Saadet İl Kongresi  Kasım ayında

Saadet İl Kongresi Kasım ayında

Saadet Partisi Konya İl Divan Toplantısı online olarak gerçekleştirildi. İl Başkanı Hüseyin Saydam, geçtiğimiz ay hibrit olarak gerçekleştirilen divan toplantısının, vaka sayılarının yeniden yükselişe geçmesi sebebiyle online ortamda gerçekleştirme..

Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam; “Ülkede işsizlik var. Bu doğru. Ama işsizlik problemi olduğu gibi işçisizlik problemi de var. Ülkede uygulanan eğitim politikasının sonucu bu. Mezun olmuş, bir konuda eğitim görmüş insanlar, sanayicinin işine yaramıyor. Sanayicinin işine yarayacak eleman da yetişmiyor.” dedi.

Saadet Partisi Konya İl Divan Toplantısı online olarak gerçekleştirildi. İl Başkanı Hüseyin Saydam, geçtiğimiz ay hibrit olarak gerçekleştirilen divan toplantısının, vaka sayılarının yeniden yükselişe geçmesi sebebiyle online ortamda gerçekleştirme kararı aldıklarını belirtti.

Konya İl Kongrelerinden önceki son divan toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten Saydam; “Kış aylarına girdik. Havalar soğumaya başladı. Muhtemel ömrümüz olursa bahara kadar daha bu şekilde sanal ortamda buluşmaya toplantılarımızı bu şekilde yapmaya bir süre daha devam edeceğiz. Bu İl Kongremiz öncesi yaptığımız son divan toplantımız. Allahtan bir mâni gelmezse önümüzdeki ay Kasım ayında İl Kongremizi gerçekleştireceğiz. Bununla birlikte esaslı bir çalışmaya girmek durumundayız. Önümüzdeki ilk seçimde Saadet Partisi yerelde ve genelde bir şekilde idarenin bir kısmında olması için gayret etmek durumundayız.” dedi.

LİYAKATSİZLİK HAD SAFHADA!

Liyakatsizliklerin her ortamda kendini göstermeye başladığını belirten Saydam; “Yandaşçılık ve adam kayırma yapıldı, yapılıyor ve her gün bir şekli ortaya çıkmasına rağmen bundan vazgeçmeye hiç niyetleri yok. Liyakatsizlik had safhada. İktidarın kendi teşkilatları bile rahatsız olmuş durumda. Sosyal medyaya videoları düşüyor. Bu liyakatsizlikler bütün alanlarda kendini göstermeye, sonuçları ortaya çıkmaya başladı . Ekonomide, eğitimde, yerel yönetimlerde, tarımda, dış politikada, üniversitelerde her yönüyle bariz kendini göstermekte. Ahlaken çürüyoruz. Her gün yeni bir yerimiz göçüyor. Birbirimize olan güven bitti. En güvenilir kurumlar yasal tefeciler olan bankalar. Vatandaşımız onların insafına bırakıldı. Onlar eliyle soyduruluyoruz.” şeklinde konuştu.

ÖNCEDEN DE TAŞ DEVRİNDE YAŞAMIYORDUK!

İktidarın, kendilerinden önce taş devrinde yaşanıldığı algısını oluşturmaya çalıştığını belirten Saydam; “Bunca yıldır yapılmadığı ancak bu dönemde yapıldığıyla alakalı övünülen birtakım yatırımlar var. Türkiye de bazı yatırımların ihmal edildiği, yapılmadığıyla alakalı bazı gerçekler var. Bu doğru. Ancak onların iddia ettiği gibi de değil. Bunlar gelmeden önce de taş devrinde yaşamıyorduk. Herkesin evinde buzdolabı da çamaşır makinesi de vardı. Sağlıkta filan iddia ettikleri gibi öyle çok şey filan değişmedi. Paranız varsa o gün de özel hastanelerde iyi şartlarda sıra beklemeden muayene olabiliyordunuz. Bugün de böyle. Paranız yoksa o günde devlet hastanelerinde sıra bekliyordunuz. Bugün de sıra bekliyorsunuz. O günle bugünün tek farkı o gün sıranızı hastane koridorunda bekliyordunuz, bugün evinizde bekliyorsunuz. Randevu almadan bir gidin bakalım kaç gün beklersiniz hastane koridorunda.” dedi.

İKTİDARIN KENDİLERİNDEN ÖNCEKİLERDEN TEK FARKI MEDYALARININ OLMASI!

İktidarın kendilerinden önceki iktidar partilerinden hiçbir farkı olmadığı söyleyen Saydam; “Bazen saçma sapan iddialarda bulunuyorlar. Bunlar gelmeden önce kabile olarak yaşayan bir toplulukmuş gibi göstermeye çalışıyorlar. Uzaktan yakından alakası yok. Her devrin kendi şartları içerisinde yaşandığı bir standardı var. O günün şartları içerisinde var olan imkânlarla nasıl yaşanmışsa o şekilde yaşanmaya devam ediyor. Geçmişte de bu zihniyetteki partilerin anlayışında fakir zor şartlarda kıt kanaat geçinirken, imkanı olan kesim o günün şartlarında iyi durumda yaşıyordu. Bugün de aynı. Hiçbir değişiklik yok. O gün de tüketim ekonomisi uygulanıyordu.  O günde aynı zihniyetteki ismi değişik parti her gün ne tür bir vergi koysam, nasıl zam yapsam düşüncesindeydi. Bugün de aynı. Mevcut vergileri artırdıkları gibi 3-5 vergi çeşidi de bunlar buldu. Üretim ekonomisi ile ilgili de hiçbir adımları olmadı. Kafa aynı kafa.

Öncekilerin beceremedikleri, bunların mahir olduğu bir konu var. Yanlışlarını doğruya tevil eden güçlü bir medyalarının olması. Bir tane yanlış yapıyorlar. 40 tane adamları var. Bu 40 adam bu işin nasıl da iyi olduğunu topluma enjekte ediyorlar. Bir adama 40 sefer deli dersen delirirmiş ya. Yanlışa 40 sefer tevil getirilince yanlış otomatikman doğru oluyor. Vatandaş inanıyor veya inanmak zorunda kalıyor. Yanlışlarını söyleyenleri de zaten anında bastırıp, vatan haini ilan edip, ekranlarını susturup, gazetelerine, basın yayın organlarına baskı uygulayıp onu  da öyle bertaraf ediyorlar. Mesele hallolmuş oluyor.” şeklinde konuştu.

FAKİRLİK, TARİH OLARAK LANSE EDİLİYOR!

Vatandaşın fakirliğinin tarih şeklinde lanse edildiğini belirten Saydam; “Geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı tarafından yayınlanan Manisa’nın Demirci ilçesinde çekilmiş olan fotoğraf, AA tarafından tarihmiş gibi lanse edildi. Ancak bu fotoğraf vatandaşımızın fakir kaldığının fotoğrafıdır. Bu fotoğrafları çok uzakta aramamıza gerek yok. Bugün Konya’nın ilçelerinin, köylerinin hat da merkez ilçelere bağlı köylerinde dahi, bu, buna benzer ve daha da ileri durumdaki fotoğrafları görmek mümkün. İnanmayan arkadaşalar varsa buradan açık teklifimdir, buyurun gidelim, beraber gezelim. Vatandaşın hali ortada.

Bugün bir kısım toplum üzerinden müreffeh bir şekilde yaşıyor. Bir kısım da ömrü fakirlikle geçiriyor. Bekliyorlar kentsel dönüşüm olacak, bir tane müteahhit gelecek de arsa sahiplerine yarım ev verecek, oradan kendini birkaç ev alacak, tabi bir de belediye  devreye girecek onlarda birkaç daire alacak. Tabi burada en az payı yine vatandaş alıyor. Biz iktidara geldiğimiz zaman bu adaletsizliği ortadan kaldıracağız. Bunlar bir iddia değil. Biz bu durumu geçmişte düzelttik ve bunun belgeleri de mevcut. Bu durumu yeniden düzelteceğiz.” dedi.

İŞSİZLİKLE BERABER İŞÇİSİZLİK SORUNU DA VAR!

Sanayicinin çalışacak eleman bulamadığına vurgu yapan Saydam; “Bir karışıklık devam ediyor. Meşhur hikayedir. Nasrettin Hoca da hep hayıflanmıştır bu durumdan. Aynı durum bugün de devam ediyor. Merhum Hoca bir gün helva yapacak olmuş, şeker olmamış, sonra bir zaman yine yapacak olmuş bu sefer un olmamış. Sonraki bir seferde de yağ olmamış. Yani anlayacağınız hoca bir gün bir helva yapıp ağız tadıyla yiyememiş. Bizde de durum aynı. Ağız tadıyla bir gün geçiremiyoruz. İş olur, çalışacak adam olmaz, adam buluruz, hammadde olmaz, onu buluruz para olmaz. Elhamdülillah Konya sanayisi bir yerlere geldi, geldi ama onu bir de onlara sorun. Ne zorluklarla ne mücadelelerle bu duruma gelindi. Ve halen sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor.

Konya’da şu anda sanayi yoğun bir şekilde çalışıyor. Tabi ki ağırlıklı olarak ihracata çalışılıyor. Muhtemel burada kurun yüksek olmasının payı büyük. Bu iyi bir gelişme. Ancak geçmişte söylediğimiz bugünkü iktidar için söylediğimiz plansızlık programsızlık burada da kendini gösterdi. Şimdi geldiğimiz durum itibari ile iş çok ama bu sefer de çalışacak adam yok. Adam bulunamıyor. Ülkede işsizlik var. Bu doğru. Ama işsizlik problemi olduğu gibi işçisizlik problemi de var. Ülkede uygulanan eğitim politikasının sonucu bu. Mezun olmuş, bir konuda eğitim görmüş insanlar, sanayicinin işine yaramıyor. Sanayicinin işine yarayacak eleman da yetişmiyor. Hızla başka bir probleme doğru ilerliyoruz. 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminde yetişmiş insan, sanayicinin, üreticinin işine yaramıyor. Kendi alanında kalifiye ama sanayicinin işine yaramıyor. Bu probleme mutlaka bir çözüm bulunmalı. Sanayiciler, dün ülkemize gelen mültecilerle ilgili niye geldi bunlar derken, bugün iyi ki gelmişler yoksa işlerimiz dururdu noktasına geldiler.” şeklinde konuştu.

İKTİDARIN FABRİKA OLARAK GÖRDÜKLERİ BİZİM İÇİN ATÖLYE KALIR!

İktidarın üretim politikası ön görüsünün küçük olduğunu belirten Saydam; “Tümosan bizim temelini attığımız ve normalde uçak motoru yapılması hedeflenen bir fabrikaydı. Şimdi Tümosan’ın kurulmuş olduğu o araziden bir dondurma fabrikası ve 4. Organize Sanayi çıktı. Şimdi bu sanayideki fabrikalarda fabrika ancak bizim fabrika anlayışımız nerde iktidardaki arkadaşların fabrika anlayışı nerde. Bizim gördüğümüz fabrika büyüklüğü de iktidardaki arkadaşların gördüğü fabrika büyüklüğü de ortada. 2020 yılında geldikleri nokta bizim geçmişte yaptığımızın yanında ancak atölye kalır. Arkadaşlar algı ile bu fabrikaları büyük bir nimet gibi gösteriyor.” dedi.

ASGARİ ÜCRET DEĞİL ASGARİ GEÇİM BAZ ALINMALI!

Asgari ücretin geçim sıkıntısına göre arttırılması gerektiğini belirten Saydam; Önümüz kış. Vatandaşın geçimi daha da zorlanacak. Giderler artacak. Başta yakıt parası olmak üzere yeni gider kapıları aralanmaya başlayacak. Ben iktidarın gerçekleştireceğine inanmıyorum ama seslenmek istiyorum. Asgari ücrete ve emeklilerin maaşına en azından geçim sıkıntısını ortadan kaldıracak kadar zam yapılması gerekiyor. Yüzde iki yüzde üç gibi komik rakamlar yerine ciddi adımlar atılması gerekiyor. Sanayici arkadaşlarımıza da seslenmek istiyorum. İktidar duyarsız ancak bu duyarsızlığı en azından siz yok edebilirsiniz. En azından kendi elemanlarınıza maaş verirken asgari ücreti değil de asgari geçim sıkıntısını baz alabilirsiniz.” şeklinde konuştu.

YENİ BİR DÖNEME ADIM ATIYORUZ!

Toplantıda konuşan Saadet Partisi Sözcüsü ve Konya İl Sorumlusu Birol Aydın ise; “Konya’mız için yeni bir döneme giriyoruz. Yeni adımlarımızla, yeni arkadaşlarımızla farklı bir döneme giriyoruz. Bundan sonra daha farklı işlere imza atarak daha iyi iletişimler kurarak devam edeceğiz. Önümüzde İl Kongremiz var. Kongremizle birlikte yeni bir döneme ve çalışma sezonuna girmiş olacağız.” dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.