek için aldığım tekerlekli sandalyeye oturduğumda hissettim. Bu süreçte hep yanımda olan aileme, antrenörlerime ve Karatay Belediyespor'a teşekkür ediyorum."
Kaynak:Anadolu Ajansı
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.