Dezenformasyon ve Mezenformasyonlara karşı, sosyal medya düzenlemesi şart!
Dünyada internet kullanımını ortaya koyan ‘Dijital 2021 Raporu’na göre Türkiye’deki sosyal medya kullanıcısı sayısı sadece son bir yılda 6 milyon artarak 60 milyona ulaştı. Bu rakam, Türkiye’nin toplam nüfusunun yaklaşık yüzde 70’inin sosyal medya kullanıcısı olduğu anlamına geliyor. Türkiye’de bir kişinin günde sosyal medyada geçirdiği ortalama süre 2 saat 57 dakika olarak bulundu. Sosyal medyada yanlış ve doğruluğu olmayan ve bilinçli bir şekilde paylaşılan bilgiye “dezenformasyon”, yanlış bilginin farkında olunmadan paylaşılmasına ve yayılmasına da “mezenformasyon” deniliyor. Sosyal medya kullanım seviyesi oldukça yüksek. Peki sosyal medya doğru kullanılıyor mu?
MEDYA OKURYAZALIĞI ARAŞTIRMA VE ANLAMA BECERİLERİNE KATKI SAĞLIYOR
Sosyal medya kullanımı konusunda bilinçli miyiz? Konu ile ilgili soruları cevaplamak üzere Pusula gazetesine konuşan Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Fatma Betül Aydın Varol, sosyal medyayı doğru bir şekilde kullanamadığımızı, medya okuryazarlığı derslerinin zorunlu olması gerektiğini söyledi. Medya okuryazarlığının öneminin uzun uzun anlatabileceğini belirten Varol, “Medya okuryazarlığının önemini özetlemek gerekirse okuryazarlığı gündelik yaşamda farklı formatlarda karşılaştığımız medya mesajlarına yönelik farkındalığı arttırmayı amaçlar. Bireyler, eleştirel düşünmenin yanı sıra yaratıcı bir biçimde problemleri de çözebilmelidir. Bu bağlamda dünyada medya okuryazarlığı eğitimi de bir bireyin hem ifade özgürlüğü hem de bilgi edinme hakkı bakımından sahip olduğu temel haklarından birisidir ve demokrasinin tesisi ve sürekliliği açısından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle alanın uzmanları, medya okuryazarlığı eğitiminin erken yaşlardan itibaren başlaması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Medya okuryazarlığı bireylerin siyasal açıdan karar verebilmeleri noktasında da araştırma ve anlama becerilerine de faydalı olmaktadır. Medya mesaj ve simgelerinin doğru olarak yorumlanmasını sağlayan medya okuryazarlığı bireylerin bilgiye nasıl ulaşacaklarını gösterir ve farklı bakış açılarını yansıttığı için de çok büyük öneme sahiptir” diye konuştu.
MEDYA OKURYAZARLIĞININ ZORUNLU OLMASI GEREKİYOR
Türkiye’de medya okuryazarlığının Batı toplumlarına göre oldukça yeni bir konu olduğunu dile getiren Varol, “İlköğretimlerde seçmeli ders olarak okutuluyor. Aslında zorunlu olması gerekiyor. Sadece 8. sınıfta değil, lise döneminde de bu dersin alınması gerekiyor. Hatta günümüzde gençlerin çok iç içe olduğu sosyal medya ve tabi ki bu bağlamda dijital medyayı düşündüğümüzde dijital okuryazarlığın da ders olarak okutulması gerekiyor. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, farklı kurum ve kuruluşların yanı sıra STK’ların da bunun teşvik edilip yaygınlaştırılmasında öncü olmaları yerinde olacaktır” şeklinde konuştu.
DÜNYANIN EN FAZLA TV İZLEYEN ÜLKELERİNDEN BİRİSİYİZ
Günümüzde sosyal medyanın gündelik yaşamımızın adeta bir parçası haline geldiğini ifade eden Varol, Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sosyal medya kullanımı oldukça yaygın. Ne var ki sosyal medyayı doğru bir şekilde kullanamıyoruz. Hatta geleneksel medya ile birlikte baktığımızda da tablo değişmiyor. Dünyanın en fazla televizyon izleyen ülkelerinden birisiyiz. Televizyonu toplumsallaşma veya bilgi edinmeden ziyade eğlence amacıyla kullanıyoruz. Bu mantık, toplumun sosyal medyayı kullanma biçimlerine de yansıyor” dedi.
FENOMEN OLMAYA ÇALIŞAN İNSANLAR BU UĞURDA ÖLEBİLİR
Fatma Betül Aydın Varol, sosyal medyanın aslında bir bıçağa benzetebileceğini belirterek “Bir bıçağın yanlış kullanıldığında, bir katilin elinde hayat söndürdüğü gibi doğru kullanıldığında da mesela bir doktorun elinde neşter olduğunda da bıçak hayat kurtarır. Sosyal medya da doğru kullanıldığı zaman bilgi edinme, mesajlarını interaktif bir şekilde diğer bireylere iletme, kamuoyu oluşturma, sosyalleşme gibi görevlerini yerine getirir. Fakat yanlış bir kullanım bireylerin özel hayatlarını altüst edebilir, bireyleri toplum içine çıkamaz hale getirip intihara bile sürükleyebilir. Ya da trend bir ifadeyle “fenomen” olmaya çalışan insanlar bu uğurda ölebilir. Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde genç bir kız sosyal medya için video çekerken çatıdan düşüp ölmüştü. Bu tarz kazalara da neden oluyor. Hatta bu nedenle Hindistan’ın Mumbai kentinde 2016 yılında çok fazla insan öldüğü için selfie çekmek yasaklanmıştı” şeklinde konuştu.
ÖZELLİKLE DEZENFORMASYONLARA SIKÇA RASTLIYORUZ
Türkiye’de özellikle afet gibi olağanüstü zamanlarda yalan haberlerin çok sık rastlanılmaya başlandığını vurgulayan Varol, “Maalesef olağanüstü zamanlarda mezenformasyon ve özellikle dezenformasyonlara sıkça rastlıyoruz. Başka coğrafyalarda meydana gelen olayların fotoğraflarını sanki buradaymış gibi paylaşanlar, can kaybı olan olaylarda ölü sayılarının çok fazla olduğunu iddia edenler gibi toplumda bu olağanüstü dönemlerde zaten var olan panik havasını daha da körüklemeye çalışanlara sıkça rastlıyoruz. Bu tarz yalan ve yanlış haberler özellikle sosyal medyada sıkça yer alıyor. Dolayısıyla gördüğümüz bir haberin önce kaynağına bakmak ve daha sonra farklı haber mecralarından bu haberin doğruluğunu teyit etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ KESİNLİKLE ŞART!
Varol, sosyal medyanın yalan haberlerin dolaşıma girip dağıtılmasında en etkili mecraların başında geldiğinin altını çizerek, “Kaynağı belli olmayan sahte (fake) bir hesabın ortaya attığı bir mesaj bile ülke gündemini değiştirebiliyor. Hatırlarsanız geçen aylarda Ecem Güçlük olayı yaşanmıştı. Bu isimdeki sosyal medya kullanıcısı dört kişi tarafından tecavüze uğradığını ve faillerin serbest kaldığını iddia etmişti. Daha sonra İletişim Başkanı Fahrettin Altun da böyle isimde biri olmadığını, olayın ve hesabın gerçek olmadığını açıklamıştı. Bu ve buna benzer olaylar bize gösteriyor ki sosyal medya düzenlemesi kesinlikle şart! Halkı kin ve nefrete sevk eden, hakaret eden, yanlış beyanatta bulunan, kişilik haklarına saldırıda bulunan herkese birtakım müeyyidelerin uygulanması gerekiyor. Avrupa’daki bazı ülkelerde sosyal medya düzenlemeleri var. Hükümet de sosyal medyaya yönelik bazı düzenlemeler getirmeyi planlıyor. Umarım bu düzenlemeler en kısa zamanda gerçekleştirilir” diyerek sözlerine son verdi. (PUSULA)
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.