Karalama ve yıpratma operasyonlarına karşı en güzel cevabı İmam Hatipli öğrenciler veriyor
Türkiye’de milli ve manevi değerlere düşman zihniyetin öteden beri imam hatiplilerle ilgili negatif algı oluşturma çabalarına en güzel cevabı okul öğrencileri elde ettikleri başarılı sonuçlarla veriyor. İmam hatip liseleri 2022 YKS’de; ilk 100'de 57, ilk 1000'de 436, ilk 10 binde 3 bin 567, ilk 20 binde 6 bin 997, ilk 100 binde 37 bin 887 derece elde etti. TEKNOFEST’e de damgasını vuran İmam hatipliler; 2021’de; 4 Türkiye birinciliği, 6 ikincilik, 3 üçüncülük, 4 de özel ödül olmak üzere 17 ödül aldı. Konya Meram İHO birincilik, Tahir Büyükkörükçü AİHL de ikincilik ödülü alan okullar arasında yer aldı. Bu yıl Samsun’da düzenlenecek TEKNOFEST 2022 için de İmam hatip okulları arasından toplam 48 takım finale kaldı.
Türkiye İmam Hatipliler Vakfı(TİMAV) Genel Başkanı Ecevit Öksüz, imam hatip öğrencilerinin her alanda başarılara imza attığını ifade etti. İmam hatip okullarının tarihinin, Türkiye tarihi ile benzeşen gerçeklerle dolu olduğunu ifade eden Öksüz, “1993 Merkez İmam Hatip Lisesi mezunuyum. Süreç içerisinde baktığımızda imam hatiplerin yaşamış olduğu belli evreler var. İmam hatip tarihi, Türkiye tarihi ile benzeşen gerçeklerle dolu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ezanın Türkçe okutulduğu, camilerin samanlıklara, depolara dönüştürüldüğü dönemler var. Klasik tabirler imam hatiplilere ölü yıkayıcı mı olacaksınız derler zaman zaman. Gerçekten milletimizin cenazelerini kaldırmak adına imam bulamadığı dönemlerde var. Yine imam hatip okullarının kapatıldığı, tekrar açıldığı, 28 Şubat gibi dönemlerde çok garip ve hunharca engellenmeye çalışıldığı, kat sayı gibi tuhaf uygulamalara maruz kaldığı, ortaokullarının kapatıldığı, baş örtünün yasaklandığı dönemler yaşadı Türkiye. Bunlar Türkiye’de yaşanırken imam hatiplerde birinci muhataplarıydı. Ne zaman imam hatiplerle ilgili bir tartışma başlasa tartışmayı başlatanların hedefinde imam hatip olsa da aslında bizim kültürümüz, inancımız, değerlerimiz, medeniyet köklerimiz ve tüm bunlar özetindeyse din ve dini hayatımızın olduğunu görüyoruz. Kıyaslamaları yaparken de bu gerçekler penceresinden bakmak gerekiyor” dedi.

GEÇMİŞLE GÜNÜMÜZÜ AYNI ŞARTLARDA KIYASLAYAMAYIZ
Geçmiş dönemdeki imam hatip okullarıyla günün imam hatip okullarını kıyaslamanın eksik bir kıyas olacağını söyleyen Öksüz, “Çünkü bizim dönemimizdeki gençliğin imkanlarıyla, sosyal kültürel ve ekonomik ortamı ile şuan ki gençlerimizin ekonomik gerçekleri, duydukları ihtiyaçlar ve hayata bakış açıları arasında gerçekten makas çok açık ve olağanüstü farklılıklar var. Öğrencilik yıllarımızda cep telefonu, tablet yoktu. İnternetin varlığından haberdar değildik. Böyle bir dönemde bizlerin öğrenme kaynaklarımız kitaplar, hocalarımız, kütüphanelerimiz, kısıtlı medya organları ve büyüklerimizdi. Günümüzde ise öğrenme kaynaklarımız neredeyse sınırsızlaştı. Dünyanın bilgisini neredeyse akıllı telefonlarla cebimizde taşıyoruz. Bu farklılıklar illaki gençlerimizin reflekslerine, davranışlarına, hayat algılarına, inançlarına yansıyabiliyor. Zaman, insan, ihtiyaçlar, beklentiler, hak ve sorumluluklar değişirken değişmeyen bazı gerçeklerimiz de var. Bizim varlık gayemiz, vatan ve bayrak bilincimiz, köklerimize olan ihtiyacımız, dini sorumluluklarımız değişmedi. İşte imam hatipler değişmeyen boyutta büyük önem arz eden eğitim kurumları. Çünkü imam hatiplerde din eğitimi ile birlikte diğer okullardaki tüm eğitim verilebilir durumda. Dolayısıyla bizim özellikle din eğitimi temeliyle sorumluluklarımız ve motivasyonumuz çok daha farklı olabiliyor. İnsanlığın dünyevileştiği, faydacılığın ve hazcılığın en üst noktalarını yaşadığı bir dönemde inançlarına sahip çıkmak, öğrenmek ve ona göre gençliği yetiştirmek çok daha zor. Bu değerlerine sahip nesil ise geçmişten bana göre çok daha kıymetli bir nesil. Şuanda ki imam hatip nesline ben bu pencereden bakıyorum” diye konuştu.
TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL
İmam hatip okullarının ve öğrencilerinin manipülasyonlarla hak ettiği şekilde tanınmadığını, algılanmadığını söyleyen Öksüz şu şekilde konuştu: “Bir kısım zihniyetler imam hatip okullarında kalitenin düştüğünü, okulların sayısının gereksizce çoğaltıldığını söylüyorlar. İmam hatip okulların eskiden yaşadıklarını tekrar yaşayabilir diye korku psikolojisine sokuyorlar. Oysa ki Türkiye ne eski Türkiye, ne gençler eski gençler. Böyle bir ortamda imam hatiplerin yeniden engellendiği günlerin yaşanmasına milletimizin ve kazanımlarının müsaade etmeyeceği açık ve nettir. Diğer bir taraftan sürekli imam hatip okullarında kalitenin düştüğü söylenir. Peki bu düşme söyleminin arkasında ne var. İmam hatipler dışındaki okulların kalitesi mi yükseldi ki imam hatip okullarının kalitesi düştü. Bu söylemler tamamen imam hatipleri yıpratma politikasıdır.”

İMAM HATİPLİ CUMHURBAŞKANIMIZLA GURUR DUYUYORUZ
Belirli algılarla imam hatip okullarının kalitesinin düştüğünü, yetersiz okullar olduğunu iddia edenlere en güzel cevabın gene imam hatip öğrencilerinin verdiğini dile getiren Öksüz, “Son dönemlerde liseye ve üniversiteye giriş sınavlarındaki imam hatip okullarının almış olduğu başarılara, derecelere baktığımızda aslında öğrenciler kendi cevaplarını başarılarıyla veriyorlar. ‘Bize yalan yanlış imtihanlarda bulunmayın ben Türkiye birincisiyim’ diyor. Anadolu imam hatip liseleri bu yılki Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda ilk 100'de 57, ilk 1000'de 436, ilk 10 binde 3 bin 567, ilk 20 binde 6 bin 997, ilk 100 binde 37 bin 887 derece elde etti. Daha önceki dönemlerde imam hatiplilere, baş örtülülere, sakallılara yapılan engellemeler ortadan kalktı ve şuanda herkese bir fırsat eşitliği sunuldu. Bu algıyı yönetenler imam hatip öğrencilerinin fırsat eşitliğinde ne kadar başarılı olduğunu görmekten rahatsızlar. Sayın Cumhurbaşkanımız da imam hatipli ve biz bir imam hatiplinin Cumhurbaşkanı olmasından da gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız birileri gibi darbe ile de işbaşına gelmedi. Demokratik ortamda seçim yapıldı ve kazandı. İnsanlara fırsat eşitliğine dinine, diline, ırkına bakmaksızın fırsat eşitliğini sağlayan mı halkçı ve demokrattır yoksa imam hatiplere o kadar engeli koyanlar mı halkçı ve demokrattır” dedi.
İMAM HATİPLER YANLIŞ TANITILIYOR
Bir kısım insanlar tarafından imam hatip okullarının yanlış tanındığını söyleyen Öksüz, “Bazı kesimler imam hatip okullarının sanki ruhban okulu yada rahip benzeri din insanı yetiştiren okullar gibi görüyor. Olur mu öyle şey. İmam hatipler hayatın içerisinde, gerçeklerin göbeğindeki okullardır. İmam hatiplere algı operasyonları ile değil, gerçeğin gücü ile bakarsak doğruya ve hakkaniyete erişebiliriz. Benim 3 evladım var. Üçü de imam hatip mezunu. Büyük evladım ilahiyat okudu ve şuan alanında akademik çalışma yapıyor. İkinci evladım İstanbul’da tıp eğitimi alıyor. En küçük oğlumda bu yıl üniversite sınavına girdi ve bir mühendislik istiyor. İnşallah o doğrultuda hareket edeceğiz. Bakarsanız bir aileden 3 imam hatipli ve biri ilahiyat, biri tıp ve biri mühendis. Kendimden örnek verecek olursam ben çocuklarımın hayatta hangi mesleği seçerlerse seçsinler din eğitimi almış olan o mesleğin erbabı olmaları için yönlendirdim. Yani din eğitimi de almış bir doktor, mühendis olmalarını istedim” ifadelerini kullandı. (Mehmet Günnar)
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.