İmam Hatipliler Hak Yolunun Yolcuları: 90 Mehmet Cinkara

İmam Hatipliler Hak Yolunun Yolcuları: 90 Mehmet Cinkara

“İmam Hatipliler Hak Yolunun Yolcuları” adlı yazı dizimizin bugünkü bölümünde, Konya İmam Hatip Okulunun ilk mezunlarından, okulun 90 nolu öğrencisi, Mehmet Cinkara’nın İmam Hatip Okullarına bakışını ve o yıllara ait hatıralarını sizlerle paylaşıyoruz.

“İmam Hatipliler Hak Yolunun Yolcuları” adlı yazı dizimizin bugünkü bölümünde Konya İmam Hatip Okulunun ilk mezunlarından, okulun 90 nolu öğrencisi, yokluğun ve imkansızlığın hüküm sürdüğü bir dönemde, bir öğrencinin elinden ancak Hacıveyiszade gibi Hocaların tuttuğu o zor şartlarda okumayı başarabilen, Kırkağaç, Polatlı, Düzce ve Yalova Müftülüğü yapan Mehmet Cinkara’nın İmam Hatip Okullarına bakışını ve o yıllara ait hatıralarını sizlerle paylaşıyoruz.

*****

1934 doğumluyum. Bizim evde annem okuma-yazma bilmezdi. Babam marangozdu. Gençliğinde seyyar olarak köylere gider oralarda çalışır, köyden döndükten sonra evimizin ihtiyaçlarını karşılardı. Yaşı ilerlediği için sanatında çalışmadı. Avukat Fuat Anadolu’nun bahçesinde bahçıvanlık işleriyle meşgul oldu. Ablamın evi Uluırmak Saka mahallesindeydi. Eniştem Mevlüt Acaryürür’de iyi bir insandı. Beni Uluırmak İlkokuluna verdi. Okul Müdürü Namık Ayas, sınıf Öğretmenimde Ağazade Osman Koçbeker’di. Bütün çocuklara namazlık surelerini okuturdu. Kız öğrencilere de Kur’anı Kerim okutuyordu. Cuma günleri birkaç arkadaşla birlikte Uluırmak Burhaniye camisine Cuma namazı kılmaya giderdik..

4.jpg

İlkokul 4.cü sınıfta yine birkaç arkadaşla birlikte Toptancı Sebze Halinin yakınında ki Taşhana giderdik. Burada, Konya’nın Çukurçimen Tahtalı May köyünden olup Kur’an kursuna giden öğrencilere Hocam Osman Koçbeker Ulumu Diniye dersi veriyordu. Hafızlığa çalışan bu öğrenciler yazı yazmayı bilmiyordu. Onların defterlerine hocamın söylediği dini bilgileri yazıyorduk.

1944-45 yılında Uluırmak İlkokulundan mezun oldum. Abdürreşit köyünde oturuyorduk. Rahmetli babam hesap işlerini iyi öğrensin diye beni Abdürreşit İlokuluna gönderdi. İlkokul binası yoktu. Köy 4 mahalleden teşekkül ediyordu. Yukarı, aşağı ve orta mahallede ki öğretmen, İvriz Köy Enstitüsü mezun olmuş Eğitmen Hatem Kırmızıgül’dü. Matematik dersini çok severdik. Derslein çoğu Matematik yapmakla geçerdi.

Bir gün dersten teneffüse çıkmıştık Hocam Ağazade Osman Koçbeker yaylı arabayla köye geldi. Hemen Hocam hoş geldiniz diye vardım elini öptüm. Hocamı Okul Müdürü Namık Ayas şikayet etmiş Onu Okuldan uzaklaştırmışlar. O da Konya Belediyesine girmiş, Su Müfettişi olmuş.

1.jpg

Bana Karaoğlan dedi ne yapıyorsun. Babam matematiği kuvvetlendirsin diye okula gönderiyor dedim. Sonrada beni sanata verecek. Babanı çağır dedi. Babamı çağırdım. Hasan Usta dedi, bu karaoğlanı Kuran kursuna verelim Hafız olsun dedi. Babamda ben sanata vereceğim dedi. Hocam da sen bırak sanatını, diplomasını alsın gelsin Kuran kursuna verelim dedi.

Ben o zaman Kuran okumasını bilmiyorum. Annemle birlikte İlkokul diplomasını aldım. Hocamın evine gittik. Hocam beni Asmalı Mescitte İmamlık yapan Konya Kapı Camiininde İmam Hatibi Abdürrahim Ongun Hocaya verdi. Hocam bu çocuğu yetiştireceksin dedi. Ayrıca Kapı Camiinde mukabele okuyan Şeyh Sadrettin Konevi Camii İmamı olan Mustafa Hocaya bu çocuğa Kuranı Kerim öğreteceksin dedi.

Altın Çeşme mahallesinde Kuran Kursu açıldı. Postalcızade H. Abdürrahim Ongun Hocamda buraya Müdür oldu. Mustafa Derbentli ve Hocam Osman Koçbeker onun yardımcısı olarak çalışmaya başladılar. Bu kursta Hafız oldum. Sekiz arkadaşla birlikte 1949 yılında Hafızlık merasimimiz yapıldı.

*****

Hafızlığı bitirdikten sonra 1950 yılında Tahir Büyükkörükçü’den ve Mustafa Derbentliden Arapça dersleri aldım.

O günlerde bu tarz faaliyetler yasaklandığı için Hocalar takip altındaydı. Tahir Büyükörükçüde 17 arkadaş okuyorduk. Hoca tatbikat yaptırıyordu Arapçayı anlıyorduk. Hocam, çocuklar dedi beni sormuşlar, yakında buraya da gelirler dedi. Dün gazetede Karaman’da Arapça okurken suçüstü yakalandılar diye bir haber vardı. Birkaç gün ara verelim dedi. Ben size İslam’ın Anayasasını öğretiyorum amma suç kabul ediyorlar. Huzur vermiyorlar, birkaç gün tatil edelim ne dersiniz deyince biz de siz bilirsiniz dedik. Çok geçmedi Sivil Polisler geldi. Hocayla beraber ben Arapça kitaplarını kucağımıza aldık. Bizi Hükümet Konağının altındaki Polis karakoluna Jip’le götürdüler. Diğer arkadaşlar yayan geldiler. Öğlen ezanları okundu. Tahir Hocam namaz seccadesi istedi. Hocam namazını kıldı. Hocamı sevenler Karakola geldiler. Çocuklar açsanız pide söyleyelim dediler. Hocamın Vaizlik vesikasını aldılar, üç ay kadar vaaz ettirmediler. Hocamız bir daha ders okutmaya başlamadı.

*****

2.jpg

1951 yılında Konya’nın Küllükbaşı Semtinde İmam Hatip Okulu açıldı. Babama ben bu okula gitmek istiyorum dedim. Babam mani olmadı. Okumak istiyorsan oku dedi. Yaş tashihi yaptırmak suretiyle okula kaydımı yaptırdım. Kendi köyüm olan Abdürreşit (Yaylapınar)köyü Orta Mahallede de senelik 240 liraya İmamlık yapıyordum. Konya Müftülüğümde müezzin kayyımlık için imtihan açıldı. Babam cemaat seni Ramazan için tuttu. Ayıp olur. Onları yüz üstü bırakma dediyse de, babamı dinlemedim. İmtihana girdim. Sahip Ata Camiine müezzin olarak tayin edildim. Hem görevime devam ettim, hem de öğrenciliğe.

1957-58 döneminde mezun oldum. 1959 yılında Aymanas semtinde Kaşıkçı Camiine İmam Hatip tayin edildim. Eski At pazarında yazıhanesi bulunan Sanayiciler Yapı Kooperatifinin de işe başladım. Hem İmamlık yapıyordum, hem de burada çalışıyordum. Ayrıca Otomotor Tamircileri Derneğinin işlerine de baktım.

1959 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü açıldı. Mezun arkadaşlarım o okula gitmişlerdi. Ben ise fakir ailenin çocuğuydum. İstanbul’a gidemedim. 1959 yılında evlendim. Babamı da 1955 yılında kaybetmiştim.

Yedek Subaylık hakkımızın kalkacağına dair haberler vardı. Askerlik görevimi yapmaya karar verdim. Talebeliğimden dolayı askerliğim tecilliydi.

Arkadaşlarım Konya’da bulunan 2.Ordu Komutanına çıkmışlar. Karatay Askerlik Şubesinden askere sevk edildim. Beni Ankara Piyade Yedek Subay okuluna gönderdiler. Evraklarımı verdim. Mülakata çağırdılar 1959 yılının 12 Temmuz’unda isimler okunmaya başladı. Beni Tank Yedek Subay Okuluna ayırmışlar. Altı ay orada kurs gördükten sonra iyi dereceyle mezun oldum. Kurada Tank Asteğmen olarak Gaziantep İslahiye’deki 5.Zırhlı Tugay Keşif Bölüğüne tayin edildim. 27 Mayısta askerdeydim. Askerden dönünce Konya Müftülüğüne başvurdum. 1961 yılında Tahtalı Camiine tayin edildim. Bu camide çalışırken Caminin civarında ki yolların asfaltlanması için yapılan çalışmalara katıldım. Caminin yolları ve çevresi asfalt oldu.

*****

5.jpg

Konya Yüksek İslam Enstitüsünün ilk mezunlarındandım. 1967 yılında Din Eğitimi Genel Müdürü İsmet Parmaksızoğlu’na Öğretmenlik için müracaat ettim. Genel Müdür bana ve benim durumumda olanlara Öğretmenlik görevi vermedi.

Devlet Bakanı Mehmet Altınsoy ve Başbakan Suat Hayri Ürgüplü zamanında 633 sayılı Diyanet İşleri Teşkilatı Kanunu çıktı. Kuran kursunda hafızlık yapanların üç yılına bir terfi hakkı, hafızlıktan da bir terfi hakkı verildi.

Aynı yıl Diyanet İşleri Başkanlığına müracaat ettim. Manisa Kırkağaç Müftülüğüne tayin edildim.

Kırkağaç’ta Belediye Başkanı Orhan Davut, İl Genel Meclis Üyesi Kazım Kayadipli’yle birlikte İmam Hatip Okulu yaptırmak üzere bir müteşebbis heyet oluşturduk. Bu heyetin Başkanı Kazım Kayadipli, ikinci Başkanı da ben oldum. Derneğin Tüzüğünü hazırladım. Mahalli Gazetede ilan ettik. Kırkağaç’ta yaklaşık on ay kadar görev yaptım.

Kırkağaç’tan sonra Polatlı Müftülüğüne atandım. Polatlı’da Polatlı Topçu Okuluna giden İlahiyatçı Yedek Subay adayları İmam hatip Okulu Yaptırma Derneği kurmuşlardı. O derneğe sahip çıktım. Polatlı bölgenin tahıl ambarıydı. 90 köyü, iki nahiyesi vardı. Köylerden motorlarla buğday topladım. Kurban Bayramlarında kurban derilerini İmam Hatip Okulu için toplattım. Müftü, Müftülük dairesini kurban derisi toplama merkezine çevirdi dediler. Basın hakkımda devamlı yazılar neşretti. Polatlı’da üç sene kaldım.

Konya’ya gelmiştim. Bizim okul mezunu Ahmet Arıkan ve Mehmet Aydoğan’la karşılaştım. Konya’da vazife alamıyoruz Polatlı’da İmam Hatip olarak vazife almamız mümkün mü diye sordular. Mehmet Aydoğan’ı Polatlı merkez camiine, Ahmet Arıkan’ı da Müftülük memurluğuna aldım.

1970 yılında Polatlı İmam Hatip Okulunun temeli atıldı. Temel Atma merasiminde Ankara Belediyesi Bandosu geldi. Diyanet İşleri Başkanı Gümüşhaneli Lütfü Doğan temel atma töreninde hazır bulundu.

Okul Polatlı’nın girişinde İstiklal Mahallesi hudutları içindeydi. Polatlı Belediye Başkanı Kadir Özalp 12 dönüm arsa verdi. Topçu Okul Komutanı Tuğgeneral Cemil Cebe hafriyat için Topçu Okulunun dozerini verdi.

1971 yılının Kasım ayında Düzce Müftülüğüne tayinim çıktı. Kasım ayının ortalarına doğru Polatlı’dan ayrıldım.

Düzce’ye geldim. Düzce’nin 210 köyü, 4 bucağı vardı. Gölyaka, Kaynaşlı, Konuralp ve Gümüşova. Köylerinin ekseriyeti Almanya’da çalışıyordu.

Düzce’ye Müftülük Sitesi kazandırmaya çalıştım. Müftülüğe araç kazandırdım. O dönemde Bayram Başpınar Konya İmam Hatip Okulu Müdürü, Ahmet Baltacı Eskişehir Müftüsüydü. Mehmet Ulucan’da Konya Müftüsüydü. Düzce de, 23.11.1971-08.08.1973 arasında görev yaptım.

*****

1973 yılıydı. Okul arkadaşım Bayram Başpınar’la birlikte Diyanet işleri Başkanlığına uğramıştık, Yalova Müftülüğüne tayinim çıktığını öğrendim. Düzce Müftülüğünden ayrıldım, Yalova Müftüsü olarak göreve başladım.

İstanbul Adalar Müftüsü Halil Günaydın misafirimdi. Milli Eğitim Bakanı Ali Naili Erdem, Yedi İdari Bölümü bulunan 5 derslikli bir İmam Hatip Okulu açacağız diye emir göndermiş. İlçe Milli Eğitim Müdürünü aradım. Evet dedi böyle bir emir geldi. Biz böyle bir yerimiz yoktur diye cevap verdik. Siz dedim o yazının bir suretini çıkartıp bana gönderin. Ardından da Yalova’nın ileri gelenleriyle bir toplantı yaptım. Toplantıya Bursa İmam Hatip Lisesi Müdürü Halil Hayıt’ı da çağırdım. Toplantıda Yaşar Okuyan’ın dayısı Turan Koçal’da vardı. Toplantıda bulunanlardan biri, Yaşar Okuyanın annesi Hacı Sabriye Hanım’ın Esentepe semtinde evi var boş duruyor. Yalova İmam Hatip Okulunu açacaksanız oraya açın dedi. Turan Koçal’a söyledim kardeşimle görüşmem lazım onun muvafakatını almadan söz veremem dedi.

Yalova Merkez Camiinde okul arkadaşım olan Hayrettin Karaman’a, İmam Hatip Okulu hakkında bir konuşma yaptırdım.

Göçmen Mahallesi camiinin bahçesi genişti, oraya açabiliriz dedim. Mühendis Cengiz Koçal’a, Yedi İdari bölümlü, beş derslikli bir plan çizdirdik. Dernek İntifa hakkını İmam Hatip Okuluna verdi. 1975 yılında bütün okullar açıldı. Genel seçimler vardı. Yalova İmam Hatip Lisesinin açılması için dilekçeyi İlçe Milli Müdürü Halil Pirinççiye götürdüm. Ben hayatımda tamam olmayan bir yere imza atmadım. Ben imzalamam dedi. Ben Yalova’ya bu İmam Hatip Okulunu açacağım söz veriyorum dedim. Öyle deyince imzaladı.

Başımızdan geçmeyen olay kalmadı. 1975 yılının Aralık ayının beşinde İmam Hatip Okulu açıldı. Ancak yeterli olmadı. Yalova Devlet Üretme çiftliğinde Devlet Bakanı Korkut Özal’ı İmam Hatip Okulu Müdürü Ekrem Şahin’le birlikte ziyaret ettik. Devlet Üretme Çiftliğinden yer istedik. Korkut Özal bize 6 dönüm yer verdi.

Yalova Camilerinden ve Bursa Camilerinden topladığımız bağışlarla İmam Hatip Lisesini yaptırmaya başladık. Binayı bitirebilmek için, okul Müdürü Ekrem Şahin’le birlikte Almanya’ya gittik. Bir ay kadar orada kaldık. Münih’te görüştüğümüz kardeşlerimizden aldığımız yardımlarla Yalova İmam Hatip Okulunu bitirdik.

*****

TEŞEKKÜR:

Rahmetli Müftü Mehmet Cinkara ile ilgili bilgilere ulaşmamda yardımcı olan Türk Anadolu Vakfı Genel Müdürü Ahmet Ağırbaşlı’ya, Konya Büyükşehir Basın Müdürü Cemil Anıl Doğan’a ve rahmetli Mehmet Cinkara’nın oğlu Fahrettin Cinkara’ya kalbi teşekkürlerimi sunarım. (Erol Sunat)

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.