Seta "koronavirüs" Sürecinde "acil Eğitimi" İnceledi

Seta "koronavirüs" Sürecinde "acil Eğitimi" İnceledi

"Koronavirüs Salgını ve Acil Durumda Eğitim" başlıklı analizde, uzaktan eğitim sürecinin sunduğu fırsatlar ve barındırdığı risklere dikkati çekildi- Salgın sonrası atılması gereken adımlar şöyle sıralandı:- "Acil durumda eğitimin sürdürülmesine yönelik okul yöneticileri ve öğretmen kapasitesinin artırılmalı ve buna yönelik eğitim fakülteleri revize edilmeli"-"Her bir çocuğun eğitime erişiminin sağlanması ve bunun için teknolojik altyapı ve imkanlar eşit bir şekilde oluşturulmalı"- "Sanal eğitim

ANKARA (AA) - YILDIZ AKTAŞ - Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfınca (SETA) hazırlanan "Koronavirüs Salgını ve Acil Durumda Eğitim" başlıklı analizde, "Acil durumda eğitimin sürdürülmesine yönelik okul yöneticileri ve öğretmen kapasitesi artırılmalı ve eğitim fakülteleri revize edilmeli." değerlendirmesinde bulunuldu.

SETA Eğitim ve Sosyal Politikalar Araştırmacısı Müberra Nur Emin tarafından hazırlanan analizde, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) dünya çapında sağlık, ekonomi ve sosyal alanlarda olduğu gibi eğitim sistemlerinde de büyük bir krize sebep olduğuna işaret edildi.

UNESCO'nun 7 Nisan 2020 verilerine göre, salgından etkilenen 188'den fazla ülkede okuldan uzak kalan öğrenci nüfusunun, dünyadaki toplam öğrenci nüfusunun yüzde 91'ine tekabül ettiği aktarılan analizde, hemen hemen aynı zamanda dünyanın neredeyse tamamının aynı soruna maruz kalarak bir nevi küresel şok yaşamasının tarihte eşi ve benzerinin görülmediği belirtildi.

Dünyayı eve hapseden bu pandemi sürecindeki eğitimin "acil durumlarda eğitim" kapsamına girdiğine ifade edilen analizde, Türkiye'de 11 Mart'ta ilk vakanın görülmesi ve salgının yayılmaya başlamasıyla okulların kapatılması kararı alınırken kısa sürede uzaktan eğitime geçildiği anımsatıldı.

İlk aşamada en ideal alternatif olarak görülse de uzaktan eğitimin, çocukların eğitimi üzerindeki etkisinin ancak kriz sonrasında yapılacak araştırmalarda ortaya çıkacağına işaret edilen analizde, uzaktan eğitimin, fiziksel olarak okul sıralarında bulunamayan öğrencilerin eğitim faaliyetlerine devam edebilmesinin sağlanması, eğitime uzun süre ara verilmesi nedeniyle ortaya çıkacak maliyetlerin azaltılması, çocukların teknoloji destekli eğitim modeline entegre olması, dünyanın önemli eğitim kurumlarının uzaktan eğitim içeriklerini tüm kullanıcılara açması ile küresel eğitim imkanlarının artması ve çocukların evde geçirecekleri zamana verimlilik kazandırması için fırsat olarak görülebileceğine değinildi.

- "En büyük risk eğitim sistemindeki eşitsizlikleri daha da derinleştirmesidir"

Uzaktan eğitimin fırsatlar kadar riskler de barındırdığını vurgulanan analizde, şu tespitlere yer verildi:

"En büyük risk, mevcut eğitim sistemindeki eşitsizlikleri daha da derinleştirmesidir. Bilhassa sosyoekonomik olarak dezavantajlı olan ailelerin çocukları diğer akranlarıyla aynı fırsatlara ve kaynaklara sahip değildir. Yalnızca teknolojiye sahip olma veya erişim bakımından değil bu, teknolojilerin kullanılmasına rehberlik edecek kişilerden yoksunluk eşitsizliği daha da derinleştirebilir.

Zira eğitimde eşitsizliğin oluşmasında ailelerin sosyoekonomik ve kültürel arka planı ciddi bir rol oynamaktadır. Örneğin yaz tatillerinde eğitime uzun süre ara veren öğrencilerin öğrenme kayıpları üzerine yapılan çalışmalar, düşük gelirli ailelerin çocuklarının yaz tatillerinde daha fazla öğrenme kaybı yaşadığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla salgın nedeniyle okulların uzun süre kapanmasının maliyeti, bilhassa dezavantajlı öğrenciler için çok daha ağır olacaktır."

Analizde, uzaktan eğitim sürecinde ve daha sonra okulların yeniden açılmasıyla dezavantajlı öğrenciler için güçlü telafi eğitim mekanizmaları oluşturulmasının elzem olduğu kaydedildi.

Eğitimde eşitsizliğin meydana gelmesinde bir diğer faktörün okullar arası farklar olduğu belirtilen analizde, teknoloji temelli eğitimde telekomünikasyon altyapısı güçlü olan ile olmayan okullar arasında "dijital bir ayrım" ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi.

Böylesi bir durumun, özel okullar ile devlet okulları arasındaki farkı derinleştirmesi riski de barındırdığına işaret edilen analizde, uzaktan eğitimin diğer dezavantajının ise çocukların okul ikliminden uzaklaşması ve bu nedenle akran eğitiminden mahrum kalması olduğunun altı çizildi.

Çocukların okullardan uzaklaşması, dahası salgın hastalık nedeniyle evlerinden dahi çıkamamasının sosyalleşme ihtiyaçlarını giderememesine sebep olduğunun vurgulandığı analizde, izolasyon sürecinde çocukların akranlarıyla iletişim kurma, oyun oynama, ev dışındaki fiziksel, zihinsel etkinlik ve psikolojik ihtiyaçlarını giderecek alternatif çözümlere ihtiyaç bulunduğu bildirildi.

Öğretmen-öğrenci etkileşiminin azalmasının da riskli olduğu belirtilen analizde, bu süreçte ebeveynlere de büyük sorumluluklar düştüğü ifade edildi.

- "Velilerin yükünü azaltacak mekanizmalar da oluşturulmalıdır"

Çalışmak zorunda olan ebeveynler için ayrıca güçlükler bulunduğu aktarılan analizde, "Bu nedenle velilerin de süreç içerisinde desteklenmesi ve velilere yönelik rehberlik çalışmalarına ihtiyaç olacaktır. Çocukların uzaktan eğitim süreçlerinin denetlenmesi, ödev takiplerinin yapılabilmesi, ders dışı etkinliklerinin verimliliği gibi hususlarda velilerin yükünü azaltacak mekanizmalar da oluşturulmalıdır." ifadelerine yer verildi.

Analizde, zaten dezavantajlı durumdaki mülteci çocukların, çifte dezavantajlılık yaşayabileceği belirtilerek, okula devam ve terk oranı diğer öğrencilerden daha yüksek olan bu çocukların, okulların kapanmasıyla eğitimden uzaklaşabileceği hatta okulu bırakabileceğinin altı çizildi.

- "Eğitim fakülteleri revize edilmeli"

Analizde, koronavirüs salgını sonrasında yapılması gerekenlere ilişkin tespitlere de yer verildi.

Koronavirüs nedeniyle nasıl ki ülkeler sağlık alanında tecrübelerini paylaşarak dayanışma gösteriyorsa dünyanın geleceğini şekillendirecek olan nesillerin eğitimi için de aynı şekilde tecrübe paylaşımına ihtiyaç bulunduğuna işaret edilen analizde, bu pandeminin ülkelerin acil durumda eğitim konusundaki kapasiteleri kadar genel anlamda eğitim alanındaki eksiklikleri ve eğitimin geliştirilmesi gereken yönlerini ortaya çıkaran bir "turnusol" işlevi gördüğü aktarıldı.

Analizde, bu kapsamda atılması gereken adımlar şöyle sıralandı:

"- Acil durumda eğitimin sürdürülmesine yönelik okul yöneticileri ve öğretmen kapasitesi artırılmalı ve buna yönelik eğitim fakülteleri revize edilmeli,

- Her bir çocuğun eğitime erişiminin sağlanması ve bunun için teknolojik altyapı ve imkanlar eşit bir şekilde oluşturulmalı,

- Sanal eğitime uygun yeni teknolojik imkanlardan da istifade eden uygun içerik ve materyaller üretilmeli,

- Ölçme ve değerlendirme mekanizmaları uzaktan eğitime uygun hale getirilmeli,

- Velilerin eğitime aktif katılımı sağlanmalı ve desteklenmeli,

- Okulların yeniden açılmasıyla birlikte kaybedilen sürecin telafilerinin yapılması gibi pek çok hususta, ülkeler eksikliklerini tespit edip kendilerini geliştirmeli."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.