Epstein Dosyası: Pedofiliyi “Sapıklık” Diye Geçiştirmek Toplumsal Bir Körlüktür
Jeffrey Epstein dosyası, yalnızca tek bir failin karanlığına değil; gücün, sessizliğin ve sistematik ihmallerin çocuk istismarıyla nasıl iç içe geçtiğine dair ürkütücü bir aynaya bakmamızı zorunlu kılıyor. Bu dosyayı “sapık bir adamın suçu” diye daraltmak, hem psikolojik hem pedagojik hem de toplumsal açıdan büyük bir hatadır. Çünkü pedofili, bireysel bir bozukluk olmanın ötesinde, koruyucu sistemler çöktüğünde filizlenen bir şiddet biçimidir.
Pedofili: Klinik Bir Etiket Değil, Yapısal Bir Alarm
Pedofili, psikiyatrik sınıflandırmalarda tanımlı bir parafili olsa da, pratikte gizlenerek, normalize edilerek ve korunarak var olur. Epstein vakasında gördüğümüz şey; paranın, statünün ve bağlantıların suçu görünmez kılma gücüdür. Travma literatürü bize şunu söyler: İstismar çoğu zaman güven ilişkisi içinde gerçekleşir. Güç dengesizliği ne kadar derinse, çocuğun “hayır” deme ve anlatma kapasitesi o kadar bastırılır.
Çocuğun Psikolojisinde Açılan Yaralar
İstismar, çocuğun yalnızca bedenine değil; benlik algısına, sınır duygusuna ve güven dünyasına saldırıdır. Klinik gözlemler ve araştırmalar; istismara maruz kalan çocuklarda dissosiyasyon, yoğun suçluluk ve utanç, bağlanma sorunları, ilerleyen yaşlarda depresyon ve TSSB riskinin belirgin biçimde arttığını gösterir. Epstein dosyasında yıllar sonra konuşabilen mağdurların ortak noktası şudur: Geç konuşmak iyileşmeyi geciktirir; ama konuşmak yine de iyileştirir.
Toplum Neden Susar?
Toplumsal suskunluk, pedofiliyi besleyen en güçlü faktördür. “Aile mahremiyeti”, “yanlış anlaşılır”, “itibar zedelenir” gibi gerekçeler; çocukların korunması gereken alanlarını sessizlikle örer. Oysa pedagojik açıdan susmak, çocuğa verilen en yıkıcı mesajdır: “Seni korumayacağım.”
Pedagojik Sorumluluk: Erken, Açık ve Güvenli Eğitim
Pedagoji, yalnızca akademik başarıyı değil, bedensel ve duygusal güvenliği de kapsar. Çocuklara yaşına uygun biçimde “beden sınırları”, “gizli–gizli olmayan dokunuş”, “hayır deme” ve “güvenli yetişkin” kavramları öğretilmelidir. Bu, masumiyeti bozmak değil; masumiyeti korumaktır. Eğitim kurumları ve aileler için net protokoller, şeffaf bildirim mekanizmaları ve düzenli psikoeğitim şarttır.
Hukuk ve Medya: Caydırıcılık mı, Görünmezlik mi?
Epstein vakası, hukuki süreçlerin geciktiğinde nasıl caydırıcılığını yitirdiğini acı biçimde gösterdi. Medya ise ya sansasyonla yüzeyselleştirdi ya da güç odakları karşısında geri çekildi. Oysa etik medya, mağduru korur; faili ve sistemi görünür kılar.
Son Söz: Bu Dosya Kapanmadı
Epstein dosyası kapandı denebilir; ama pedofili kapanmadı. Psikolog olarak çağrım nettir: Bu mesele ahlaki paniklerle değil, bilimsel, pedagojik ve hukuki kararlılıkla ele alınmalıdır. Çocukların güvenliği; ailelerin, okulların, medyanın ve yargının ortak ve ertelenemez sorumluluğudur. Susmak taraf olmaktır. Çocuklardan yana taraf olma zamanı, şimdi.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.