PORTAKALIN VE HUZURUN BAŞKENTİ: FİNİKE
A.Kürşat Petekci'nin Kaleminden
İyi bir yerde, deniz ve doğa içerisinde tatil yapmayı düşlerseniz alıştığınız seçeneklerin dışına çıkmak her zaman için yararlıdır. Antalya denilince akla birçok tatil merkezi gelir ama sizi bu sefer değişik bir huzur ve narenciye merkezine götürüyoruz. Batı Akdeniz de sırtını Beydağlarına dayayan narenciye ve huzurun başkenti Finike’ye misafir oluyoruz.
Misafirlik denilince güzel göreneklerimizin yaşanıldığı ortamda, bölge insanlarının samimiyeti ile bozulmamış bir kentte olmak insana ayrıca huzur vermektedir.
Antalya’nın birçok turizm bölgesini geçerek batıya doğru gittikçe Antalya’dan yaklaşık 120 km uzaklıkta 7 rakımlı 46.900 nüfuslu MÖ 500’lerde Finikeliler tarafından kurulan Finike’ye ulaşılır. Teke yarımadası tabir edilen bölgede bulunan Finike’nin asıl yerlileri Yörük kökenlidir. Yaz mevsiminde yerli insanlar değişik bölgelerde bulunan yaylalara gitmeyi dört gözle bekler.
1207 yılında Anadolu Selçuklu, 1426 yılında Osmanlı İdaresine geçen bu şehir Kurtuluş Savaşı öncesinde bir süre İtalyanlar tarafından işgal edilir. Daha sonra yeniden eski güzel günlerine döner.
Turizmin daha yeni gelişmeye başladığı şehirde ekonomik yapı tarıma dayanır. Bölgede yaklaşık 27.000 hektar alanda narenciye üretimi yapılıyor. Hepimizin çok yakın bildiği Washington portakalının diyarı burasıdır. Ülkemizde üretilen narenciyenin % 17’si buradan karşılanır. Bu aralar nar üretiminin artışı gözlenmektedir. Denizden hemen uzak yükseltilerde İceberg marka marulculuk üretimine başlanmış olup teşvik edilmekte.
Bölge de az oranda balıkçılık yapılmakta. Özellikle marina yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmekte. Marina tarih boyunca önemli bir yükleme ve boşaltma limanı olmuştur. Liman barınağı 1970 yılında tamamlanmış ve Finike yatçılık merkezi olmuştur.Bugün uzaklardan gelen yabancı turistler marinada uzun süreli konaklama yapmaktadırlar.
Denizi temiz, kumsalı ise oldukça uzun olan Finike 10 km kumsalı ile en uzun plajlı kentlerden biridir.
Tarihi güzellikleri gezmek isterseniz Limyra, Arykanda, Haydarbaba ve Kafibaba Türbeleri sizleri beklemektedir. Özellikle Haydarbaba’nın deniz yoluyla Anadolu’ya gelen ilk sahabelerden olduğu inanışı yaygındır. Bu türbeler şehir merkezine yaklaşık 6 km mesafede bulunmaktadır.
Eğer Finike’ye geliyorsanız Kumluca’dan itibaren temiz denizi ve kumsalı sizi karşılar. Ardından şehirdeki insanların bozulmadan kalan samimiyetleri takip eder. Narenciye bahçelerinin ve zakkumların kokusu eşliğinde şehir içinde ırmak boyunca gezebilirsiniz. Bu arada yorulduysanız Liman’da içeceğiniz bir çay ve yiyeceğiz yanık dondurma damağınızda tat bırakacaktır. Canınız sıkılırsa limanda balkonda oturarak balık avlayabilirsiniz.
Zamanınız var ise üşenmeyin portakalın ve huzurun başkenti Finike’de deniz kokusu eşliğinde tatilinizi değerlendirin.
Kaynak:Pusula Haber
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.