Boğazını kesip altınlarını çalmıştı: Bilezikleri kolundan nasıl keseceğini kuyumcuya sormuş
16
Kocaeli’de 63 yaşındaki Gülbiter Duman’ı boğazından bıçaklayarak öldüren, bileziklerini ise keserek aldığı iddia edilen sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen sanık, olay günü binaya hoşlandığı kadını görmek için gittiğini, bileziklerin eşine ait olduğunu ve yaklaşık 4 milyon lira borcu bulunduğunu savundu. Kuyumcu ise sanığın bileziklerin nasıl kesileceğini kendisine sorduğunu anlattı.
26
Olay, 27 Şubat'ta saat 17.30 sıralarında Mimar Sinan Mahallesi Çağlayan Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşlı annesine bakan 63 yaşındaki Gülbiter Duman, mutfakta yere yığıldı. Mutfağa giden Biter'in annesi Fatma Dağ (82), kızını yerde kanlar içinde görünce komşulardan yardım istedi.
36
İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, boynu ve kolunda kesikler bulunan Gülbiter Duman'ın hayatını kaybettiği belirledi. Uzman ekipler ile Cumhuriyet Savcısı yaptıkları incelemede kadının kolundaki 3 burma bileziğin olmadığını belirledi. Yapılan incelemelerde zanlı Salih Ç.'nin kuyumcuya giderek kesik bilezik bozdurduğu tespit edildi. Harekete geçen ekipler, hayatını kaybeden kadının komşusu olduğu öğrenilen Salih Ç.'yi gözaltına aldı. Suçlamaları kabul etmeyen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin ikametinde yapılan aramalarda, evde gizlenmiş bir alanda 2 tabanca, 30 fişek, 3 yivsiz tüfek, farklı kalibre, renk ve markalarda toplam 811 av tüfeği fişeği ile 6136 sayılı kanuna muhalefet suçunu oluşturan 1 bıçak ele geçirilerek muhafaza altına alındı.
46
Sanık hakkında hazırlanan iddianamede, kadına karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, konutta silahla yağma suçundan ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis ve adli para cezası talep edildi. Olayla ilgili davanın ilk celsesi Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Salih Ç., tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Suçlamaları kabul etmeyen sanık Salih Ç., "Olay günü binaya gitme sebebim hoşlandığım kadın F. ile görüşmekti. Kendisiyle herhangi bir münasebetimiz yoktu ancak olması için gitmiştim. O gün F. ile görüşemedim. Binanın tek girişi vardır. Bu bina iş yerime yaklaşık 5 kilometre kadar mesafede bulunmaktadır" diye konuştu.
56
Bozdurduğu altının eşine ait olduğunu söyleyen sanık Salih Ç., "Altınları ofiste çekmecemde tutuyordum. Benim ofisime giren çıkan olmaz. Altınlar eşimindi. Altınlar kesik vaziyetteydi, sonradan kesmiştim. Altınları eşimden olaydan bir buçuk, iki sene kadar önce almıştım. Eşim görür ise almasın diye kesik vaziyette tutuyordum. Eşimden altınları iş yerimizi açarken almıştım. Ancak bende duruyordu, hepsini bozmamıştım. Bu süre zarfında herhangi bir şekilde icralık olmadım. Borçlarımı geciktirmemiştim. İş yerimle ilgili hiçbir borcum yoktur. Kredi kartlarımın yaklaşık 4 milyon civarında borcu vardı. Bunlardan vadesi gelen bir tane vardı. Onu zaten o gün ödemiştim" şeklinde konuştu.
Gülbiter'i tanımadığını söyleyen sanık, "Kuyumcuya altınların eşime ait olduğunu söylememek için anneme ait olduğunu söylemiştim. Bu süreçte annemden ve babamdan borç istemiştim. Olaydan bir buçuk ay kadar önce babamdan 25 gram ve 35 gram kadar altın almıştım. 25 gram için bilezik bozmak istemedim. Bu nedenle babamdan istedim. Olay günü ise bankaya 200 bin lira ödeme yapacağımı söz vermiştim. Bu nedenle o gün altınları bozmak zorunda kaldım. Bu durum maktulün öldürülme tarihine denk gelmiş olabilir. Ancak maktulden ben altını almadım ve kendisini ben öldürmedim. Maktulde altın olduğuna dair daha öncesine dair bilgim de yoktu" ifadelerini kullandı.
66
Tanık olarak dinlenen kuyumcu Y.D., "Sanık olay günü annesinin bileziği getireceğini ancak ne kadar gram olduğunu bilmediğini söyledi. Hatta bileziği çıkartamadığını ifade etti. Ben de kendisine keserek çıkartabileceğini, kendisinin bir inşaat mühendisi olduğunu bildiğimiz için 'Mühendissin, nasıl keseceğini bilirsin, yan kesiciyle kesilebilir' şeklinde söyledim. O an kesik olduğunu söylemedi. Altın toplam 150 gramdı, parasını verdik. 35 gram da külçe altın verdik. 300-400 bin TL kadar da para vermiştik. Kalanını da bir gün sonra verdik. Bir kısmını da hesabına havale etmiştik. Gelen altında herhangi bir kan izi yoktu. Altının kalın olması ve üçlü burma şeklinde olması sebebiyle zor kesilen bir türdü. Sanıkta herhangi bir panik hali yoktu. Sadece acil paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Kendisi o gün geldiğinde, ticaret yaptığı firmalarda ödeme alamadığını, kredi sicilinin bozulmaması nedeniyle acil paraya yatırması gerektiğini söyledi" şeklinde konuştu.
Tanık olarak dinlenen sanığın babası S.Ç., "Oğlum şirket kurduktan sonra son günlerinde bana vergi temiz kağıdı alacağını söylemişti. Ona istinaden 25 gram altın vermiştim. İkincisinde 35 gram altın daha kendisine vermiştim. Daha öncesinde mali durumu iyiydi. Son kez geldiğimde ise benim de param yoktu, veremedim. Bu olaydan bir ay önce yine bana, 'Ne kadar paran varsa ver' diyerek benden para istedi. Çalıştığı yerden parasını alamamış, sıkışmış. Oğlumda altın yoktu ancak eşinde vardı. Salih annesinden altın istemedi. Eşimden herhangi para veya altın yoktur" ifadelerini kullandı.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.