‘Sosyal Koruma Kalkanı 49 Milyar Liraya Yaklaştı’
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ve Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Konya Temsilciliği iş birliğiyle çevrim içi düzenlenen “Pandemi Psikolojisinde Aile” paneline katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Sosyal Koruma Kalkanı ile vatandaşlara aktarılan toplam kaynağın 49 milyar liraya yaklaştığını açıkladı.
Panelin açılış programında sözlerine, pandemi döneminde özveriyle çalışan tüm sağlık çalışanları ve sosyal hizmet görevlilerine teşekkür ederek başlayan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, böyle zor zamanlarda toplumsal yapı ve dinamiklerin gücünün ayrı bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Aile kurumunun sosyal ve psikolojik işlevi de bütün boyutlarıyla ortaya çıktı. Salgının yol açtığı bütün olumsuzluklara rağmen aile kurumu toplumun taşıyıcı direklerinden biri olma görevini sürdürüyor. Sağlam aile yapımız, salgınla başa çıkma konusunda da bizim için büyük bir güç kaynağı oluşturdu ve salgın süreci bizlere bir kez daha aile değerlerimizin önemini hatırlattı. Salgının olumsuzluklarından bahsederken, ‘bu süreci nasıl avantajlı hale getirebiliriz’ konusunu da konuşmalıyız.” dedi.
Bakanlık olarak aile odaklı çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, “Sosyal devlet anlayışımızın gereği olarak sosyal kalkındırmayı gerçekleştirmeyi ve sosyal refahı da arttırmayı amaçlıyoruz. Biz, sosyal devleti her zaman, toplumsal dayanışmanın, yardımlaşmanın ve kardeşlik anlayışımızın kurumsal bir ifadesi olarak görmekteyiz. Son 18 yılda da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde devletimiz gerçek anlamda bir sosyal devlet haline geldi ve nihai hedefimiz ise mutlu birey, uyumlu aile ve müreffeh toplum. Dolayısıyla salgın sürecinde de tüm hizmetlerimizi; çalışma hayatı, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler ve sosyal yardım olarak dört başlık altında topladık ve bu alanlarda da salgınla mücadelemizi devam ettirdik.” diye konuştu.
“SALGIN DÖNEMİNDE SOSYAL HİZMETLERİMİZ KESİNTİSİZ OLARAK DEVAM ETTİ”
Temel hedeflerinin istihdamı, çalışanları ve işverenleri birlikte korumak olduğunu kaydeden Bakan Selçuk, konuşmasına şöyle devam etti: “Kısa çalışma ödeneği, fesih kısıtı, nakdi ücret desteği, normalleşme desteği gibi etkin uygulamalarımızla hem çalışanlarımızı korumaya çalıştık hem de doğal olarak çalışanlarımızın ailelerini de korumaya çalıştık. Bu noktada doğrudan sunduğumuz desteğin tutarı 40 milyar lirayı aştı. Yine sosyal güvenlik uygulamalarımızla destek olmaya çalıştık vatandaşlarımıza. Bu süreç aslında bize genel sağlık sigortası sistemimizin ne kadar önemli olduğunu da anlattı. Bugün hiçbir vatandaşımız hamdolsun sağlık hizmeti alamama gibi bir endişe taşımıyor ve Covid-19 kapsamındaki ücretsiz test ve tedavi hizmetleri, aşılama süreci dahil, vatandaşlarımız için bir güven ve moral faktörü oluşturdu. Genel sağlık sigortası kapsamındaki bütün Covid-19 ödemelerimiz de 6 buçuk milyar liraya ulaşmış durumda. Bu süreçte, özel politika gerektiren tüm toplum kesimlerini korumaya, bakım ve rehabilitasyonlarına destek olmaya devam ettik. Dolayısıyla sosyal hizmetlerimizi de kesintisiz bir şekilde sürdürdük.”
“SOSYAL KORUMA KALKANI İLE VATANDAŞLARA AKTARILAN KAYNAK 49 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI”
Türkiye’nin, Dünya Sağlık Örgütü tarafından engelli ve yaşlı bakım merkezleriyle huzur evlerinde aldığı tedbirler ve vefat oranlarının daha düşük olması sebebiyle iyi uygulama örneği olarak değerlendirildiğini aktaran Bakan Selçuk, “Aslında bu da bizim aile anlamında değerlerimize önem vererek yaşlılarımıza sahip çıktığımızın bir tezahürü oldu. Türkiye genelinde 355 sosyal hizmet merkezimiz ve bin 3 sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfımız var. Tüm illerimizde ve ilçelerimizde bakanlığımız tarafından finanse edilen merkezlerimiz kanalıyla da tüm ihtiyaç sahiplerine destek olmaya devam ediyoruz. Sosyal Koruma Kalkanı’mız ile doğrudan aktardığımız kaynağın toplam tutarı bugün itibariyle 49 milyar liraya yaklaştı. Bütün bu desteklerin yanı sıra sosyal hizmetlerimiz dışında eğitim faaliyetlerimiz ve psikososyal destek hizmetlerimizle de vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdürdük. Bizler Türkiye olarak dayanışmanın, kardeşlik ruhuyla kenetlendiği çok büyük bir aileyiz. Büyük bir aile olduğumuzu unutmadan birbirimize destek olacağımıza ve birbirimize güven vereceğimize inanıyorum. Salgın sürecinden de eminim ki daha da güçlenerek çıkacağız.” dedi.
GÜMRÜKÇÜOĞLU: EN ÇOK AİLE ETKİLENDİ
KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu ise, “Yeni normal olarak adlandırılan bu dönemde alınan önlemler, kısıtlamalar ve yeni uygulamalar bireysel, ailevi ve toplumsal anlamda pek çok değişimi ve değişime bağlı sorunları da beraberinde getirdi. Şüphesiz pandemiden en çok etkilenen kurum ‘aile’ oldu. Bizler sorunları tespit ederek çözüm yolları aramak, kadın literatürüne kendi söylemlerimizle katkı sağlamak ve mevcut eksiklikleri gidermek zorundayız.” şeklinde konuştu. KADEM Konya Temsilcisi Aytül Dağ, böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduğunu etti.
ERDOĞAN: KADINLAR İÇİN DAHA ZOR GEÇTİ:
KADEM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar ise yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde karantinadan dolayı destek mekanizmalarından ve sosyal çevrelerinden uzak kalan kadınların zor bir süreçten geçtiğini belirterek, "Dışarıda koronavirüs, içerideyse şiddet yüzünden kurtulamadıkları bir kapana kısıldılar. Bu süreç toplumsal cinsiyet rollerini yeniden düşünmemizi gerektiriyor." dedi.
KATIRCIOĞLU: ŞİDDET HEPİMİZİN SORUNU
Panelde sunum yapan TBMM Çocuk Hakları Alt Komisyonu Başkanı, AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, kadına yönelik şiddetin 83 milyonun sorunu olduğunu belirterek, "Şiddet hepimizin sorunu, topyekun, bütüncül bakış açısıyla, çözüm odaklı ele almalıyız." dedi. Katırcıoğlu, endüstrileşme ile hane halkı büyüklüğünün küçülerek çekirdek aileye doğru artan bir yöneliş gösterdiğini söyledi.

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.