Yangınlardan Etkilenen Çocuklar İçin Uzman Tavsiyesi
Psikolojik Danışman Songül Gizem Yücel, son günlerde görülen yanın olaylarından psikolojik olarak etkilenen çocuklar için ebeveynlere tavsiyelerde bulundu. Yücel şunları söyledi: Ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde meydana gelen doğal afetler yetişkinler için zor olduğu gibi çocuklar için de tanık olunan olumsuz ve zor deneyimlerdir. Doğrudan maruz kalınmasa bile sosyal medya, televizyon ve yetişkinlerin konuşmalarında ifade edilen yaşanılan durumun vahimliğine yer verilmesi, çocukların ve ergenlerin kaygı, üzüntü, korku ve endişe gibi duygular yaşamasına sebep olabilir. Bu duyguların yaşanması baş edebildikleri sürece oldukça normaldir. Çocuklara ve ergenlere bu süreçte yetişkinler duygu düzenlemelerine yardımcı olarak destek olabilirler. Neyi nasıl yapacaklarını öğrendikleri bu yolda çocuklara "yanındayım" diyebilmek duygusal gelişimleri açısından önemlidir. Televizyon ve özellikle sosyal medyadaki paylaşımlar görüntüler travmatize olabilmektedir. Bu yüzden olabildiğince çocukların olduğu ortamda durumla ilgili haber alma isteğimize ara verip daha uygun bir zamanda bu ihtiyacımızın karşılanması daha sağlıklı olacaktır.
MERAK ETTİKLERİ SORULARA CEVAP VERİLMELİ
Haberlerden dolayı ya da yetişkinlerin konuyla ilgili konuşmalarından dolayı çocuklar ve ergenlerin konuyla ilgili endişeleri ve soruları artabilir, aynı sorular tekrarlanabilir. Bu durumda ki tutumumuz şefkatli ve çocuğun yaşına göre tutarlı gereksiz ayrıntı verilmeden bilgilendirilmesi, yanıtını bilmediğiniz sorunun ise araştırılması gerekmektedir. Çocuğun bilgi alma ihtiyacı engellenmemelidir. Konuyla ilgili duygularını ve düşüncelerini paylaşması için destekleyici bir tutum içerisinde olunmalıdır. Çocuklara, merak ettikleri her konuyu sorabileceklerini hissettirmek önemlidir. Çocuklar kendilerini derinden etkileyen olayları oyunlarında canlandırarak anlamlandırmaya çalışırlar ve bu oldukça doğal bir davranıştır. Bu durumla karşılaşan bazı aileler endişelendirmektedir. Ancak bu durum çocuğun anlamlandırma ve kendini sakinleştirme yöntemidir. Oyunun iyileştirici gücüne izin verilmeli ve müdahale edilmemelidir. Çocukluklarımızla bu süreci konuşurken, onlara yaşanan olayı tasvir etmek ve duygularını isimlendirerek konuşmak sürecin anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. Örneğin; “Bugün oyun oynarken yangın haberlerini televizyonda duydun. Bu seni korkuttu. Orada ki itfaiye ekipleri yangına müdahale edip söndürmeye çalışıyorlar. Ben yanındayım ve güvendeyiz.” gibi. Net ve kısa ifadeler çocuğun endişesini ve korkusunu bir nebze ifade etmesine ve azaltmasına faydalı olacaktır.
GEREKTİĞİNDE UZMANDAN DESTEK ALINMALI
Çocuğunuzun daha önce geliştirdiği zor durumlarla baş etme becerileri hakkında konuşmak, birlikte nefes egzersizi yapmak, tensel temas kurmak sarılmak, dokunmak, konuşurken göz teması kurarak konuşmak çocuğun kendini desteklendiğini hissetmesini psikolojik olarak dayanıklılığının artmasına yardımcı olacaktır. Güvenlik duygusunu sürdürebilmesi için çocuğun günlük yaşam rutinlerinin devam ettirilmesi önemlidir. Doğanın korunabilmesi için aile olarak yapabilecekleriniz hakkında konuşulması yaşananların geçeceğine dair umudun oluşmasını sağlar. Her yaştan birey için acil durum karşısında somut bir harekete geçmek kaygıyı azaltır. Yangın gibi doğal afetten sonra çocuklara, depreme birebir maruz kalmış kişilere yardım edebilme fırsatı varsa eğer kendilerini olaylar karşısında daha fazla kontrol sahibi ve geleceğe dair kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır. Eğer çocuğunuzda bu durumlardan sonra ortaya çıkan iştah kaybı veya iştahın artması, aşırı uyuma veya uykusuzluk gibi uyku problemi, alt ıslatma, gece kabusları, aşırı endişeli durum halinde olma ve günlük rutinlerinin bozulması, ani duygusal değişimler uzun zamandır gözlemlendiği takdirde bir uzmandan destek alınmalıdır.” (Esre Örengül)
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.