Suriye’deki Stratejik M5 Kara Yolu Üzerinde Mücadele Sürüyor

Suriye’deki Stratejik M5 Kara Yolu Üzerinde Mücadele Sürüyor

Esed rejimi güçleri, yolun İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinden geçen ve batı Halep kırsalında kalan kısımlarında ilerleme kaydetti- Söz konusu güçler, askeri muhaliflerin halen çok yakın olduğu yolda henüz tam kontrol sağlayamadı

İDLİB (AA) - Beşşar Esed rejimi güçleri, stratejik M5 kara yolunun İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinden geçen kısmında ilerleme kaydetse de askeri muhaliflerin halen çok yakın olması nedeniyle henüz tam hakimiyet sağlayamadı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu subaylarının komuta ettiği terörist gruplar ve Esed ordusu, stratejik önemdeki M5 kara yolunun İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinden geçen batı Halep kırsalında kalan kısımlarında ilerledi.

Şam’dan başlayarak Hama, Humus, İdlib ve Halep’i birbirine bağlayan yolun doğusuna tümüyle hakim olan rejim güçleri, hemen batısında birkaç yüz metre uzaklıktaki askeri muhalifleri buradan uzaklaştırmaya çalışıyor.

Askeri muhalifler, yola halen çok yakın oldukları için rejim güçleri kara yolu üzerinde tam kontrol sağlayamadı.

Esed rejimi medyasında yer alan haberlerde de yolun ele geçirildiği ancak kontrolün sağlanması için rejim güçlerinin 17 kilometrelik hattı, batı yönünde genişletmesi gerektiğine yer verildi.

Rejim güçleri M5 kara yoluna hakim olma planını, Rusya’nın da hava desteğini alarak Ağustos 2019’da İdlib’in güneyindeki Han Şeyhun’ı ele geçirerek uygulamaya koymuştu. İdlib’in güneydoğu kırsalından ilerleyen rejim güçleri, Maarratünnuman ile Serakib ilçesini ele geçirip M5 kara yolunun büyük bölümünde kontrol sağlamıştı

- Astana anlaşmaları ve Soçi mutabakatına uymadılar

Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib, neredeyse iç savaşın başından bu yana muhaliflerin ve rejim karşıtı silahlı grupların kalesi niteliğinde bulunuyor. İç göçle nüfusu 4 milyona ulaşan İdlib'in merkezi, 2015'te muhaliflerin kontrolüne geçti. İdlib, rejimin en yoğun hedef aldığı bölgelerin başında geliyor.

Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 "gerginliği azaltma bölgesi" oluşturuldu. Ancak rejim ve İran destekli teröristler, ateşkes ilanıyla durumun muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı 4 bölgeden 3'ünü Rusya'nın hava desteği sayesinde ele geçirdi ve İdlib'e yoğunlaştı.

Rejim güçlerinin Eylül 2018'de askeri yığınağına hız vermesi üzerine, Türkiye ve Rusya, 17 Eylül 2018'de ateşkesi güçlendirmek için Soçi'de ek mutabakata vardı. Saldırılarına kısa bir süre ara verdikten sonra yeniden başlayan rejim güçleri, Mayıs 2019'da bölgeyi tümüyle ele geçirmek için kara operasyonu düzenledi. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 10 Mayıs 2019'da yaptığı açıklamada, rejim unsurlarının İdlib’in güneyine yönelik artan saldırı ve tacizlerinin 6 Mayıs’tan itibaren kara harekatına dönüştüğüne dikkati çekmişti.

Rejim ve destekçileri bu tarihten itibaren, Kefrenbude, Han Şeyhun, Maraatinüman, Serakib gibi büyük ilçelerin yanı sıra İdlib'in güneyi ve güneydoğusu, Hama'nın kuzey ve doğu kırsalı ile Halep'in güney ve batı kırsalında çok sayıda yerleşimi yoğun topçu ve hava saldırıları neticesinde ele geçirdi.

Soçi mutabakatından bu yana rejim ve destekçilerinin İdlib'e saldırılarında 1800'den fazla sivil can verdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.