Tahir Büyükkörükçü ölümünün 15. yılında Konya’da anılıyor!
Konya’nın manevi mimarlarından ve İslam âlimlerinden biri olan Tahir Büyükkörükçü, vefatının 15. yılında gönüllerdeki yerini koruyor. Yarım asır boyunca kendine özgü üslubu, güçlü hitabeti ve insanlara hakkı ve hakikati anlatan nasihatleriyle milyonların gönlünde iz bırakan Tahir Hoca, Konya halkı tarafından rahmet, minnet ve dualarla anılıyor.

KONYA’NIN “SULTANÜ’L-VAİZ”İ
Konya halkı için Tahir Büyükkörükçü, yalnızca bir vaiz değil, aynı zamanda ilim ve irfan rehberi, yol gösteren bir manevi önderdi. Yaklaşık 50 yıl boyunca kürsülerden doğruyu anlatan Tahir Hoca, hiçbir zaman susmadı ve doğruları dile getirmekten geri durmadı. 86 yaşında Hakk’a yürüyen Büyükkörükçü, güçlü hitabeti ve kendine has anlatımıyla dinleyenlerin zihninde ve kalbinde kalıcı bir etki bıraktı.
KAPU CAMİİ’NİN “KARA KÜRSÜSÜ”
Uzun yıllar boyunca Kapu Camii’nde yaptığı vaazlarla tanınan Tahir Hoca, caminin meşhur “kara kürsüsü” ile adeta özdeşleşmişti. Onun ayrılığıyla birlikte Konya, manevi bir rehberini kaybederken, bu kürsü de Tahir Hoca’sız kaldı. Yıllarca bu kürsüden yükselen nasihatler, binlerce insanın hayatına dokundu ve günümüzde hâlâ hatırlanıyor.
5 MART 2011: KONYA’DA HÜZÜNLÜ SABAH
5 Mart 2011 sabahı Konya’daki tüm camilerden aynı anda yükselen sala sesleri, büyük bir âlimin Rabbine kavuştuğunu haber veriyordu. Tahir Büyükkörükçü’nün vefatı, yalnızca Konya’da değil, tüm İslam dünyasında derin bir üzüntüye neden oldu. Onun ardından geriye ilim, irfan ve hikmet dolu bir miras kaldı.
SON YOLCULUĞUNDA YÜZ BİNLER VARDI
Tahir Büyükkörükçü’nün cenazesine yüz binlerce kişi katıldı. Sevenleri ve talebeleri, onu dualar ve gözyaşlarıyla uğurladı. Konya’nın kıymetli âlimi, Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu Hocaefendi’nin kabrinin yakınında toprağa verildi.
HAYATI VE ESERLERİ
Konya’da doğan Tahir Büyükkörükçü, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim’i öğrenmeye başladı. Medrese usulü tefsir, hadis, fıkıh, usul, sarf, nahiv ve mantık dersleri aldı. Hafızlık çalışmalarını Bulgur Tekkesi’nde tamamladı. Öğrenciliği sırasında Mahmut Sami Ramazanoğlu’na intisap etti.
Askerlik dönüşü imamlık yaptı, yarım kalan hafızlığını tamamladı ve 1950 yılında Konya merkez vaizliğine atandı. 1964 yılında Burdur’a sürgün edilen Tahir Hoca, 1965’te Türkiye genelinde konferans ve vaazlar vermeye devam etti. 1977’de siyasete atılarak MSP Konya milletvekili oldu, 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası tutuklu kaldı. 1985’ten sonra Medine’ye yerleşti; 1986-1999 yılları arasında Konya’daki Kapu Camii vaazlarına devam etti.
Arapça ve Farsçayı iyi bilen Tahir Hoca’nın vaazları sesli ve görüntülü olarak kaydedildi. Vaazlarını ayet, hadis ve Mevlâna, Mehmet Akif, Muhammed İkbal’in mısralarıyla zenginleştirdi. Yayınlanan eserleri arasında “Hakiki Vechesi ile Mevlânâ ve Mesnevî” (1959), “Mübarek Ramazan ve Oruç” (1961), “Mevlânâ ve Mesnevi Gözüyle Peygamber Efendimiz” (1963) ve “Müslüman Peygamberini Tanımalısın” (1963) yer alıyor.
AİLESİ VE MİRASI
Evli ve dört çocuklu Tahir Hoca’nın oğlu Dr. Abdurrahman Büyükkörükçü de Konya’nın tanınmış vaizlerinden biri olarak babasının izinden gidiyor. Konya halkı için Tahir Hoca, vefatının üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen manevi rehberliği ve öğretileriyle yaşamaya devam ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.