Sikkeler görücüye çıktı
Konya’nın keçe ustası ve aynı zamanda da semazen olan Celalettin Berberoğlu, Şeb-i Arus törenlerine az bir zaman kala keçe sanatını ve semazenlerin başlığı sikkeyi tüm dünyaya göstermek istiyor.
Destegül Güzel Sanatlar Mektebi keçeyi kendileri üretiyor ve dünyanın her yerine gönderiyor. İtalyanlar derviş başlığı sikkeye rağbet gösterirken Amerikalılar ise keçeden yapılan şallara hayranlık duyuyor. Semazen ve derviş başlığı sikke ise yüzyıllardır ilgiyi üzerine çekmeyi başarıyor. Daha çok Mevlevîler giydiğinden “Sikke-i Mevleviyye” veya “Külâh-ı Mevlevî” denilen sikke türü başlıkların çok eskilere uzanan bir geçmişi vardır.
SİKKE İNSANIN EGOLARINDAN ARINMASINI TEMSİL EDİYOR
Celalettin Berberoğlu, “Sikke en gösterişsiz olanıdır. Sikkeler Hz. Mevlana’nın ölümünden 150 yıl sonra ortaya çıktı. Kelime anlamı hayvan bağlanan kazık demektir. Tasavvufi mistik manası insanın hayvani tarafından ve egosundan sıyrılmış insanı kâmil-i temsil eder. Keçenin insana öğrettiği ilk şey; Çalışma disiplini ve sabırdır” dedi.
Berberoğlu, “Yün belli bir işlemden geçerek keçeye dönüştürülür. İnsan vücudundaki negatif elektriği alır. Yılan akrep üzerinde yürüyemez. Yün, termos görevi görür içi muhafaza eder. Tasavvufta özünü muhafaza etme anlamı da taşır. Şifada, ortopedide kullanılıyor. Sufiler yünü keçeyi kullanırlar. Keçe 2 ye ayrılır klasik keçe modern keçe biz 3 e ayırıyoruz keçenin bir de mistik boyutu var. Mistik boyutu çok daha fazla önemli. Mevleviler hayatın her safhasında keçeyi kullanmışlar. İş gücü olarak sikke yapılıyordu. Sufiler keçe yapımını bir tekâmül aracı olarak kullandı” dedi.
(HABER: EBRAR KÜÇÜKAKIN)
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.