Yüz Yüze Eğitim için geri sayım

Yüz Yüze Eğitim için geri sayım
Koronavirüs Pandemisi dolayısıyla yaklaşık 1,5 yıllık aranın ardından başlayacak yüz yüze eğitim tıpkı salgın öncesinde olduğu gibi haftada 5 gün ve tam zamanlı olarak başlatılacak.

Türkiye’de 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı, 6 Eylül Pazartesi başlayacak. Koronavirüs pandemisi dolayısıyla yaklaşık 1,5 yıllık aranın ardından başlayacak yüz yüze eğitim tıpkı salgın öncesinde olduğu gibi haftada 5 gün ve tam zamanlı olarak başlatılacak. Eğitim, ders saatleri azaltılmadan ve mevcut öğretim programlarının bütünü dikkate alınarak gerçekleştirilecek.

DERS SAATLERİ 40 DAKİKAYI AŞMAYACAK

Okula giriş-çıkış saatleri, teneffüs zamanları ve özellikle gerek duyulması halinde ikili eğitime geçilmesine ilişkin süreç, okulun fiziki kapasitesine ve mevcuduna göre il ve okul yönetimleri tarafından birlikte düzenlenecek. Ders süreleri, sınıf boyutları ve öğrenci sayısı da dikkate alınarak 40 dakikayı aşmayacak şekilde planlanacak.

OKUL ÖNCESİ VE 1. SINIFLLARA UYUM EĞİTİMİ

Okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri ise bugünden itibaren 3 gün boyunca uyum eğitimine katılacak. Öte yandan, bu yıl öğretmenlere yönelik yeni öğretim yılı mesleki çalışma dönemi faaliyetlerinde de değişikliğe gidildi. Dün başlayan seminerler, 3 Eylül'e kadar sürecek. Öğretmenlere yönelik seminerleri bu sene tamamen Kovid-19 salgınında okullarda alınması gereken tedbirler oluşturacak.

UZMANLARDAN ADAPTASYON UYARISI

Uzmanlar yaklaşık 1,5 yıllık aranın ardından başlayacak yüz yüze eğitimde öğrencilerin adaptasyon zorluğu çekebileceğine dikkat çekerek, hem öğrencilere ve velilere tavsiyelerde bulundu. Psikolojik Danışman Songül Gizem Yücel, uzun zamandır okuldan uzak kalan öğrencilerin, okul psikolojik danışmanlarının vereceği psikososyal çalışmalar ile çocukların okula uyum sürecini daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde olmasına destek olabileceklerini söyledi.

Konuyla ilgili Pusula Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Psikolojik Danışman Songül Gizem Yücel, “Pandemiden dolayı çocuklar uzun zamandır okullarından uzak kaldı ve bu süreç içinde bazıları hem hastalıkla hem de kayıplarla yüzleşmiş olabilirler. Bu yüzden çocuklar okula yeniden döndüklerinde, okul psikolojik danışmanları öğrencilerinin ihtiyaçları doğrultusunda psikososyal çalışmalara ağırlık vererek okula uyum sürecinin daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde olmasına destek olabilirler. Uyum sürecinde velilere düşen görev ise eğer çocuğun okulla ilgili endişeleri varsa sakin bir tavırla dinleyerek ve duygularını kabul ederek çocuğun, kendini anlaşılmış hissetmesini sağlar ve böylece endişelerinin azalmasına destek olabilirler ” şeklinde konuştu.

GÜVEN DUYGUSU İHTİYACI

 Virüs sebebiyle okula gitmek istemeyen çocukların asıl ihtiyacı olan şeyin güven duygusu olduğunu vurgulayan Yücel, “Hem kendisi için hem de okulda gerekli önlemlerin alındığını, okulun internet sitesinden alınan önlemleri birlikte incelemek maske ve sosyal mesafe kurallarına dair evde ufak ufak oyunlar oynamak, ihtiyacı olduğunda okul hemşiresi ya da öğretmenlerinden destek alacağını anlatmak okulun güvenli bir yer olduğunu bilmesi, çocuğun kaygısının azalmasında destekleyici olabilir. Dikkat edilmesi gereken diğer önemli nokta ise çocuğa gereğinden fazla ve detaylı bilgilendirme yapılmaması ve kaygıyı arttıracak davranışlardan uzak durulmasıdır. Virüsle iki yıldır devam eden tanışıklık  olsa bile eğer çocuğa virüs anlatılmadıysa muhakkak virüsün çocuğa, yaşına uygun bir şekilde anlatılması gerekir. 5-6 yaş gibi daha küçük çocuklara oyunlarla evde yapılan bir deneyle ya da ruh sağlığı uzmanlarının hazırladığı hikaye kitaplarını  kullanarak uygun bir şekilde anlatılmalı sonrasında soruları varsa yanıtlanmalı çocuğa gerçek dışı bilgi verilmemelidir” ifadelerini kullandı.

OKUL VE AİLENİN BİRLİKTE HAREKET ETMESİ ÖNEMLİ

Psikolojik Danışman Yücel, uzaktan eğitimin uzun süre hayatımızda olması sebebiyle öğrencilerin birtakım problemlere maruz kaldıklarını belirterek, “Zamanı verimli kullanma, planlama, motivasyon kaybı, sosyal izolasyon, bilinçsiz teknoloji kullanımının sebep olduğu ekran bağımlılğı ve sosyal beceriler de azalma gibi problemleri de beraberinde yeni okul dönemi getirecektir. Bu durumda aile olabildiğince hızlı bir şekilde çocuğun rutinlerine geri dönmesini sağlamalı.Veli okul iş birliği sağlandığı sürece öğrencinin okula uyum süreci rahat bir şekilde geçecektir. Önemli olan okul ve ailenin birlikte hareket etmesi ve tutarlı bir tutum içerisinde olmasıdır“ diye konuştu.

HİPERAKTİF ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİ DAHA ENDİŞELİ OLABİLİR

Hiperaktif gibi aşırı bedensel hareketliliğe sahip olan çocukların ebeveynleri sosyal mesafe ve hijyen konusunda endişeleri daha fazla olabilir ancak evde var olan çocuğun rutini okulda ki öğretmenleriyle paylaşılırsa ve okulda alınan önlemlerin çocuk için uyarlaması yapıldığı sürece sorun yaşamayacaklarını söyleyen Yücel, Mümkün olduğunca çocuğun hareket ihtiyacı bireysel sporla ve aktivitelerle teneffüslerde giderebilmesi, önlemlerin açık ve kısa ifade edilmesi görsel uyaranların olması çocuğun yanında taşıyabileceği sticker gibi bir hatırlatıcının olması çocuk için faydalı olacaktır” şeklinde konuştu.

KORKULARI  ANLAYIŞLA KARŞILANMALI

İlk kez okul ile tanışacak ilkokul bir ile okul öncesi gruptaki çocukların genellikle ayrılık kaygısı yaşadığını ifade eden Yücel, “Çocuğun evde bu sürece alışmasını desteklemek için okul alışverişine birlikte yapmak, oyun oynamak, okulla ilgili güzel hikâyeler okumak, resim çizdirmek hem çocuğu okula hazırlar hem de çocukların okul hakkında ki endişelerini ebeveynlerin görmesini sağlayacaktır. Çocuğun okulla ilgili soruları yanıtlanmalı, doğru olmayan bilgiler verilmemelidir. Korkuları endişeleri anlayışla karşılanmalıdır. Okula bakıcı ya da servisle gitmek istemiyorsa zorlanmamalı mümkünse ilk gün beraber geçirilmelidir. Eğer çocuğu öğretmenine teslim edip ayrılacaksanız, ilk önce bu durum çocuğa açıklanmalı kendisini ne zaman almaya geleceğinizi söyleyerek yanından ayrılmalısınız. Çocuğunuz oyuna daldığında ya da arkadaşlarıyla oynamaya başlayınca ansızın ortadan kaybolmak çocuğun size olan güvenini sarsacak ve okula uyum sürecini zorlaştıracaktır. Çocuğa güvenini sarsacak vaatlerde bulunulmaması da önemlidir” dedi. (Pusula Haber Merkezi)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.