Yalta-3

Yalta-3
 Muhabir
Kırım da tüm bunlar yaşanırken, Rus ve Ukraynalılar kendi özel hayatlarına devem ediyor.

Bu nedenle de Kırım’ın en güzel yerine Yalta gibi güzel bir dinlenme yeri olarak kurulmuş. 1990 lı yılların Yalta’sı bugünkü Yalta’dan çok farklı değil desem yanlış olmaz. Arada ki fark kısmen restore edilen evler ile daha düzenli hale getirilen sahil şerididir diyebiliriz. Ayrıca oldukça güzel bir botanik bahçesi de var

yalta-3-2.jpeg

Yalta ve Yalta Konferansı: Yalta kendi adıyla anılan konferansı ile İkinci Dünya Savaşı sonrası dünya haritasının yeniden belirlendiği yer olarak dünya tarihine geçmiştir. Konferans Savaş sonrası 4-11 Şubat 1945 tarihleri arasında Livadia Sarayı'nda düzenlendi. Konferansa İngiltere Başbakanı Churchill, ABD Başkanı Roosevelt ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Stalin katılmıştır.

Yalta Konferansının ana konusu 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupa'nın yeni düzeni ve dünyanın yeniden paylaşımı üzerinedir. Konferansın başlıca konuları, Polonya topraklarının değişimi, Almanya'nın bölünmesi SSCB'nin Japon İmparatorluğu'na savaş ilan etmesi idi. Birleşmiş Milletlerdeki veto yetkisi de bu konferansta kararlaştırıldı. Bunun haricinde gizli oturumlarla özellikle İsrail yanlısı toprak paylaşımlarının yapıldığı yenidünya düzeninin temellerinin atıldığı konferans olarak önemlidir.

yalta-3-3.jpeg

Her bir yanı ayrı bir güzelliğe ve doyumsuz manzaralara sahip Kırım'ın ve hatta Ukrayna'nın en büyük uluslararası tatil ve sağlık merkezidir. Yaz mevsiminde nüfusu 500 000’lere kadar çıkmaktadır. Sayılı otel, sanatoryum (sağlık amaçlı otel) ve devrim öncesi yapılmış villa tarzında tatil merkezleri, Sovyet dönemi Politbüro üyelerinin yazlık evleri vardır. Yalta aslında Sovyetler Birliğinin tatil yeri olarak bilinir. Bu nedenle de Yalta da birçok tarihi yerleşim yerleri, tarihi oteller ve binalar bulunur. Bunlardan biri de Livadia Sarayıdır.

yalta-3-4.jpeg

Livadiya Sarayı (Beyaz Saray), Yalta'dan 3 km ötede bir tepede bulunan, bir saray-park bütünüdür. Çar II. Nikolay için 1911'de yazlık saray olarak yaptırılmış, Bizans, İngiliz, Gotik ve Arap mimarisinden de izler taşıyan saray İtalyan Rönesans tarzında yapılmıştır. Ayrıca beyaz Kırım graniti kullanılmış, sarayın bazı bölümlerinde ve arka bahçedeki çeşmede İslami motifler yer almıştır. Bahçe bölümü, özellikle sütunları, mermer fıskiyesi ve mükemmel kafes oymalı avlu kapısıyla İtalyan Bahçesi görünümündedir. Saray içinde bir tarih müzesi ve bir de resim galerisi vardır.

Çar II. Nikolay’ın inşaat tamamlandıktan sonra sadece iki defa kalabildiği Saray, 1917 İhtilali sonrası sanatoryuma çevrilmiş, 1993 yılında da müze haline getirilmiş olsa da, İhtilalin ağır bir yağmasına uğrayan saraydaki kıymetli eserlerin pek çoğu hala kayıptır. Sarayın yukarıda belirlenen dünya siyasi tarihi açısından önemi nedeniyle, bu toplantının anısına üç lideri sembolize ederek dikilen üç palmiye ağacı halen ayaktadır.

yalta-3-5.jpeg

İki katlı Sarayın birinci katında Yalta Konferansı ile ilgili belgeler, fotoğraflar ve çeşitli hatıra eşyaları, ikinci katında ise Çar ailesine ait eşyalar ile Çarlık dönemine ait eserler sergileniyor. Sarayın hemen aşağısında çok hoş geniş bahçe içinde 1500 metrelik yürüyüş yolu oldukça bakımlı ve çok güzel. Tüm buraları geziyor, tarihte dünyanın nasıl paylaşıldığını, paylaşanları, onların oturduğu eşyaları, kullanılan odaları ve muhteşem bir hava içinde bolca da resimler çekiyorum.

yalta-3-6.jpeg

Bunca güzellikler arasında işin bir de diğer yanına bakıldığında dünyanın nasıl paylaşıldığını ve emperyalizmin azgın ve doymayan yüzünü de idrak ediyoruz. Dünya siyasetinde şimdi de önemli derecede yer alan 3 ülkenin (ABD, İngiltere ve Rusya) gerçek yüzü günümüzde de aynı düşünceler çerçevesinde de yer alıyor diyebiliriz. İsrail Devletinin de kuruluş yeri olan Yalta Konferansı öyle sıradan bir konferans değil, o günde alınan kararların günümüzde de yeri Yalta olmasa da devam ettiği anlaşılıyor. O günün hakim güçleri günümüzde de düdüğünü öttürmeye devam ediyor.

yalta-3-7.jpeg

Sarayda çok sayıda yabancı ülkelerden gelen misafirler var. Saray avlusu ve içerisinde daha çok Kırım Türklerin çeşitli süs eşyaları ve el yapımı oyuncaklar satışına şahit oluyoruz. Saray çevresinde ki peyzaj düzenlemesi oldukça özel bir mimari ile dağlık bir arazide kurulan Saray’a özel bir anlam da veriyor. Dünyanın nasıl paylaşıldığına şahit olmak için bu sarayı görmek, peyzaj mimarisinin ne olduğunu anlamak için peyzaj mimarlarının burayı mutlaka ziyaret etmeleri gerektiği kanaatindeyim. Beyaz, yeşil ve mermerin uyumunu resmetmek de oldukça hoştu diyebilirim.

yalta-3-8.jpeg

yalta-3-1.jpeg

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.