1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "Bizi Değiştirecek Olan Korku Değil Sevgidir"
"Bizi Değiştirecek Olan Korku Değil Sevgidir"

"Bizi Değiştirecek Olan Korku Değil Sevgidir"

Yazar Anıl Öztekin:- "Bizi değiştirecek olan şey korku değil sevgidir. Dünyanın kurulmasının, yaratılmasının sebebi de sevgidir"- "Benim anlatmak istediğim Elif değildi, doğru sevme biçimiydi. 5 kitapta da üstü kapalı anlattığım için insanlar hala Elif va

A+A-

İSTANBUL (AA) - HİLAL UŞTUK - Elif Gibi Sevmek ve Eyvallah kitaplarıyla yüzbinlerce okura ulaşan genç yazar Hikmet Anıl Öztekin, "Bizi değiştirecek olan şey korku değil sevgidir. Dünyanın kurulmasının, yaratılmasının sebebi de sevgidir. Sigaraların üstüne öleceksiniz, acı çekersiniz yerine daha doğru şeyler yazılsaydı keşke. Onlar hiçbir etki etmedi maalesef. Açlığımız sevgiye." dedi.

Öztekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada yazarlığa başlama serüvenini anlatarak, yazdığı şiirleri 26 yaşındayken bir arkadaşının tavsiyesiyle "Elif Gibi Sevmek" kitabında topladığını söyledi.

Dünya gündeminin sürekli değiştiğinin altını çizen 31 yaşındaki genç yazar, "Her gün farklı bir konu üzerine insanlar koşuşturuyor. Kavgalar, inançlar, doğrular ve yanlışlar da sürekli değişiyor. 18 yaşındayken tanıştığım Elif anlattı bana bunları. Kendime bir gün dedim ki beni ancak hiç değişmeyen bir gündem mutlu edebilir. Peygamber Efendimiz'den günümüze Mevlana'nın, Yunus Emre'nin, Beyazıt Bestami'nin anlattığı bir dert var ama günümüz insanı, sanki o insanlar hiç yaşamamış ve bunları anlatmamışlar gibi, tamamen günlük hayata dalıyor. Televizyon ne istiyorsa onun peşinden koşuyor, neyin kavgasını etmemizi istiyorsa, onun kavgasını ediyoruz. Halbuki kaçırdığımız çok ciddi bir gündem var." diye konuştu.

Son olarak "Fesleğen" adlı eseriyle okur karşısına çıkan yazar Öztekin, "Aşk"ın binlerce yıllık değişmeyen tek gündem olduğunu aktararak, "İnsan doğar ve ölür ama ölecekmiş gibi bir bakışımız yok hayata. Hep nefsanilik, heva ve heves, hep dışımızı, bedenimizi güzelleştirme uğruna bir bakışımız var. Belki patronlarımıza daha iyi bir CV sunmak için inancımız gereği yapmamız gerekenleri ikinci plana atıp hayatımıza yön veriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Çok okunmak için bir çabam yok"

Tasavvufun insanın hayatına girdikçe mükemmel insana daha çok yaklaşılacağını kaydeden Öztekin, "Mevlana'nın bahsettiği şeyleri anlamamız lazım. Kitaplarımızda bunları kurgulayarak insanların seveceği şekillerde sunuyoruz. Okuyucu kitabı bitirdiğinde belki fark etmeden çok sayıda iyi davranışı kendine kopyalıyor. Mesela son kitapta Fesleğen ve Seyyah'ın sabah namazı tasviri var. O kadar güzel anlatıyor ki güneş doğmadan önce kalkıp soğuk suyu elinize, ayağınıza, yüzünüze vurasınız geliyor." ifadelerini kullandı.

Öztekin, çok okunmak için özel bir çabası olmadığını belirterek, kitaplarında "kendisi" gibi davrandığının altını çizdi.

Yaşamında aldığı en büyük nasihatin "Allah'tan kork" olduğunu aktaran Öztekin, şu bilgileri verdi:

"Bunun işe yaramadığını, Elif bir gün bana 'Korkmayı bırak niye sevmiyorsun?' dediğinde anladım. Sevdiğimizin gönlü hoş olsun diye çok istemesek de sırf o istiyor diye istediğini yaparız. Çünkü o bizim sevdiğimiz. Bugün sevdiğinizle belki dışarı çıkasınız gelmez ama sırf 'sevdiğim istiyor' diye ve onunla bir bardak çay içmek için o kadar yolu çekersiniz. Bizi değiştirecek olan şey korku değil sevgidir. Dünyanın kurulmasının, yaratılmasının sebebi de sevgidir. Sigaraların üstüne öleceksiniz, acı çekersiniz yerine daha doğru şeyler yazılsaydı keşke. Onlar hiçbir etki etmedi maalesef. Açlığımız sevgiye. Mevlana'nın anlattığı şey de sevgidir, aşktır. Ben de bunun üzerine bir hayat kurdum kendime."

- "Hala Elif gerçek mi diye soruluyor"

Hikmet Anıl Öztekin, toplam beş kitap yazdığını sözlerine ekleyerek, "Hala Elif gerçek mi değil mi diye soruluyor. Benim anlatmak istediğim Elif değildi, doğru sevme biçimiydi. 5 kitapta da üstü kapalı anlattığım için insanlar hala Elif var mı bilmiyor. Elif diye biri gerçekten var. Ben yaşadıklarımı anlattım tüm kitaplarımda. Bazı hikayeleri tek düze anlatmak olmazdı. Kurgulayıp anlattım. Mevlana'yı 'Gel ne olursan ol gel' ile tanırdım. 18 yaşındayken Mevlana, tasavvuf ve İslamla ilgili bildiğim tek şey buydu neredeyse. Cumadan cumaya namaz kılan bir insandım. Elif hafızdı. Çok fazla bilgisi vardı ve bana hiç bilmediğim şeyleri öğretti. Mevlana, Şems ve Yunus Emre'den bahsetti. Ben, Elif'in beni yönlendirdiği yeni hayata aşık oldum." dedi.

İnsanın sahip olduklarına çok fazla vakit ayırdığına dikkati çeken Öztekin, şöyle devam etti:

"Arabamıza, patronlarımıza, işimize, süsümüze, saçımıza, burnumuza, gözümüze, ayakkabımıza, kemerimize yeteri kadar vakit ayırdık. Biraz da Allah'ın önemsediği ruhumuzu güzelleştirmeye vakit ayırmalıyız. Bu hem zamansız bir dilimde ahirette, gelecekte bize faydalı olacak hem de bu dünyamızı gerçek anlamda güzelleştirecek. Allah'ın varlığını her an günlük hayatında hisseden bir insanın inanın derdi de kederi de kalmıyor. Tebessüm edip 'eyvallah' deyip geçiyorsunuz birçok şeye. Çünkü olan bitenin geçiciliğinin farkında oluyorsunuz."

- "Fesleğen çok beğenildi"

Yazar Öztekin, kendisini yazardan çok gönül, dava adamı ya da seven birisi olarak gördüğünü aktararak, gündem ne olursa olsun bildiği, inandığı şeyleri anlatmaya çalışacağını vurguladı.

Mart ayında Hayykitap tarafından yayımlanan son kitabı Fesleğen'in 100 bin baskı yaptığını ve kısa sürede tükendiğini sözlerine ekleyen genç yazar, "Bu sefer biraz farklı bir tarz oldu. Eyvallah'ta Seyyah, Fesleğen'i nasıl sevdiğini anlatıyordu. Bu sefer kalemi Fesleğen'e verdik ve o anlatıyor. Yeterince duygusal bir anlatımımız varken, Fesleğen'e verince, daha da duygusallaştı işler. Renkler biraz daha canlandı. Kadının bakış açısıyla daha güzelleşti birçok şey. Yeni kitap çok beğenildi ve güzel yorumlar alıyoruz." şeklinde görüşlerini dile getirdi.

Öztekin, Facebook'ta beş, Instagram'da bir milyon, Twitter'da ise 450 bin kadar takipçisi olduğunu sözlerine ekleyerek, "Şu an herhalde kitap yazarı olarak en çok takip edilen kişiyim diye düşünüyorum. Bunun sebebi yazdığımız o süslü betimlemeler değil bir davayı savunduğumuz için. İnsan bu davayı bir kez tattığı zaman vazgeçemiyor." ifadelerine yer verdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT