Tarımda üretim planlamasına geçilmeli
Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, tarımda üretim planlamasına geçilmesi gerektiğini söyledi. Konya Bölgesi’ne çiftçilerin patates ektiğini aktaran Kavuneker, “Burada patatesin, soğanın ve karpuzun ekilmesi doğru değil. Bugün için tarla sahibine çok gelir getirebilir. Ama bu yeraltı sularını bitirir. Suyla ilgili de bir tedbir alınmadığı için bunun sonu iyi olmaz. Bizim acilen üretim planlamasına geçmemiz ve Türkiye geneline yaymamız lazım. Bugün buğday açığımız var, yarın ay çekirdeği açığımız olacak. Soğan, sarımsak, patates para etmiyor. Sonra bakıyorsun çok para ediyor. Vatandaş kimin ne kadar ektiğini bilmiyor ki. Ama planlama yapılırsa ona göre rahat bir şekilde ekilir, ne çiftçi zarar eder ne de o ürün boşa gider. Ülke çok büyük olduğu için buğday, arpa, mısır elinde kalmıyor. Üretim planlamasına geçilmediği müddetçe çiftçilik, tarım hiçbir zaman için ilerlemez. Çiftçimiz artan maliyetler karşısında en çok para ne ediyorsa o ürünü ekiyor. Halbuki çiftçinin 100 dönüm yeri varsa devlet 100 dönüm buğday ekersen sana 20 dönüm mısır veririm. Çünkü mısır çok para kazanıyor. Buğday az para kazanıyor. ‘10 dönüm pancar, 20 dönüm yağlık ay çekirdeği veririm’ denmesi ya da buğdaya desteğin arttırılması lazım” ifadelerini kullandı.

TAHLİYE KANALLARI ÇEVRESİNE GÖLET YAPILSIN
“Son aylarda gelen yağışlarla birlikte sahada kuraklık söz konusu değil. Yağışlarla birlikte barajlarımız, göllerimiz dolmaya başladı. Tabi bunun yeraltına da bir nebze faydası olur. Ancak Konya’da eriyen karlar, yağmur suları ve atık sular su pompaları veya tahliye kanalları vasıtasıyla bomboş Tuz Gölü’ne gidiyor. Tahliye kanallarının kıyılarına toplulaştırma yapılırken hazine arazilerini meraları getirin buralara gölet yapalım dedik. Bu tür yağışın çok olduğu zamanlarda suları buralara doldurarak hem yer altı kaynaklarını beslemiş olur hem de elimizde kalan suyu bahar aylarında sulamada kullanırız. Sadece Beyşehir Mavi Tünel’den su gelirse Hotamış’a o zaman aktarabiliyorsun.” diye konuştu.
TEKELLEŞME TEHLİKESİ
Tarıma verilen desteklerin hem çiftçiye yetişmediğini ve desteklerin artırılması gerektiğini ifade eden Kavuneker, “Oturup birlikte bir orta yol bulmamız lazım. Bulamazsak tarım tekelleşecek. Tarım tekelleşirse, büyük ailelerin eline verilirse hakkından gelinemez. Bugün dünya da demir, çelik belli ailelerin elinde. İstedikleri şekilde oynuyorlar. Yarın bu çiftçilikte bu tarımda büyüklerin eline geçerse hiçbir şey yapamayız. Ama şimdi ne oluyor? Şimdi çiftçinin hasat ektiği gün zaten ödemeleri o gün başlıyor. Çiftçi hemen elinden çıkartıyor. Piyasaya yüklü bir miktarda arz olduğu için fiyatlar düşüyor. Öbür türlü tekelleşirse fiyatı ekenler, üretenler belirleyecek. O gün içinde ekenler, üretenler fiyatı belirlese o zamanda tarım tekelleşmiştir” dedi.
BİRLİKTE BİR ÇARE BULMALIYIZ
Çiftçiye yapılan yatırımlarda çiftçinin çağrılması gerektiği belirten Kavuneker, “Çiftçi bu ülkenin üvey evladı değil. Çiftçi bu ülkenin has evladı. Dünyanın hiç bir tarafında böyle bir şey yok. Ben bugün buğday yetiştirdim kaça satacağımı bilmiyorum. Gübre atayım mı atmayayım mı tereddütteyim. Sanayiden döviz kazanılıyor, tarımdan döviz harcanıyor. Bizim çiftçimiz tembel mi? Bizim çiftçimiz çalışmayı bilmiyor mu? Çiftçiliği çiftçiler bilir. Çiftçinin sorunları da ziraat odalarından alınmalı, çiftçilerden alınmalı. Bir başkasından değil. Buna birlikte bir çare bulmamız lazım. Bulmazsak bu üretimi kaybederiz. Bu üretim düşer” diye konuştu.
HER ŞEYİ CUMHURBAŞKANIMIZDAN BEKLEMEMİZ LAZIM
Tarımın yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çeken Kavuneker, “Tarım dünyanın vazgeçilemeyen bir mesleğidir. Tarım arazileri hızlı bir şekilde sanayileşmeye, konuta ayrılıyor. İlla ki sanayi orada olacak diye bir şey yok. Sanayileşmeler veya konutlar yapılırken atıl arazilerine yapmamız lazım, tarım arazilerine değil. Nüfusumuz her yıl artıyor, tarım alanları artmıyor. Ama tarım alanlarından aldığımız ürün birimleri yükseliyor. Eskiden bir dekar yerden 250-300 kilo alıyorsak şimdi 700 kilo alıyoruz. Bunu sulamayla, gübrelemeyle, ilaçlamayla ve hormonlamayla yükseltebiliyoruz. Sonra da sağlığımız bozulmaya başlıyor. Her şeyi Cumhurbaşkanımızdan beklememiz lazım. Onun altındaki görev alanlar onlarında altında görev alanlar ve bizler hepimiz bilinçlenmeliyiz. Biz dedelerimizden aldığımız suyu, toprağı, gıdayı gelecek nesillere bırakabilecek miyiz?” dedi. (Yiğit Berkay Çopur)
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.