Her Yerde Adalet Platformu Genel Başkanı Avukat Özkan Öztürk: Kafanıza göre kira artışı yapamazsınız!

Her Yerde Adalet Platformu Genel  Başkanı Avukat Özkan Öztürk: Kafanıza göre kira  artışı yapamazsınız!
Her Yerde Adalet Platformu Genel Başkanı Avukat Özkan Öztürk, “Her iki taraf kira sözleşmesinde tüfe oranının üzerinde kira zammını kabul etse bile sözleşme geçersiz sayılır. Türkiye Cumhuriyeti anayasal bir hukuk devletidir" dedi.

Kira sözleşmelerinde geçerli zam oranının TÜFE’nin 12 aylık ortalaması olduğunu ifade eden Her Yerde Adalet Platformu Genel Başkanı Avukat Özkan Öztürk, “Her iki taraf kira sözleşmesinde tüfe oranının üzerinde kira zammını kabul etse bile sözleşme geçersiz sayılır. Türkiye Cumhuriyeti anayasal bir hukuk devletidir. Kafanıza göre kira artışı yapamazsınız” dedi.

Son dönemde artan konut fiyatları kiralara da yansıdı. Özellikle kiracılar ile ev sahipleri arasında çıkan anlaşmazlıklarda bir çok sorunu beraberinde getiriyor. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Her Yerde Adalet Platformu Genel Başkanı Avukat Özkan Öztürk, kiracı ve ev sahiplerinin arasındaki anlaşmazlıkların kanunlardaki yerini gazetemize değerlendirdi. Kira sözleşmelerinde geçerli zam oranının TÜFE’nin 12 aylık ortalaması olduğunu ifade eden Av. Öztürk, “1 Ocak 2019 tarihli 30659 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Vergi Kanunları ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun ile kira sözleşmelerinde yapılacak artış oranı, akdin yapıldığı tarih dikkate alarak 5 yıl süreyle TÜFE artış oranı ile ilgili bir sınırlama getirdi. Yani ev sahibi en fazla, 12 aylık TÜFE oranı ne kadar ise o kadar kiraya zam yapabilir. Bu da Borçlar Kanunu’nun 344. Maddesi’ne ilave edildi. Taşınmaz kira sözleşmelerinde kira artış oranı 12 aylık TÜFE ortalamasıdır. Bunun dışında belirlenecek bir kira artış oranı kanuna açıkça aykırıdır. Her iki taraf kira sözleşmesinde TÜFE oranının üzerinde kira zammını kabul etse bile geçersiz sayılır. Birçok mülk sahibi bu söylediğimiz yasal düzenlemelerden bir haber. Şimdi buradan çıkarak mülk sahiplerine şunu söylüyoruz: “Türkiye Cumhuriyeti Anayasal bir hukuk devletidir. Kafanıza göre kira artışı yapamazsınız. Ayrıca 13 Eylül 2018 tarihinden itibaren Türk Borçlar Kanunu’nda bir değişiklik oldu. Döviz karşılığı kira sözleşmesi yasaklandı. Türkiye’de yerleşik kişiler gayri menkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme hükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak bir para olarak kararlaştırılamaz. Bütün sözleşmeler Türk Lirası üzerinden gerçekleştirilebilir. Kim ki dövize endeksli kira sözleşmesi yapmışsa geçersiz. ” dedi.

‘SÖZLEŞME İLE TARAFLAR BAĞLI’

Mülk sahiplerinin konut sayılarını ve enflasyonu mazeret göstererek kiracıları tahliye etme noktasında icra takipleri başlattıklarını, ihtarlar çektiklerini söyleyen Av. Öztürk, “Kira tespit davaları açıyorlar. Eğer kiraya verilen mülk 1 Ocak 2019 tarihinden sonra kiraya verilmişse 5 yıl boyunca kira tespit davası açılamaz. Açarsa davayı kaybeder, birde karşı tarafın vekalet ücretini ve yargılama masraflarını öder. Eğer bir dava açılacaksa 5 yılın bitiminden itibaren kira tespit davaları açılabilir. Mülk sahipleri tapuyu devrederek kanuna karşı Hile-i şeriyye yolunu kullanıyor. Yani tapuları devrediyor sanki yeni mülk sahibinin ihtiyacı varmış gibi bir takım kiracılara ihtarlar çekerek tahliye etme yollarına gidiyorlar. Her ne kadar mülk devredilse bile kiracının eski mülk sahibi ile yapmış olduğu kira sözleşmesi aynen geçerlidir. Yeni ev sahibi gene istediği gibi zam yapamaz. Ancak burada da yeni ev sahibi kendisinin ihtiyacı olduğunu dile getiriyor. İhtiyaç sebebiyle kendisinin, eşinin yada oğlumu, kızımı evlendireceğim, tayini çıktı evi boşalt talebinde de kiracının hakları var. Bu şekilde dahi olsa kiracıyı istediğiniz şekilde ve zamanda çıkartamazsınız. Sözleşme ile taraflar bağlı. Böyle bir ihtiyaç olmamasına rağmen yalan yanlış gerekçelerle adeta yalan söyleyerek davalar açılmakta. Bunun hem Ceza Kanunu’nda suçtur. Resmi rakamlar önünde yalan beyanda bulunmak suçunu işlemiş olur. Kiracı suç duyurusunda bulunursa ev sahibinin hakkında takibat başlatılır. Özel Hukuk’ta da tazminata mahkum edilir” diye konuştu.

‘BOŞ TAAHHÜTNAME İMZALAMAYIN’

Kiracıların kesinlikle boş tahliye taahhütnamelerine imza atmaması gerektiğini söyleyen Av. Öztürk şu şekilde konuştu: “Mülkleri kiralarken mülk sahipleri yada temsilcileri aracılığıyla boş tahliye taahhütnameleri ile imza altına alınıyor. İmza atacaklarsa da mutlaka doldursunlar. Bir tarih atsınlar. Kira sözleşmesi bittiği anda ise bu sözleşme 10 yılı aşkın bir süredir devam eden bir sözleşme ise 3 ay önceden kiracı oturmak istiyorsa ev sahibine, ev sahibi kiracıyı çıkarmak istiyorsa kiracıya ihtarla bildirim yapmak zorunda. Bildirim yapmazsa yıllık bazda 1’er yıl otomatik yenilenir. Peki sözleşme 10 yıllık değil de 1 yıllıksa bu 3 aylık süre 15 güne düşer. Kira sözleşmesinde kira artış oranı yoksa kira dönemi gelmeden önce kiralayanın Türk Borçlar Kanunu’nun 345. Maddesine göre en az 30 gün önceden artış iradesinin kiracıya bildirmesi gerekiyor. Eğer bunu yapmazsa ve ev sahibi tespit davası açarsa çıkacak sonuç bir sonraki yılda geçerli olur.” (Mehmet Günnar)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.