'Yaşayan Miras Ulusal Çini ve Seramik Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu
Selçuklu Belediyesi tarafından Ahilik Haftası kapsamında, ecdadın kadim bir geleneği olan çini sanatını gelecek nesillere tanıtmak ve bu sanatta farkındalık oluşturmak için düzenlediği ‘Yaşayan Miras Geleneksel II. Ulusal Çini ve Seramik’ yarışmasının ödülleri Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerine teslim edildi. Törene AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, Selçuklu Belediye Başkan Ahmet Pekyatırmacı, AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Mustafa Hakan Özer, MHP Selçuklu İlçe Başkanı Kemal Dığrak, akademisyenler, jüri üyeleri, meclis üyeleri ve yarışmacılar katıldı.

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Pekyatırmacı, “Selçuklu demek medeniyet demek, Selçuklu demek sanat demek, Selçuklu demek kültür demek, bunu her platformda ifade ediyor, dile getiriyoruz. Çini ve seramik sanatı ise Selçuklumuzun vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Bu alanda uzun zamandır çalışmalar yürütüyoruz. 1997 yılında kurulan çini ve seramik atölyemizde şu an, alanında uzman 5 sanatçımız ile Selçuklu döneminden günümüze kadar ulaşan eserlerin araştırmasını ve uygulamasını yapıyoruz. Atölyemizde, tasarımından üretimine kadar çini ve seramik sanatının tüm aşamalarını gerçekleştiriyoruz. Yine atölyemizin dışında Ahmet Keleşoğlu Sanat ve Tasarım Atölyemizde de çocuklarımıza eğitimler veriyoruz” dedi.

HER BİRİ ÇOK NADİDE, ÇOK ÖZGÜN VE ÇOK ÖNEMLİ ESERLER
Yaşayan Miras Çini ve Seramik yarışmasını geçen sene ilk defa düzenlendiğini ifade eden Pekyatırmacı, “2013 yılında Cumhurbaşkanlığı himayesindeki “Yaşayan Miras” çalışmaları ile dünyadaki tüm Selçuklu eserleri toplanarak bir kültür hizmeti olarak kullanıma sunulmuştu. Bizler de bu hizmete katkıda bulunmak amacıyla geçtiğimiz yıl ilk defa Yaşayan Miras Çini ve Seramik Yarışmamızı düzenlemiştik. Bu yıl ise bu yarışmamızın ikincisini büyük bir katılımla gerçekleştirdik. Türkiye’nin dört bir yanındaki sanatçılarımız büyük bir teveccüh göstererek yarışmamıza 92 eser ile katılım sağladılar. Kaşi, Evani ve Seramik kategorilerindeki yarışmamıza katılım sağlayan sanatçılarımız, üretim aşamasında istedikleri tüm teknikleri kullanarak Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu dönemlerini yansıtan, her biri çok nadide, çok özgün ve çok önemli eserler ortaya çıkardılar. Tabi bu eserlerin içerisinden elbette bir seçim yapmak gerekiyordu. Jüri heyetimiz de çok titiz bir çalışmayla seçimlerini yaparak her bir kategoride 10, toplamda ise 30 eseri ödül almaya layık gördüler. Sanatçılarımıza bu yarışmamızda toplam 150 bin TL ödül vermiş olduk. Ben ödül alan ve yarışmamıza katılım sağlayan bütün sanatçılarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Jüri heyetimizde yer alan akademisyenlerimize de ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

ÇALIŞMALARIMIZA AYNI HASSASİYETLE DEVAM EDECEĞİZ
Yarışma sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında çini ve seramik üzerine çalışmalar yapan tüm sanatçı ve eğitim kurumlarına ulaştıklarını söyleyen Başkan Pekyatırmacı şu şekilde konuştu: “Bu sayede Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu dönemine ait çini ve seramik sanatının tanıtımına katkı sunmuş olduk. Birbirinden kıymetli eserlerin ülkemize kazandırılmasına katkı sağlamış olduk. Buradaki özgün eserler inanıyorum ki diğer sanatçılarımıza da ilham verecek ve yeni eserlerin ortaya çıkmasına vesile olacak. Selçuklu çok büyük, çok zengin bir medeniyet. Biz de bu medeniyetin adını taşıyan büyük bir ilçeyiz, büyük bir yapımız var. Bu yapı içerisinde sanata dair, kültüre dair çalışmalarımızın payı her zaman büyük bir yere sahip olmuştur. Bu çalışmalarımıza bundan sonra da aynı hassasiyetle devam edeceğiz.”

İMAR İŞLERİMİZDE ARTIK ÇİNİLERİ KULLANALIM
İki yıldır ‘Yaşayan Miras’ yarışmasında jürilik yaptığını aktaran Emekli Akademisyen Mehmet Koçer ise, “Bu sene geçen seneye göre bir tık daha ileride güzel eserlerle karşılaştık. Bu demek oluyor ki Konya'da çini artık oturdu. Bu konuda belediye başkanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. Ben Konya'ya hayranım. Konya'da fevkalade mimarlar var. Çok prestijli yapılar gördüm. Artık bu mimari yapılarda çinileri kullanma vakti geldi. Bu konuda Selçuklu Belediye Başkanımız Ahmet Pekyatırmacı’dan istirham ediyorum. İmar işlerimizde artık çinileri kullanalım. Mimaride dekorasyon bir ayıbı kapatmak için yapılmaz. O mimarinin tamamlayıcı unsurudur dekorasyon. Gönlüm istiyor ki bir dahaki yarışmamızın bir konusu da mimaride çini tasarımı olsun. 40-50 proje geldiğini düşünün. Mimarlık fakültelerini, mimarlar odalarını, doktora ve yüksek lisans öğrencilerini bu yarışmaya dahil edelim. Kolektif bir çalışma olsun. 40 yıldır ben bu sanatla uğraşıyorum. Şunu diyebilirim ki çini sanatının geleceği mimaridedir” dedi.



BAŞKENT OLMA KİMLİĞİNİ BUGÜN DE YAŞATMAMIZ LAZIM
Selçuklu’nun adına yaraşır güzel bir buluşmada birlikte olduklarını ifadeden Angı, “İsmail başkanımız döneminde başlayıp Adem ve Uğur Başkanlarımızla yürüyen ve bugün artık Ahmet başkanla da artık zirveye doğru gelişen bu çini ve seramik çalışmalarını görüyoruz. Hep diyoruz. Türkiye Selçuklu Devleti'nin başkentiyiz diye. İşte o kimliğin bugünde yaşatılması lazım. Verilen emekler bunun için. Artık bizim mimaride de çiniyi ve seramiği yaşatmamız lazım. Yani bu dönemin de kalıcı eserlerinde inşallah hem sanatımızın, kültürümüzün taşınması hem de gelecek nesillere bu dönemin örnekliklerinin bırakabilmemiz gerekiyor. Bu bir fedakarlık işi. Sanat kolay iş değil. İğne ile kuyu kazmaktır. Bunu yapanlara ne mutlu. Ben tekrar bu programın hayırlı olmasını diliyorum. Sergiye eser kazandırmış kıymetli sanatçılarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Bugün ödül alacak olan arkadaşlarımızı ayrıca tebrik ediyorum. Ama önemli olan ödülden öte bu işe gönül vermek. Gönül verenlerin başarısı. Hocasından çırağına, bu işe destek olan belediye başkanımızdan atölyedeki sorumlu kardeşimize kadar hepsini tebrik ediyoruz.” dedi.

SANATTA BİR KONYALI TAVRI ORTAYA ÇIKARMAK ZAMANIDIR
Sanatçının sanatında Allah'ın sonsuz güzelliklerle yarattığı dünyadaki güzelliklerden bir demet alıp onu şekillendirip, renklendirdiğini ifade eden Özdemir de, “Bizim işte arayışımız hep o güzeller güzelini aramak, o güzeller güzelinin icraatlarından, sanatkarhane yaratışına, kainata serpiştirdiği güzellikleri bulma çabasından ibarettir diyebiliriz. Çini de böyledir, seramik de böyledir, hatta diğer sanatlar da hep böyledir. İşte sanatkar böyle bir şeydir, sanat da böyle bir şeydir. Bunun üzerine uzun uzun konuşmalar yapmak gerekir kanaatindeyiz. Bizim sanatımız çok zengin bir sanattır. Niye? Orta Asya'nın sadeliğini Çin'in medeniyetiyle, Hindin felsefesiyle, İran'ın birikimiyle, Anadolu'daki Rum’un, Roma'nın yani Doğu Roma'nın bize aktardığı mirasla ve Hazreti Peygamberin gösterdiği doğrulukta harmanlayarak bugünkü sanat anlayışımıza ulaşmış bir milletiz. Elbette bizim diğer milletlere karşı sanatımızda da bir fark olması kaçınılmazdır. Bu faaliyetlerin devam etmesi lazım. Konya'nın mimari yapıları güzel. Mimarlarımız çok güzel çizimler yapıyorlar. Ama artık bizim bu mimari unsurları geleneksel sanatlarımızla bezeme zamanımız geldi. Bir Konyalı sanatı, bir Konyalı tavrı ortaya çıkmak zamanıdır. Selçuklu'nun yeniden izlerini belki dönemin modern anlayışı ile buluşturarak yeni bir harman yapıp, yeni bir sunum yapma zamanımızdır kanaatindeyim. Herkesi tebrik ediyorum emeği geçen. Başta belediye başkanımızı, daha önceki belediye başkanlarımızı, ilk defa faaliyete geçirenleri, partilerimizin başkanlarını desteklemeleri sebebiyle siyasilerimizi destek vermeleri sebebiyle üniversitelerimizi, öğrencilerimizi, hocalarımızı gönülden kutluyorum. Cenab-ı Hak yaptıkları işlerin rızasına muvafık olmasını, onun sanatından sanat ittibak etmesi doğrultusunda bir faaliyet olmasını nasibi müyesser eylesin diyorum. Hepinize saygılar sunuyorum” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.