1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Yabancı gazetecilerin "Likya Yolu'nda Masallar" turu
Yabancı gazetecilerin "Likya Yolu'nda Masallar" turu

Yabancı gazetecilerin "Likya Yolu'nda Masallar" turu

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğünce düzenlenen etkinliğe katılan gazeteciler, üçüncü gün kano gezintisi yapıp, Kekova adasındaki batık şehri ziyaret etti

A+A-

ANTALYA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğünce düzenlenen "Likya Yolu'nda Masallar" turuna katılan yabancı gazeteciler, üçüncü gün kano turu yapıp, Kekova adasındaki batık şehri yakından görme fırsatını elde etti. "Dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri" kabul edilen Likya Yolu'na düzenlenen tura katılan yabancı gazeteciler için üçüncü günde kano gezintisi ve tarihi yerleri ziyaret etkinliği düzenlendi.Geceyi geçirdikleri Üçağız köyündeki pansiyonlarından alınan yabancı gazeteciler, kanolara bindirildi. Kürek çekerek ilerleyen grup, Kekova adasının kıyısına ulaştı. Buradaki batık şehri yakından görme imkanı bulan gazeteciler, daha sonra Kaleköy mevkisindeki bir koya geldi. Burada tarihi kalıntılar manzaralı turkuaz renkli denizde yüzen gazeteciler, kilise ve tersane kalıntıları ile bölgenin doğal güzelliklerini fotoğrafladı. Verilen arada "masal anlatıcısı" Judith Liberman'ın İngilizce olarak anlattığı "Kuyu - Nasrettin Hoca" masalını dinleyen yabancı gazeteciler, turun öğleden sonraki kısmında ise Myra ve St. Nicholas gezisine katılacak. Etkinlik hakkında AA muhabirine bilgi veren arkeolog ve rehber Ümit Işın, Kekova'nın, tarihi olarak Likya'nın en güzel ve önemli bölgelerinden biri olduğunu söyledi. Söz konusu yerin batık şehir ve deniziyle dünyadaki neredeyse tek örnek olduğunu belirten Işın, "Kekova adasındaki kent, balıkçı yerleşimi gibi ama oldukça büyük bir yer. Büyük ihtimalle 7. yüzyılda meydana gelen büyük bir deprem sonrasında karanın çökmesiyle kentin deniz kenarındaki yapıları suyun altında kalmış. Koruma altında olduğu için dalmak yasak. Bundan dolayı suyun altında neler olduğunu tam olarak göremiyoruz. Ancak denizin altının amforalar, testi kırıkları ve mimari elemanlarla dolu olduğunu düşünüyoruz." dedi.
Işın, adaya Hristiyanlık döneminde kiliseler yapılarak yerleşimin devam ettiğine işaret ederek, Kekova'nın çok uygun bir liman olduğu için uzun yıllar kullanıldığını kaydetti.
Işın, "Adaya Orta Çağ boyunca kaleler inşa edilmiş. Liman olarak kullanılmış. Hatta 1980'lere kadar burada bir gümrük kapısı olduğunu biliyoruz. Bugün ise artık turistlerin gözdesi haline geldi." diye konuştu.
Likya Yolu, Türkiye'nin ilk uzun mesafeli yürüyüş yolu olma özelliğini taşıyor. 540 kilometrelik yolu yürümek ortalama 29 gün sürüyor.Tanıtma Genel Müdürlüğünce düzenlenen turla, her yıl yaklaşık 30 bin yürüyüş tutkununun geçtiği Likya Yolu'na, dünya genelinde ilginin artırılması amaçlanıyor. "Likya Yolu'nda Masallar" turuna, 12 ülkeden 16 yabancı gazeteci, "seyahat bloggerı" ile "Instagramer"lar katılıyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT