Vitrinlerde yaşayan paha biçilemeyen taneler

Vitrinlerde yaşayan  paha biçilemeyen taneler
Koleksiyoncuların vitrinlerini süsleyen el emeği tespihleri 15 metrekare dükkânında işleyen Yusuf Furkan Yüzügüldü, hammaddesi yurt dışından getirilen doğal taşların fiyatlarının yüksek olduğunu söyledi.


Günümüzde tespih; zikir aracı, koleksiyon ya da aksesuar olarak tercih ediliyor. Tespihlerin yapımında ise damla kehribar, Osmanlı sıkma, antika, ateş kehribar, zar kehribar, kuka ve Oltu kehribar taşı çeşitleri kullanılıyor. Küçük yaşta amcasının tespih koleksiyonundan etkilenerek bu mesleğe başladığını ifade eden Tarihi Bedesten Çarşısı Esnaflarından Yusuf Furkan Yüzügüldü, “25 yaşındayım. On üç yaşımdan bu yana tespih sektörünün içerisinde çalışıyorum. Küçükken amcamlara giderdim. Kendisinin tespih koleksiyonu için özel bir dolabı bulunuyordu. Her gittiğimde amcamın koleksiyonunda bulunan tespihleri dikkatimi çekiyordu. Tespihlerin fiyatları ve özellikleri hakkında o zamanlar bir bilgim yoktu. Biraz zaman geçtikten sonra çarşıya gezmek için geldiğimde esnafa tespihlerin fiyatlarını sordum. Amcamın ve esnafın tespihlerinin fiyatlarını kıyasladığımda amcamın tespihlerinin fiyatları çok yüksek geldi. Amcama bu tespihlerin özelliklerini sorduğumda el işçiliği ve malzemelerinin doğal olmasından kaynaklandığını söyledi. Babam ahşap ustasıydı, mesleğe ilk onun yanında başladım. Çırağı olarak başladığım mesleğimin şu an dört yıllık ustasıyım. Kendi dükkânımda tezgâhlarda kişiye özel siparişlerle el emeği tespihler yapıyorum” diye konuşu.

DOĞAL TAŞLARDAN DAHA DEĞERLİ

Tespih yapımında kullanılan malzemelerin kalitesine dikkat çeken Yüzügüldü, “Tespih malzemelerimin tamamı doğal ve yurt dışından geliyor. Tespih yapımında kullanılan hammadde ise ağaçlar ve doğal taş olmak üzere ikiye ayrılıyor. Ürünlerimizin ham maddesi özellikle Arap ülkelerinden geliyor. Hammaddesi tarihi eser niteliği taşıyor. Ağaçlardan yapılan tespihlerin fiyatları 500 TL ile 5 bin TL arasında değişiyor. Ama doğal taş olan damla kehribarların ise gramı 2 dolardan başlıyor. Almanlar tarafından 100 yıl kadar önce üretilen Osmanlı sıkma kehribarlarını şu an kimse üretemiyor. Doğal taşlardan daha değerli olan Osmanlı sıkma kehribarlarını, günümüz teknolojisiyle eski kalitede üretimi yapılamıyor. Damla kehribar dediğimiz çeşit Rusya, Ukrayna ve Dominik Cumhuriyet’inden ithal ediliyor. Osmanlı sıkma kehribarı yapay olmasına rağmen birçok doğal taştan daha değerli. Erzurum’un Oltu içerinde yetişen, Oltu kehribar dediğimiz çeşidi halk genellikle doğal taş olarak biliyor. Ama Oltu kehribar doğal taş değil fosildir. En çok rağbet gören taş çeşidi ise kukadır. Kukanın tarihi çok eskiye dayanıyor. Osmanlı döneminde çok pahalı bir malzemeymiş. O dönemde doktorlar padişahlar hastalandığında onların tedavisinde kullanıyorlarmış. Anti bakteriyel özelliğinden dolayı elde bulunan mikrobu öldürüyor. Pandemi döneminde satışları çok fazla oldu. Kukanın kilogramı 15 dolardan satılıyor. Şu an teknoloji ilerlediği için kuka Brezilya’dan kolay bir şekilde kargoyla geliyor. Tiger maddeli tespih çeşitleri var. Bu Tiger çeşitlerin kilogram fiyatı 20 dolardan başlıyor” şeklinde konuştu.

whatsapp-image-2023-07-25-at-16-56-41-10.jpeg

whatsapp-image-2023-07-25-at-16-56-41-5.jpeg

SANAT TEK TEK İŞLENİYOR

Hammaddeyi nasıl işlediklerini anlatan Yüzügüldü, “Hammadde bize kütük diye tabir edilen haliyle geliyor. Daha sonra burada bulunan makinelerimiz yardımıyla karpuz dilimine benzeyen dilimlere ayırıyoruz. Yuvarlama işlemi yapıldıktan sonra dört katlı zımparalama işlemi yapılıyor. Son olarak imamelerini takıyoruz. Bu imamelerin şeklini ustalar kendi belirliyor. Her ustanın kendine göre bir el tasarımı var. Koleksiyoncular sürekli tespihleri araştırdıkları için ustaları da birbirinden ayırabiliyor. Haftalık 400-500 kadar tespih çıkaran atölyeler var. Bunlar seri üretim olduğu için işçiliği de ucuz. Hediyelikte bu seri makine üretimi olan ürünler tercih ediliyor” ifadelerine yer verdi.

whatsapp-image-2023-07-25-at-16-56-41-4.jpeg

whatsapp-image-2023-07-25-at-16-56-41-3.jpeg

BIRAKTIKLARI ESERLERE DEĞER BİÇİLEMİYOR

Vefat eden ustaların el emeği ürünlerinin fiyatlarını dile getiren Yüzügüldü, şu görüşlere yer verdi: “Mesleğimizde öncü isimler var. O ustaların yaptıkları tespihlerin fiyatları biraz daha yüksek oluyor. Bünyamin Korucu ustamız bu meslekte nerdeyse 60 yıldır çalışıyor. Onun meslekteki emeği hepimize göre daha fazla oluyor. Bünyamin Korucu ustamızın tespih fiyatları 2 bin 500 dolardan başlıyor. Yasin Yaman ustamız vardı vefat etti. Onun tespihleri de vefat ettiği için 6 bin TL’den satılıyor. Çünkü vefat eden ustalarımız tekrar el emeği ürünler üretemeyecek. Bizim mesleğimizde göz ve el sağlığı her şey den önemli.”

SON MODEL ARABALARLA TAKAS EDİLİYOR

Tespih satın alabilmek için arabalarını takas eden müşterilerinin olduğunu belirten Yüzügüldü, “Şehir dışından gelen bazı müşterilerimiz arabalarını takas ederek tespih alıyor. Konya’da çok fazla müşteri kitlemiz bulunmuyor. Konyalı vatandaşlar 10 TL’lik tespih ile bin TL’lik tespihi kıyaslıyor. Daha çok Adana, İzmir, Şanlıurfa, İstanbul ve doğu bölgelerinde bulunan illerde satışlar yüksek oluyor. O illerdeki vatandaşlar sanata, emeğe para veriyorlar. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız el emeği yaptığımız tespihlere çok fazla saygı gösteriyorlar. Siparişlerini teslim aldıktan sonra uzun uzun teşekkür mesajı atıyorlar. Ayrıca, yurt dışındaki müşterilerimiz ister Arap isterse de gurbetçi vatandaşlar olsun. Onlar sadece ürünün hammaddesine bakıyorlar. Yurt dışında el sanatları kültürü olmadığı için bu tarz şeyler orada daha kıymetli. Özellikle bağlama, hattatlık ve tespih gibi el yapımı ürünler çok değer görüyor” ifadelerini kullandı.

whatsapp-image-2023-07-25-at-16-56-41-8.jpeg

whatsapp-image-2023-07-25-at-16-23-13-4.jpeg

GENÇLERİN DİKKATİNİ ÇEKİYOR

Mesleğe gençler tarafından merak ve ilginin olduğunun altını çizen Yüzügüldü, “Mesleğimiz gençler tarafından merak ediliyor. Sürekliliğini kaybedecek bir meslek olduğunu düşünmüyorum. Sadece bazı gençler direk kolay para kazananın peşinde. Kolay para kazanmanın peşine düşülürse genler hiçbir meslek grubunda kolay kolay yetişemezler. Bir işte usta olabilmek için en az 5 yıl çalışmak gerekiyor. Mesleğe ilk başladığımda çay getir-götür yapıyordum. Bir yıl kadar da hiçbir ücret almamıştım. Dört ortak olarak başladığımız işe şu an dükkânımı tek başıma işletiyorum. Yeni nesil yaptığı tespihi ilk eşine, dostuna satmak istiyor. O zamanda para kazanamıyor ya da seri üretime geçerek işi sanat olmaktan çıkarıyor. Eğer ustalarda seri üretime geçerse onlarında hatası olur. Estetik bir görüntüsü kalmaz” diyerek sözlerine son verdi •Pakize Şengül

whatsapp-image-2023-07-25-at-16-56-41.jpeg

whatsapp-image-2023-07-25-at-16-23-13.jpeg

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.