Sessiz tehlike:Antibiyotik direnci

Sessiz tehlike:Antibiyotik direnci
Bilinçsiz antibiyotik kullanımı sonucu ortaya çıkan ve dünya için çok ciddi bir sağlık sorunu olma yolunda ilerleyen antibiyotik direnci konusunda DSÖ harekete geçti. uzmanlar, bunu sessiz salgın olarak adlandırıyor

Bilinçsiz antibiyotik kullanımı sonucu ortaya çıkan ve dünya için çok ciddi bir sağlık sorunu olma yolunda ilerleyen antibiyotik direnci konusunda DSÖ harekete geçti. uzmanlar, bunu sessiz salgın olarak adlandırıyor

İnsanlığın yararına en büyük buluşlarından biri olarak düşünülen antibiyotiklerin gereksiz, fazla, ve bilinçsiz kullanımı 21’inci yüzyılda en büyük sağlık tehlikesi olan antimikrobiyal direnci yani antibiyotik direncini ortaya çıkardı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) antibiyotiklerin doğru kullanımı ve antimikrobiyal direncin azaltılması yönündeki çalışmalara öncelik vererek tüm ülkeleri iş birliğine çağırdı. Uzmanlar ise, bunu sessiz salgın olarak adlandırıyor ve dünya çapında her yıl antibiyotik direncinden 700 bin kişinin hayatını kaybettiğini tahmin ediyor. Bakteriyel enfeksiyonların tedavisi için önemli olan antibiyotikler, gereksiz ve kontrolsüz bir şekilde kullanıldığında insan vücudunda dirençli bakterilerin oluşmasına neden oluyor. Dirençli bakteriler ise birçok sağlık sorununa yol açıyor. Dirençli bakterilerin gelişmesinin önlenmesi ve antibiyotiklerin etkinliğinin gelecek nesillere aktarılması için bu ilaçların bilinçli bir şekilde kullanılması gerekiyor. Son yıllarda Türkiye’de eczanelerden reçetesiz antibiyotik alınmanın yasak olması ile antibiyotik kullanımı yılda 250 milyon kutudan, 170 milyon kutuya düştü. Fakat yine de Türkiye, Avrupa’da hala en çok antibiyotik kullanan ülkelerin başında.

ANTİBİYOTİĞİN GÜCÜNDEN KAÇARAK HASTALIK YAPMAYA DEVAM EDİYORLAR

Antibiyotik direncinin ne olduğu ve ne gibi önlemler alınması gerektiği hakkında gazetemize özel açıklamalarda bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Erayman şunları söyledi: “Sadece bakterilere karşı kullanılan antibiyotikler için değil aynı zamanda virüs ve mantar enfeksiyonları için kullanılan ilaçlara karşıda direnç söz konusu ve hepsine birden ‘Antimikrobiyal Direnç’ diyoruz. Bu direnç vücutta şöyle işliyor. Vücuttaki bazı mekanizmalar ve mikroorganizmalar antibiyotiğin öldürme veya çoğalmayı engelleme gücünden kaçarak vücutta hastalık yapma gücüne devam ediyor. Yani kısaca mikroorganizmalar ilaçların tedavi edici etkilerinden kaçıp kendini koruyabiliyor.”

SORUN GİDEREK BÜYÜYOR

Bu direncin en önemli sebebinin antibiyotik ilaçların uygun olmayan şekilde sık kullanılması olduğunun altını çizen Doç. Dr. Erayman, “Bu uygunsuz kullanıma da birçok faktör maalesef etki ediyor. Mesela antibiyotiklerin her hastalık için iyi geldiği düşüncesi ve sürekli talep edilmesi, hekim tavsiyesi olmadan kullanımı, uzun süreli kullanımı, evde olan antibiyotikleri her hasta olunduğunda bilinçsizce kullanmak gibi. Antimikrobiyal direnç, Covid-19 pandemisini saymazsak gerek Avrupa bölgesinde gerekse tüm dünyada en önemli sağlık sorunu ve maalesef boyutu giderek büyüyor. Ülkemizde dahil bütün Avrupa bölgesinde, Sahraaltı Afrika, Amerika kıtasının tamamında ve dünyanın diğer bölgelerinde antimikrobiyal direnç yaygın durumda. Bu direnç kazanan mikroorganizmalar özellikle hastanede yoğun bakım ünitelerinde daha fazla. Zaten zor durumda olan bu bölümdeki hastalarda enfeksiyon yapma gücü ile tedavi zorlukları, hastanede kalma sürelerinde uzama, yüksek tedavi maliyetleri ve maalesef yaşam kayıplarına neden olmaktadır. Dünyada yüzbinlerce insan bu nedenle yaşamını kaybetmeye devam etmektedir” diye konuştu.

HALKIMIZIN BU KONUDA BİLİNÇLİ OLMASI ARTIK ŞART

Dünyada ve Türkiye’de bu direnci tedavi edecek antimikrobiyal ilaç seçeneklerinin kısıtlı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Erayman, antibiyotik direncine karşı alınması gereken önemleri ise şöyle sıraladı: “Bu kötü gidişi engellemek için büyük uğraşlar veriliyor. Halkımızın da bu konuda bilinçli olması artık şart. Antibiyotiğe doktor kontrolünde başlanmalı, kullanım süresi ve dozajını uzman hekim belirlemeli. Antibiyotikler bakteriyel kaynaklı hastalıklarda kullanılmalı. Hekim kontrolünde kullanılan antibiyotik zamanından önce bırakılmamalı. Geniş etkili antibiyotikler mecbur kalınmadıkça alınmamalı. Direnç gelişmemesi için antibiyotiği alma saatleri her gün aynı olmalıdır. Böbrek ve karaciğer hastalarında, antibiyotik tedavisi gerekliyse düşük dozlu veya böbrek-karaciğer atılımı olmayan antibiyotikler tercih edilmeli. Antibiyotik kullanımını düşürmek, direnç oranlarını azaltmak açısından oldukça önemli. Dirençli bakterilerin gelişmesinin durdurulması ve antibiyotiklerin gelecek nesillerde etkinliğinin sürdürülebilmesi için tek çare antibiyotiklerin akılcı kullanımıyla mümkün olacaktır. Unutmayalım, uygun olmayan antibiyotik kullanımının en önemli yan etkisi dirençtir ve direnç bazen ölümcüldür.” (Gülşen Çopur)

sessiz.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.