SANATKÂR FİLİZ UZUN: ÖZÜME DÖNDÜM

SANATKÂR FİLİZ UZUN: ÖZÜME DÖNDÜM
Filiz Uzun… Kültür Bakanlığı Sanatçısı… Sanat aşkından dolayı memuriyetten istifa ederek kendisini tamamen sanata vermiş.

Emine Şeyma Yıldız'ın Röportajı

Filiz Uzun… Kültür Bakanlığı Sanatçısı… Sanat aşkından dolayı memuriyetten istifa ederek kendisini tamamen sanata vermiş. Bu yolda öyle inançlı yürümüş ki evliliği bile ikinci plana atmış. “Sanatın ölmesinden dolayı farkında olmadan bekâr kaldım” derken tebessüm etmişti. Giresunlu Ahşap Kakma (Marküteri) Ustası sanatını daha iyi yerlere taşıma adına, son 12 yılda Türkiye’nin birçok şehrinde çok önemli 18 kişisel sergi açmış. Mısırlılar döneminde yapılan, Osmanlı Devleti zamanında Fatih Sultan Mehmet Han’ın bizzat yaptığı, unutulmaya yüz tutmuş, hazır mobilyacılık karşısında yenilmiş bu zor sanatı, tamamen kendisine özgü bir şekilde bugünlere getiren sanatkâr, “Bu sanatın ölmesine içim elvermedi. Böylesine büyük emekler verilmiş sanatı yaşatmaktan gurur duyuyorum” diye söylerken, gözleri parlamıştı. Açtığı sergilerle insanların ruhunu dinlendiren usta her gün daha iyisini yapmak için çaba göstermekte. Konya’ya gelmişken onunla sanat üzerine sohbet etmeden olmaz dedik. Fırsat yakalamışken güzel insanı yakından tanıdık.

Sanat serüveninizin bir hikâyesi vardır mutlaka…

Küçük yaşlardan beri geleneksel el sanatlarını icra ediyorum ama Ahşap Kakma sanatının yaratılış mucizesi olduğunu sonradan anladım. Üretmiş olduğum ürünleri çevremdekilerle paylaşınca hayran kalırlardı. Bunun vermiş olduğu heyecanla, mutlulukla her zaman üretirdim. Kendimi sonradan keşfettim aslında. İlk sergimi açabilmem ve devamının gelmiş olması beni bugünlere getirdi.

“FATİH SULTAN MEHMET BU SANATLA UĞRAŞMIŞ”

Nedir bu Ahşap Kakma sanatının tarihi?

Bu sanat ilk önce 1350 yılında Mısır’daki Kleopatra Sarayı’nda adı bilinmeyen bir sanatkâr tarafından yapılmış. Sanat yayıldıktan sonra tüm sanatkârlar Kleopatra’nın zulmünden korktuklarından dolayı en iyi performansı göstererek ince işçilikler ortaya koymuşlar. Ortaya çıkan eserler Kleopatra tarafından beğenilmiş ve sarayın her yerinde uygulanmış. Rönesans döneminde Fransızlar, İtalyanlar yapmışlar. Sonrasında İranlılar devam ettirmiş. Selçuklular döneminde zirveye ulaşmış, birçok mimaride ahşap işçiliği kullanılmış. Daha sonra Fatih Sultan Mehmet Han bizzat bu sanatı kendisi yapmış. O dönemden kalma eserler günümüzde korunmaya devam etmektedir.

Nasıl bir sanat?

Ahşap Kakmacılık farklı ağaçların dokularının kıl testereyle veya falçatayla keserek birleştirme tekniğidir. Her ağacın kendisine özgü bir dokusu vardır. Bu dokulardan yararlanarak eserlerimizi ortaya çıkarıyoruz. Ben hat ağırlıklı çalışmalar yapıyorum.

Ahşap Kakma sanatı adı altında neler üretiyorsunuz?

Geçmişimizi yaşatma adına ahşap şimşirden taraklar, çocuk oyuncakları, dekoratif ev ürünleri yapıyorum.

Çok fazla zamanınızı alıyor mu?

Emek gerektirdiği için çok zaman alıyor. Bazen günler, bazen haftalar, bazen aylar alıyor. Kendimi atölyeme kapatıyorum çoğu zaman. Bazen dünyadan, gündemden haberimin olmadığı oluyor. Bir tablonun ortaya çıkma süresi işçiliğine bağlı olarak bir haftadan altı aya kadar değişebiliyor. Daha farklı objeler 1 gün ile 1 hafta arasında değişebiliyor.

Hammaddeyi ne şekilde temin ediyorsunuz?

Karadeniz’de yeşilin ve ağacın bol olması benim için çok avantajlı oluyor. Sanayi için kullanılan ağaçlardan yararlanıyorum. Bazen İstanbul’dan, Ankara’dan da temin ediyorum. Sadece işlemekle bitmiyor. Zımparası, verniği, boyama ve kontrol aşaması olduğu için uzun bir süreç.

Şimdiye kadar en çok beğendiğiniz eseriniz hangisi oldu?

Kavak ağacından yapmış olduğum hat çalışmam oldu. Çünkü o ağaçların kendine özgü bir dokusu, derinliği var. Baktıkça içine çekiyor. Üzerine uygulamış olduğum “Allah Bana Yeter” ayeti o tablonun bu kadar özel olmasını sağladı sanırım. Yaşadığım hayatta da bu ayetin faziletini gördüm.

Peki, en çok beğenilen eserleriniz?

Kullanımı ve sağlıklı olmasından dolayı ahşap şimşir tarak, ahşap harfli mumluklar, ayet yazılı tablolar ilgi görüyor.

“SERGİ AÇILIŞIMI RECEP TAYYİP ERDOĞAN YAPTI”

En unutamadığınız serginiz hangisi?

110 tane eserimin olduğu, Ankara’da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2009 yılında açılan sergimi unutamam. Yaklaşık 2-3 saat eserlerimi tek tek inceledi.

En büyük hayaliniz nedir?

Ahşap üzerine Kur’an-ı Kerim’i çalışmak istiyorum. Sanırım bu çalışmayı yaparsam dünyadaki en büyük Kur’an-ı Kerim olur. Rekorlar Kitabı’na girebilir. Fakat bu çok uzun yıllarımı alır. Falçatayla tek tek kesip birleştirme yapmak, yaprakları da iyi ayarlamak gerekiyor.

Bu sanatı yapmak için yetenek mi gerekiyor? Yeteneği olmayan biri de yapabilir mi?

Yetenekten ziyade yürekten istemek gerekiyor. İnsanın içinde üretme isteği varsa yetenek kendiliğinden geliyor zaten.

Ahşap Kakma sanatıyla tanıştıktan sonra hayatınızda ne değişti?

Huzur buldum. İnsanları ve hayatı daha çok sevmeyi öğrendim.

Konya’yı nasıl buldunuz? Düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Konya başlı başına manevi bir şehir… Konya halkının sanata olan ilgisi çok fazla… Mevlana’ya hayranım, her geldiğimde ziyaret ediyorum, dönüşte de vedalaşmak için uğruyorum. Konya’da sergi açtığım için çok mutluyum.

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.