Türkiye'nin ilk İklim Şurası Konya'da başladı

Türkiye'nin ilk İklim Şurası Konya'da başladı
Türkiye’de ilk defa düzenlenen ve Konya’da başlayan İklim Şurası’nda konuşan Bakan Kurum, iklim değişikliğinin tüm dünyayı ilgilendiren bir mesele olduğunu ve topyekûn mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği tarafından Konya’da düzenlenen İklim Şurası’nın açılış oturumu gerçekleştirildi. Selçuklu Kongre Merkezi’nde Türkiye’nin iklim değişikliği vizyonunu, gelişen ve değişen koşullar çerçevesinde yeniden ele alarak yeşil dönüşüm anlayışını katılımcı bir şekilde ortaya koymak amacıyla yapılan şuranın açılışı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla yapıldı. Programda konuşan Bakan Kurum, hazırlıkları sürdürülen İklim Kanunu'nun Türkiye'nin önündeki 100 yılını şekillendirecek çerçeve bir belge olacağına inandıklarını bildirdi. Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasıyla Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma Devrimi yoluna çıkıldığını ifade ederek, bu hedefin kapılarını Türkiye'ye açtığı için Erdoğan'a şükranlarını sundu.

dsc-0259.jpg

İklim göçlerinin birçok ülkenin demografik yapısını değiştireceğini, çözümü güç birçok sorunu beraberinde getireceğini, hiçbir devletin tek başına, bu sosyal patlamaları, bu dev afetleri durdurabilme gücüne sahip olmadığının altını çizen Kurum, çözümün, güçlü, adalete dayalı bir işbirliğini tesis etmek ve topyekûn seferberlik ruhunu kuşanmak olduğunu vurguladı. Bakan Kurum, bu bilincin bir gereği olarak, 6 Ekim 2021'de Paris İklim Anlaşmasını TBMM Genel Kurulu'nda oybirliğiyle kabul ettiklerini hatırlatarak, 2022'de Türkiye'nin ‘Ulusal Katkı Beyanını ve Uzun Dönem Strateji ve Eylem Planı’nı hazırlayıp BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası'na sunacaklarını kaydetti.

dsc-0218.jpg

KURUM: 3 MİLYAR 157 MİLYON DOLARLIK İKLİM DESTEK PAKETİNİ AÇIKLADIK

Gelecek süreçte Türkiye'nin depolama, batarya, akıllı şebekelerin kurulumunu arttırması, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesis sayısını en yüksek noktaya taşıması, bu noktada "Uzun Dönemli Enerji Planı"nı acilen hazırlamasını gerektiğine işaret eden Kurum, şehirlerin enerji altyapılarının, daha verimli ve dayanıklı hale getirilmesi çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini kaydetti. Kurum, “Elimizi çok daha çabuk tutmalıyız. Neden? Bugün fiyatlanan emisyonlar, küresel emisyonların sadece yüzde 4'üne tekabül ediyor. Bu oran çok düşük. Ancak önümüzdeki yıllarda, farklı coğrafyalardaki karbon piyasalarının hızlıca birleştiğini göreceğiz. Türkiye, karbon emisyonlarına dair oluşacak bu piyasada ve gelecek kurgusunda önemli bir aktör olmalıdır, olacaktır. Şimdi Şura'da alacağımız kararlarla Türkiye'de kurulacak karbon fiyatlama mekanizmasının temel unsurlarını, hiçbir soru işaretine yer bırakmaksızın şekillendirmiş olacağız ve ülkemizi karbon fiyatlama da aktör haline getireceğiz. Peki, ne kazanacağız? Çok taraflı kalkınma bankalarından, uluslararası kaynaklardan sağlanan iklim finansmanı fırsatlarını daha etkin bir şekilde edinecek ve ülkemiz menfaatine kullanacağız. Bunun somut bir örneğini yakın zamanda yaşadık. Yaptığımız etkin müzakereler sonucunda, uluslararası kuruluşlarla bir mutabakata vardık. 3 milyar 157 milyon dolarlık iklim destek paketini milletimize açıkladık. Bu kaynağı, Yeşil Kalkınma'yı destekleyen tüm sektörlerde 3 yıl içinde kullanacağız” diye konuştu.

dsc-0294.jpg

TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİĞİ ORTAYA KOYMAMIZ ŞART

Türkiye'nin acilen kapsamlı bir İklim Kanunu'na ihtiyacı olduğunu belirten Kurum, “Hazırlıkları sürdürülen İklim Kanunu'nun Türkiye'nin önümüzdeki 100 yılını şekillendirecek çerçeve bir belge olacağına inanıyoruz. İnşallah Şura üyelerimiz ve komisyonlarımız, 7 farklı alana dair ortaya koyacakları yüzlerce farklı bakış açısından süzülerek gelen bilimsel altlıkları, İklim Kanunu'muza yansıtacaktır, yüce Meclis'imize tüm çalışmalarını, detaylarıyla sunacaktır. Ulusal ölçekte en büyük hamle, hiç şüphesiz ki fikirlerimizin kanunlaşmasıdır. Ancak merkezde ortaya konulan bu iradenin gerçek yansıması, yerelde, belediyelerimizde olacaktır." ifadelerini kullandı. Türkiye'de 1390 belediyenin olduğunu belirten Kurum, "İklim değişikliği ile mücadelede ülke düzeyinde topyekun bir seferberliği ortaya koymamız şarttır. Bunun için de yerel yönetimlerin alt birimlerinde iklim değişikliği ile mücadeleyi planlayan ve yöneten birimler kurulmalıdır." dedi. Bakan Kurum, bu yıl itibarıyla iklim daire başkanlıkları ve sıfır atık müdürlüklerinin kurulmasını zorunlu hale getirdiklerini, Şura'daki görevlerinin de belediyeleri daha etkin kılmak için gerekli yasal düzenlemeleri ve finans problemlerinin çözümünü sağlayacak fikirleri, tüm açıklığıyla ortaya koymak olduğunu söyledi. 5 gün sürecek İklim Şurası'nın, Türkiye’nin Yeşil Kalkınma Devrimi'ne en güzel şekilde hizmet etmesini umduğunu belirten Kurum, müzakere ve toplantılarla ulaşacakları hedefleri sonuç bildirgesi ile açıklayacaklarını ifade etti.

dsc-0236.jpg

ALTAY: KONYA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELEDE ETKİN ŞEKİLDE ÇALIŞIYOR

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak etkin bir şekilde uyguladıkları sıfır atık ve geri kazanım politikası sayesinde, Konya genelindeki 5 adet metan gazından enerji üretim tesisinde 2021 yılında 83 milyon 200 bin 170 kilovat elektrik enerjisi ürettiklerini belirtti. Altay, “İlçelerimizde inşa ettiğimiz Atık Su Arıtma Tesislerimiz ile atık suların çevreye olan zararını ortadan kaldırıyoruz. Bu tesislerde ortaya çıkan metan gazını elektrik enerjisine dönüştürüyoruz. Arıtılan suyu yeşil alanlarda kullanıyor; arıtma çamurunu gübre olarak çiftçilerimize veriyoruz. Mavi Tünel çıkışına inşa ettiğimiz hidroelektrik santralimiz, 70 milyon kilovat/saat elektrik enerjisi üretecek güce sahip. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında ‘Konya İli Sıfır Atık Yönetimi Sistemi Planı’nı hazırladık. 31 ilçemiz ve bağlı mahalleleri kapsayan yerleşim yerlerinde Sıfır Atık Projesi’nin daha etkin uygulanması için çalışmalar yürütüyoruz. Birer tabiat harikası olan Beyşehir Gölü, Meke Gölü ve Tuz Gölü’nü korumak ve eski ihtişamına kavuşturmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte çalışmalar yürütüyoruz” dedi. Altay, Türkiye'de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi’nde Konya’nın pilot il olarak seçildiğini de hatırlattı.

dsc-0241.jpg

USTA: HEDEFİMİZ YAŞANILABİLİR DÜNYA

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta da, şuranın sonuçlarının çok kıymetli ve önemli olacağını ifade ederek, “Meclisi temsilen yasamayı yapma yükümlülüğünde olan bizler de bu şuranın sonuçlarıyla birlikte bize düşen görev ve sorumlulukları yüzde 100 sahipleneceğiz ve bunların hayata geçirilmesi için gerekli kanuni düzenlemelerin yapılması için elimizden gelen en büyük çabayı göstereceğiz. Yaşadığımız kuraklık, yangınlar, sel felaketleri artık dünyanın bu gidişata bir şekilde bir dur demesi gerektiğini gösteriyor. Dünyanın bir tarafı açlıkla, susuzlukla mücadele ederken, bir diğer tarafının doğayı hiçe sayarak sadece kendi çıkarları için insanın hayatını bile hiçe sayarak elindeki bütün kaynakları sonsuzcasına tüketmesine artık bir dur denilmesi gerekiyor. Özellikle Birleşmiş Milletler'den gelen temsilcilerimizin iklim değişikliğiyle ilgili yapılacak her türlü çalışmada ve her türlü konuda çok daha aktif görev almalarını ve dünyanın bir kısmındaki artmış olan kuraklığın ve susuzluğun, açlığın çözümlenebilmesi için dünyanın refah içerisinde yaşayan diğer yarısının da artık bir tehdit altında olduğunu görmeleri gerektiğini buradan özellikle hatırlatmak istiyorum” şeklinde konuştu.

dsc-0249.jpg

ÖZKAN: BÖYLE BİR FAALİYETİN KONYA’DA YAPILMASI MEMNUNİYET VERİCİ

Konya Valisi Vahdettin Özkan ise, insanı odağına alan bir anlayışın insanın güvenliğini, gelecek kuşakların güvenliğini, sağlıklı bir ortamda yaşamasını hep öncelediğini kaydederek, “Bu yönüyle hem kurumlarımızın hem bütün bireylerimizin bu temayül içinde olması aslında büyük bir kıymet arz ediyor. Cumhurbaşkanımızın riyasetinde kamu otoritelerinin, hükümetimizin ortaya koymuş olduğu perspektif çerçevesinde özellikle insani olan, insana lazım olan, yarınki gençlerimize lazım olan bir havanın, suyun, toprağın bırakılması hepimize birer vazife tevdi etmektedir. Özellikle geleceğimizi tehdit eden iklim değişikliği, bu iklim değişikliğinin çevre üzerinde oluşturmuş olduğu baskıyı bertaraf edecek araçlar nelerdir? Bunların net bir şekilde ortaya konulması elbette ki çok önemli. Şehrimizde böylesine bir faaliyetin icra ediliyor olmasından büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

dsc-0276.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.