Şükran Şimşek: "Pes etmek yok"
Şükran Şimşek, KTO’nun KOSGEB destekli hibesini alarak girdiği temizlik ve ilaçlama sektöründe faaliyetlerini sürdürüyor. Girişimciliğin en güzel örneklerinden birini oluşturan Şükran Şimşek, kadınlara asla pes etmemelerini ve iş konusunda mücadele etmelerini öneriyor. Röportajımız aşağıda…
“İşte pes etmek yok”
Konya’da ilaçlama sektöründe faaliyet gösteren tek kadın girişimcisiniz. Bu sektörü neden tercih ettiniz?
İşe başlamam ilginç bir şekilde oldu. Bayanlar haşere ve böceklerden korkar genelde. Ben böcek ve haşerelerle uğraşmayı seviyorum. Konya’da böyle bir işin varlığını bile bilmiyordum. Mali müşavir olan bir arkadaşım sayesinde ilaçlama işiyle tanıştım. Kendi bünyemde bir ekip kurup hizmet etmek istedim. 2011 yılında uzun bir çabadan sonra Ticaret Odası ve KOSGEB’ in içinde bulunduğu işbirliği projesinden destek aldım. Projeye ilk etapta kabul edilmedim. Bu esnada evimde nikâh şekerleri ve boncuk üzerine tasarımlar yaptım. Girişimcilik ruhumu hiç kaybetmedim. Ticaret Odası’nın projesine defalarca başvurdum ve sonucu bekledim. Başarmak istiyordum ve yılmadım. Projeye kabul edileceğime inanıyordum. Ve sonunda kabul edildim. Bu süre zarfında araştırdık, eğitimler aldık. Yeni bir firma olmamıza rağmen bir hayli yol kat ettiğimizi söyleyebilirim.
Farklı sektörlerde de iş tecrübeniz oldu mu?
Uzun yıllar farklı sektörlerde görev aldım. Otomotiv, mobilya, muhasebe gibi. Bu işler ciddi anlamda kendimi geliştirmede etkili oldu. Farklı insanlarla iletişim halinde olmak, onlarla diyalog kurmak her zaman avantaj sağladı.
Firmanızın adı Intea. Anlamı ne?
Birkaç tane isim bulmuştum hatta bunun için anket bile yaptırmıştım. Kardeşimle birlikte çalışıyoruz. O, Latince bir böcek ismi olsun dedi. Harflerin kullanımı da önemlidir bu hususta. Derken ‘’ İntea’’ ismini koyduk. Bize İstanbul firması mısınız yoksa yurtdışı firmasının distribütörü müsünüz diye soranlar oldu. Hayır, Konya firmasıyız diye cevap veriyoruz. İnsanlara ilginç geliyor.
KTO girişimcilik eğitimi ve KOSGEB desteği size ne kazandırdı?
Her şeyin başlangıcı onlarla oldu. Orada aldığımız eğitimler önemliydi. Kafamızı durmadan karıştıran soruların yanıtlarını yine o eğitimlerde bulduk. KOEGEB desteği ise bu mücadelede yalnız olmadığımızın kanıtıydı. O desteklerle ayakta durmayı başarıp, yaptığımız işin ciddiyetini kavradık.
Konya’da sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sektörümüz kar marjı yüksek olan bir sektör değil. Kullandığımız malzemeleri dolar bazında alıyoruz. Bu malzemeler de ciddi maliyetler gerektiriyor. Konya’da hizmet veren güzel, ciddi firmalar var. Biz de o firmalar arasında yerimizi almaya çalışıyoruz. Zaman zaman hizmette de paslaşmalar oluyor. Firmaların çoğu birbirine destek veriyor. Paylaşıyor. Bu da ortaya daha iyi bir hizmetin çıkmasını sağlıyor.
İşte başarılı olmayı neye bağlıyorsunuz?
Kendine güvenmek ve cesaret diyebilirim. Bunun yanı sıra işini çok sevmek gerekir. İşini sevmediğin zaman zaten başarılı olamıyorsun. İşine olan bağlılığın sayesinde zorluklarına göğüs gerebiliyorsun ve sabredebiliyorsun.
Sabır ve azim demek. Çünkü kendinize olan güveninizi ve yapmaya niyetlendiğiniz işi kaybetmemek adına sabretmek gerekiyor. Bunun yanı sıra azim. Azim sabrı doğurur bana göre. Pes etmemek lazım. Pes ettiğiniz zaman işin devamı gelmiyor ve siz her an bir zarar karşılaşabiliyorsunuz.
Hizmet verdiğiniz işletmeler küçük ölçekli mi yoksa büyük ölçekli mi?
Çalıştığımız irili ufaklı firmalar var. Yolumuza küçük işletmeler ile başladık. Onların destekleriyle tanınır hale geldik. Onların emeğini yok sayamam. Bu kademeye gelmemizin sebebi de bir anlamda budur. Hiçbir zaman işletmeleri küçümseme gibi bir durumumuz olmadı. Küçük işletmeler sizi tanırsa büyük işletmelerin tanıması için araya merdiven koymuş olursunuz.
Firmanızı gelecekte nasıl yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?
İlaçlama ve temizliği ayırmayı düşünmüyorum. İkisi birlikte devam edecek. İlaçlama, temizliği doğuruyor. İlaçlama konusunda son derece profesyoneliz. Temizlik konusunda da profesyonelleşmeye yakınız. Esas alanımız ilaçlama.
Konya dışında şube açma fikriniz var mı?
Bu konuda bize gelen teklifler var ama kendimizi bu konuda henüz hazır hissetmiyoruz. Başka bir yer, başka bir alan bölünme demektir. Kontrol edemediğiniz iş de sizin değildir. İleriki dönemlerde elbette bu da gerçekleşecek. Ama Konya dışında hizmet götürdüğümüz iller, kazandığımız ihaleler var.
Girişimcilik konusunda düşünceleriniz nelerdir?
Yapacağınız işi veya eylemi uygulamaya dökmek istiyorsanız bunun kararını vermek gerekir önce. Karar sürecinden sonra hangi yolu takip edeceğini bilmeli insan. Bu hususta araştırmayı iyi yapmak gerekiyor. İşin avantaj ve dezavantajlarını bilmek gerekir. Adımlarını sağlam atman gerekir ki ufak bir sarsılma da düşmeyesin.
Girişimcilerin içine düştüğü en büyük hata sizce ne?
Girişimcilik adına ilk etapta başarılı olup da devamını getiremeyenleri görüyorum. Yolun yarısında işi bırakıp, pes eden çok insan gördüm. Ticaret zor bir sektör. Bir işletmenin rayına oturabilmesi için en az 5 yıla ihtiyacı vardır. Bizim insanımız 1-2 yıl deneyip başarısız olduğunda bırakıyor.
Bu konuda eksik gördüğünüz yönler var mı?
Ne yazık ki düşündüğümüzü uygulamaya geçiremiyoruz. Uygulasak da işin arkasında sabırla durmayı bilmiyoruz. Bir işletme kolay kurulmuyor. Büyük işletmelerin çıkış hikâyelerine baktığımız zaman genelde işe küçük bir atölyede başlamışlardır. Sonradan sonraya gelişme göstermişlerdir. Kısa sürede büyük hedefler beklemek insanı hayal kırıklığına uğratır. Sabretmek ve azmetmek gerekiyor.
Kaynak:Pusula Haber
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.