Yöresel Mimariye Bakanlık Desteği
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 59 ilde tamamladığı “Yöresel Mimariye Uygun Konut Projesi” kapsamında, konut inşa etmek isteyenlere ücretsiz proje desteği verecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2015 yılında başlattığı "Yöresel Mimariye Uygun Konut" projesi çerçevesinde pilot olarak seçtiği il, ilçe ve köylerde bugüne kadar konut, pazar alanı, sosyal donatı, köy konağı ve park olmak üzere 1048 yapı inşa etti.
Konutların dış cephesi geleneksel, iç fonksiyonları bugünün ve yörenin yaşam koşullarına uygun olarak tasarlandı. Yöresel malzemeler kullanılarak yapılan konutlar imar, yangın ve deprem mevzuatlarına uygun olarak projelendirildi. Vatandaşların da taleplerini dikkate alarak yöresel mimariye özgü örnek konutları inşa eden Bakanlık, Konya’nın da olduğu birçok ilin konutlarını tamamladı.
TÜM İLLERİN YÖRESEL MİMARİYE UYGUN KONUT PROJELERİ TAMAMLANACAK
Bu yıl, vatandaşların ücretsiz faydalanması için 59 ilin Yöresel Mimariye Uygun Konut Projelerini hazırlayan Bakanlık, 2023'e kadar tüm illerin projelerini tamamlayacak. Yöresel mimariye uygun konut inşa etmek isteyen vatandaşlar, il müdürlüklerine başvurarak projesini ücretsiz alabilecek. Yöresel mimariye uygun konut projeleri inşa ederken, köylerdeki altyapıları detaylı inceleyen Bakanlık, ihtiyaç duyulan yerlerde arıtma tesisleri, güneş kollektörleri kuracak, konutların sıcak su ihtiyacı için enerji verimliliği sağlanacak.
KONYA GELENEKSEL MİMARİSİ
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı proje kapsamında geleneksel mimariyle ilgili illere göre kitapçıklar hazırladı. Pusula muhabirinin derlediği bilgilere göre; kitapçıklarda Konya evleri ile ilgili, “Konya bölgesinde en eski yapılar incelendiğinde; birbirine yapışık, düz damlı, kerpiç duvarlı, geniş avlulu, dikdörtgen planlı, iki odalı; odalarda dolap, ocak, kiler gibi ekipmanların bulunduğu toprak yapılarla karşılaşılır. Yörenin topografik yapısı, kültür ve iklimi yapılaşmada etkili olmuştur. Konya ilinin yüz ölçümünün büyük olması nedeniyle il sınırları içinde farklı topoğrafik ve sosyo-kültürel yapılar bulunmakta, bu durum da farklı yapılaşma özellikleri ortaya çıkarmaktadır. Genel olarak; dağlık alanlardaki konutlar iki katlı ve taş malzemeden, ova ya da düz alanlardaki konutlar bir katlı kerpiç malzemeden yapılmaktadır. Geleneksel Konya evlerinin yapım tekniği yığmadır. Yapı malzemesi olarak ise duvarlarda, taş ve kerpiç tuğla kullanılmıştır. Eskiden Rum ve Ermenilerin yaşadığı kesimlerdeki evlerde, zemin katların tüm dış duvarlarında, avlu, ahır, taşlık vb. mahallerin zeminlerinde, merdivenlerde taş malzemenin kullanıldığı görülmektedir. Kerpiç ise Konya geleneksel yapılarında karşımıza çıkan ana malzemedir. Yine ahşap malzeme de bu taş ve kerpiç duvarlarda bağlayıcı hatıl olarak, bağdadi sistemlerde ise ana taşıyıcılar ve çıtalar biçiminde sıva tutucu olarak kullanılmıştır. Ahşap ayrıca cumbaların ve döşemelerin de ana taşıyıcı malzemesidir. Döşeme ve tavan kaplamalarında, tüm doğramalarda, pencere kafeslerinde yine ahşaba yer verilmiştir. Tuğla, çok sınırlı olarak kirpi saçaklarda gözükmektedir. Kiremit ise alaturka kiremit tipindedir. Düz damların ve duvarların saçak korunmasında, eğimli çatılarda ise çatı örtü malzemesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Demir; pencere ve kapı şebekelerinde, korkuluklarda yoğun biçimde kullanılmış, ayrıca bağlayıcı, kenetleyici malzeme olarak değerlendirilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
PLAN TİPLERİ
Konya evlerinin, plan itibariyle, temelde “Hayatlı evler” ve “ Sofalı evler” olmak üzere iki kısma ayrıldığı belirtilen projede ev tipleriyle ilgili detaylı bilgilere yer verildi:
HAYATLI EVLER
“Bu evlere, sokaktan bir hayat vasıtası ile girilir. Konya’da hayat tabiri, zemini taşla döşeli bir ön bahçedir. Genellikle, sokaktan hayata girildiği yerde, yan tarafta, hela ve mutfağı içeren bir yapı vardır. Bu evin esas kısmından ayrı bir kütledir. Bu gruptaki evlerin en belirgin özellikleri, odaların yan yana sıralanıp doğrudan doğruya tahtaboşa açılmış olmalarıdır. Tahtaboş, üstü kapalı üç tarafı açık genellikle ahşap korkulukları bulunan balkonlardır. Bu evleri de kendi içinde ayırırsak tek katlı, iki katlı ve mabeynli evler olarak ayrılabilir. Tek katlı evlerde, hayat kotundan yükseltilmiş odalar bulunur ve böylelikle bodrum katta pencere açılarak üstteki odalar rutubetten korunmuş olur. İki katlı evlerde ise odalar hayat ile aynı kotta olup, zemin kat depo, ambar vb. olarak kullanılır, ahşap merdivenle çıkılan üst kattaki odalar ise yaşam alanı olarak değerlendirilir. Bazı örneklerde zemin katta oturma odaları da görülür. Mabeynli evler ise genellikle tek katlı, iki odalı evlerdir. Bu odalara evin ortasında bulunan bir mabeyn vasıtası ile girilir. Bölgede “mabeyn” olarak adlandırılan bu mekân, evin giriş bölümü ve hol kısmını oluşturur, bir yaşam mekânından çok geçiş mekânı olarak tanımlanabilir. Bu tip evler, hayatlı evlerin soğuğa karşı daha iyi tedbir alınmış şekilleridir ki bunlar hayatlı evlerden sofalı evlere geçiş şeklini de teşkil ederler. Bahçeye, hayatın dar olan kısmından girilir. Sağ tarafta hela ve mutfak ve sol tarafta da bir oda vardır. Bu odanın önünde tahtaboş denilen ahşap bir balkon vardır. Odanın döşemesi toprak, sedir kısmı ahşaptır.





SOFALI EVLER
Sofalı evler, hacimleri ve ebatları büyük olan evlerdir. Büyük bağlar ve bahçeler içinde konumlandırılmışlardır. Pencereleri genellikle ön bahçeye açılırlar. Birçok evde üst kat yazlık, alt kat kışlık olarak kullanılır. Yapım malzemesi kerpiç ve topraktır. Bu evler plan itibariyle simetriktir ve mabeyn giriş istikametinde bina boyunca uzanan sofa halini almıştır. Bu sofanın bir tarafına üç oda yerleştirilmiştir. Üst ve alt kat genellikle bir merdivenle ayrılmış olup, hımış bir duvar ve kapı ile örtülmüştür. Böylelikle uzun, ferah ve serin sofalar ortaya çıkmıştır. Karnıyarık denilen bu sistem, sofanın bir tarafındaki odalardan diğer tarafındaki odalara geçilmesi suretiyle oluşmuştur. Sofalı evlerin en karakteristik örneklerinden birisi Nakipoğlu evidir. Konya’nın belli başlı semtlerinden biri olan Nakipoğulları Mahallesinde yer alır. Karnıyarık planların içinde en niteliklisi olarak bulunan bu evin iç ve dış mimarisi Konya evlerinin vasıflarını taşımaktadır. Dört sütunlu bir girişten loş ve serin bir taşlığa girilir. Taşlığın iki tarafında ikişer oda vardır. Burası Sille taşları ile örülmüş bir giriş holüdür. Giriş holünde bir merdiven bulunur. Bu katın yüksekliği diğer evlerde olduğu gibi basıktır. Üst katta çıkmalı bir sofa ve yine iki tarafta ikişer oda mevcuttur ki bunların arka tarafta olanları, iki tarafa çıkmalarla uzatılmıştır. Çatı düz dam ve duvarların korunması için parapetlidir. Bu binanın servis kısımları, binanın karşısına gelmektedir. Girişteki sütunlar, üst sofadaki çıkmayı taşırlar. Bunlar dört köşe olup hafif yuvarlatılmışlardır. Bu tip sütunlara yine bu tip evlerde çok rastlanır. Üst kattaki odaların çıkmaları da karakteristik şekil ve konstrüksiyon sistemi taşırlar.”
SİLLE EVLERİ
Tarihi Sille Evleri’ne ayrı bir parantez açılan kitapçıkta şu bilgiler yer aldı: “Sosyal, ekonomik ve kültürel yönden geçmişi çok eskilere dayanan Sille, her dönemde Konya’nın önemli yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Birçok kültür ve dine ev sahipliği yapması, sivil mimaride de etkilerini göstermiştir. Sille, Konya’ya egemen olan Takkeli ve Karabuğa Dağlarıarasındaki Sille Vadisi’nde kurulmuştur. İki-üç katlı evlerden oluşan tarihi kent dokusunda çeşme başlarında, sokakların kesişim noktalarında, cami önlerinde genişleyerek oluşan meydanlar açık alanların bir parçasını oluşturmaktadır. Cephe karakteri olarak Sille evleri, Anadolu Türk evi cephe özelliklerinden izler taşımaktadır. Plan olarak yapının esas katını oluşturan üst katta Türk evi plan tiplerinden birini tekrarlamış olsa da arazinin eğimli olması ve arsaların sınırlı boyutta olmaları nedeniyle alt katlarda bu karakterin değiştiği görülmektedir. Zemin katlarda genellikle ahır, samanlık, besi damı ve mutfaktan oluşan müştemilat, servis mekânları yer almaktadır. Bunların arasında taşlık adı verilen orta mekân bulunmaktadır. Arazi eğiminin fazla olduğu kesimlerde ikinci bir zemin kat (bodrum) bulunmaktadır. Daha çok alt sokaktan kullanılan bu katın bulunduğu yapılarda ahır, samanlık ve yakacak deposu burada yer almaktadır. Eğer ev çarşı içerisinde, ticari aktivitenin yoğun bulunduğu bölgede ise bu katta dükkânlar yer almaktadır. Sille’de arazinin sınırlı olması nedeniyle sokaklar dar, evler birbirine çok yakın konumlanmıştır. Sille evinin esas katı olan üst kat, plan olarak geleneksel Türk evi plan şemasının özelliklerini taşımaktadır. Konya ve çevresinde, arası mabeynli bir çift oda veya arası mabeynli iki çift oda tarzında yani orta sofalı plan şemasının bir çeşitlemesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel Sille evleri dış biçim olarak kübiktir. Evler düz damlı olup çatılı olanı yok denebilecek kadar az sayıdadır. Pencere düzenleri geleneksel Türk evi pencere düzenini yansıtmaktadır.”
KONYA EVLERİ TÜRK EVİ ÖZELLİKLERİNİN HEPSİNE SAHİP
İç mekan ve cephe özellikleriyle ilgili detaylı bilgilerin yer verilen kitapçıkta Konya evlerinin Türk Evi özelliklerinin hepsini bünyesinde barındırdığı belirtilerek şöyle denildi: “Konya evleri genel olarak incelendiğinde, Türk evi özelliklerinden hemen hemen hepsine sahip olduğu söylenebilir” denilerek şu görüşlere yer verildi: Konya evleri genel olarak hayatlı ve sofalı plan tipleri olarak ikiye ayrılmış olsa da kullanım mantığı olarak aynı olduğu görülmektedir. Genellikle ortak kullanılan bir yaşam alanının her iki yanına sıralanmış odalar bulunmaktadır. Bu odalar daha çok bahçeye cephe vermiş, sokak tarafında ise bu bahçelerin duvarları görülmektedir. Ancak, bazı örneklerde de direkt yola cephesi olan yapılar bulunmaktadır. Buradan anlaşılacağı üzere, sosyo-ekonomik durum, kültürel farklılıklar Konya’da plan tipleri, cephe özellikleri ve yaşam alanlarının çeşitliliğinde etkili olmuştur. Geleneksel Konya evleri içerisinde Sille’de bulunan geleneksel evlerin ve bu evlerin oluşturmuş olduğu doku da önemli bir yere sahiptir. Sille birçok kültüre ve inanışa ev sahipliği yapmış köklü bir geçmişe sahip yerleşim yeri olmasından ötürü, buradaki evlerin plan tipleri her ne kadar Türk evleri yapısında olsa da cephe özellikleri bakımından farklılıklar göstermektedir. Hem topoğrafik hem de demografik yapı kuşkusuz bu farklılıkların oluşmasındaki en önemli faktördür. Cepheleri genellikle sıvasız, taş dokunun görülebildiği bir biçimde olup çatı tipleri düz damlıdır. Cephelerinde çıkmalar görülür ve pencere düzenleri geleneksel Konya evlerindeki gibidir. Buradaki evler genellikle iki-üç katlıdır ve plan tipleri sofalı ya da mabeynlidir.” (M. MUSTAFA ÖZDEMİR)




Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.