Bülent Arınç'tan iktidarı kızdıracak sözler!
AKP’nin kurucularından ve TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen cemaate yönelik operasyonlarla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Arınç, X hesabından yaptığı paylaşımda soruşturma sürecindeki uygulamalara ve sosyal medyada oluşan yargılama ortamına tepki gösterdi. Masumiyet karinesinin göz ardı edildiğini belirten Arınç, soruşturmalarda adı geçen kişilerin sosyal medya üzerinden geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde damgalandığını ifade etti.
Söz konusu oluşumu uzun yıllardır tanıdığını dile getiren Arınç, geçmişte bu yapının Kur’an hizmetleriyle ilgilenen kişilerden oluştuğunu söyledi. Arınç, soruşturmada isimleri geçen bazı kişilerin son derece temiz ve düzgün insanlar olduğunu belirterek, yalnızca soruşturma kapsamında adlarının geçmesinin dahi kendisi açısından sakıncalı olduğunu vurguladı.
Arınç açıklamasında, soruşturmanın gizliliği ve kişilerin suçluluğu kesinleşmeden kamuoyunda hedef haline getirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Arınç'ın açıklamalarından öne çıkan satırlar şöyle:
'MAALESEF SOSYAL MEDYADA KİŞİLER İNFAZ EDİLİYOR'
Halk arasında Süleymancılar olarak bilinen Süleymanlılar Cemaati ile ilgili olduğu söylenen soruşturma hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Soruşturma evresinde Ceza Muhakemesi Kanunu kurallarına çok açık aykırılıklar var. Bu aykırılıklar neticesinde de masumiyet karinesi ortadan kalkmış gözükmekte. Bildiğiniz gibi soruşturmanın gizliliği esastır. Bu süreç neticesinde maalesef sosyal medyada kişiler infaz edilmektedir.
Soruşturma o kadar özensiz devam ediyor ki insanlar geri dönülemez şekilde damgalanıyor. Maalesef iş fethikabir yapmaya kadar geldi. Fethikabir yapılmasının ardından ne hukuk ne de adli tıp konusunda hiçbir bilgisi olmayan insanlar yeni suçlular bulmaya çalışıyorlar.
'BU CEMAATLE DOSTANE İLİŞKİLERİM OLDU'
Ben bu oluşumu eskiden beri tanırım. Kemal Kaçar'la Hukuk Fakültesinde okuduğum yıllarda tanışmışlığım da oldu. Fakat cemaat mensubu olmadım. Bunların Silistreli Süleyman Hilmi Tunahan liderliğinde, Kur'an okumanın ve öğretmenin yasak olduğu dönemlerden başlayarak Türkiye'de Kur'an kursları adıyla Kur'an eğitimi ve öğretimi yaptırdığını biliyorum ve onlara inanıyorum. Bulunduğum şehirlerin hepsinde ve gittiğim her yerde onlarla dostane ilişkiler içinde oldum. Çünkü onlar, hakikaten Kur'an hizmetkârı birer insandılar. "
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.