Sadece çocuklar için değil…
Emine Şeyma Yıldız’ın Röportajı
Tarkan Korkmaz… Daha 22 yaşında ama yaşından çok marifeti var. Ispartalı, Gazi Üniversitesi Türk Halk Bilimi öğrencisi… Unutulmaya yüz tutmuş Geleneksel Türk El Sanatları içerisinde yer alan Geleneksel Türk Gölge Oyunu Karagöz-Hacivat’ı yapıyor. Yaptıktan sonra da sahneye uyarlıyor. Hem üretiyor, hem de hayat veriyor. Gelişen teknolojiye ve geleneksel el sanatlarımızın unutulmasına inat, sürekli mücadele eden, birçok gence örnek olabilecek genç usta, Konya’ya gelip sergi açmışken iki muhabbet etmeden olmazdı.
Geleneksel Türk Gölge Oyunu Karagöz-Hacivat’a olan merakınız nasıl başladı?
Ankara’da üniversiteye başladığım zaman Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi ile tanıştım. O müzede “Karagöz ve Hacivat’ı oynatmak ister misiniz” diye sordular. İlk başta olumlu bakmadım çünkü Karagöz-Hacivat nedir bilmiyordum. Neyse kabul ettim, bir tane hoca eğitim vermeye başladı. Okuduğum kitaplarla destekleyerek hem yapmayı hem de oynatmayı öğrendim, bugünlere geldim.
Bu sanatın özelliği ne? İlginç bir sanat…
İncelik isteyen bir sanat… Resim, müzik, tiyatro yeteneği, el becerisi isteyen bir sanat…
Yapılışından bahsedebilir misiniz?
Tabi ki… Oyuncakları deve ve dana derisinden yapıyoruz. Tasvirleri elimizle işliyoruz. Derinin üzerine resimleri çiziyoruz, daha sonra bıçaklarla tek tek işliyoruz. Falçatayla temizliyoruz ve tamamen doğal boyalarla boyuyoruz. Örneğin kırmızı rengi soğan kabuğu ve şaptan, sarıyı zerdeçaldan elde ediyoruz. Neden derseniz deri her boyayı kabul etmiyor.
Oyunları oynarken belli bir metne bağlı kalıyor musunuz?
Hayır, doğaçlama oynuyoruz. Biz halktan neyi alırsak onu vurguluyoruz. En ufak bir şeyden ilham alarak ortaya güzel şeyler çıkarıyoruz.
Günümüzde bu sanata gösterilen ilgiyi nasıl buluyorsunuz?
Çok usta yetişmiyor, ustalar da çırak almıyor. Birçok insan maalesef Karagöz ve Hacivat’ı unuttu. Onları görmeden büyüdü. Önceden ustalar kendilerine rakip gördüğü için çıraklara bu işi öğretmek istemezken, artık öğretmek için can atıyorlar. Atıyorlar da ustalar çok yaşlandığı için pek işe yaramıyor. Talep çok fazla, herkes izlemek istiyor ama destek olunmadığı için çok fazla tutunamıyoruz. Eğer destek olunursa bu sanatı çok iyi yerlere getirebiliriz.
Bu sanatı yaygınlaştırmak için Karagöz ve Hacivat’tan ziyade Türk masal kahramanlarını ya da karakterlerini kullanmayı denediniz mi?
Biz Türk Kültürünü çok iyi kullanamıyoruz. Çünkü Avrupa’nın bütün ögelerini kendi içimize almışız. Pamuk Prenses masalını Türkiye’de bilmeyen yokken Türk masallarını çoğu kimse bilmiyor. Biz oyunlarımızı zaten günümüze uyarlayarak ve sürekli güncelleyerek oynuyoruz. Esprileri güncelleyerek çocuk oyunu olmaktan çıkarıyoruz. Zaten eleştirinin yoğun olduğu bir oyun, sadece çocuklar değil büyüklere de izletiyoruz bu oyunu. Karakterlerde de yenilik yapmayı düşünüyoruz.
Bundan sonraki hedefleriniz neler?
İlerleyen zamanlarda yeni karakterler ortaya çıkararak geliştirmeyi düşünüyoruz. Eğer yapabilirsem Karagöz ve Hacivat’ın kıyafetlerini değiştirmeyi hedefliyorum.
Biraz da Konya’dan bahsedelim…
Konya güzel bir şehir… İnsanları da güzel, sıcakkanlı, sevdim bu şehri. Büyük şehir olmasına rağmen trafik yoğun değil, yaşanabilir bir şehir.
Kaynak:Pusula Haber
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.