Hatice Filiz Çelik

Hatice Filiz Çelik

Kampanyalı Cumalar

Manipülasyon; yönlendirme, harekete geçirme, etkileme anlamını taşır. Bu terim psikoloji, siyaset, halkla ilişkiler, pazarlama, satış gibi pek çok alanda kullanılır.

Algı yönetimi ve manipülasyonu ise; farklı algı yaratmak amacıyla ve bilgilendirmek üzere insanları kandırma yolu olarak tarif edilebilir.

Özellikle içinde bulunduğumuz ayda (siyaseti ve politikayı konu dışı bırakırsak) bu tür algı manipülasyonlarına oldukça fazla maruz kaldık. İstisnasız tüm medya araçlarından sürekli olarak ‘kaçırılmayacak fırsatlar’ ı yakalamamız yönünde yönergeler alıyoruz. Bu yönergeler o kadar çok oluyor ki en ilgisiz olanlarımız bile “Bu kaçırılmayacak fırsatları kaçırıyor olabilir miyim?” diye bir an soruyor kendine.

Hepimizce malum bu algıların çeşitli isimleri de var. Mesela bir tanesinin adı Kara Cuma ki bu isme gelen tepkilerle adı Efsane Cumaya çevrildi. Bu değişimden sonra sanki, “Tamam o zaman isim böyle olursa bir sakınca yok o vakit,” deyip değerlerimize de sahip çıkmış gibi hissettik. Ondan önce 11/11 Günü, ondan önce Sevgililer Günü ya da artık metalaştırılıp değeri kaybettirilmeye başlanan Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü, Öğretmenler Günü gibi gibi… Sonu gelmeyen günler ve haftalar uyduruldu bu manipülatörler tarafından.

Amacı masumca ekonomiyi canlandırmak gibi gösterilirken altta yatan sebebi ise, hepimizin bildiği üzere, tüketimi artırmaya yönelik oldu. Bu günlere özel indirimler ile aslında hiç de ihtiyacımız olmayan yeni bir ayakkabıyı, çantayı, elbiseyi, makyaj malzemesini, olmasa da olur küçük ev aletini, muhtelif eşyaları, aksesuarları satın alma ihtiyacı hissettirildi. Hele ki çevremizdeki çoğunluk bu akımın içindeyken bizim de dışarda kalmamız olacak şey değil gibi gösterildi. Gerek aldıklarımızı gösterme/ teşhir etme isteği ile gerekse çoğunluk yapıyorsa zararlı olamaz psikolojisi ile sürekli olarak daha çok, daha fazla almaya başladık. Bir de Pandemi Dönemi içinde iyice alıştığımız elimizin altındaki teknoloji ile, kısa süre içinde uzaktan erişimle satın almanın da tadına varmışsak, ihtiyaç duyduğumuzu sandığımız şeyleri almanın sonunun gelmediğini de görmeye başladık. Aldığımız ürün henüz kargo ile yoldayken de teknolojiyi yönetenler elbette boş durmayarak aldığımız ürünün muadili olan belki daha ucuzunu ya da o ürüne en uygun eşleştirebileceğimiz bir diğer ürünü(kombinasyon) yeni yeni reklamlarla karşımıza çıkaracaktır.

Dahası bu “çılgınca, görülmemiş” indirimlerin daha farklı ve ticari ahlaka sığmayan bir boyutuna da şahit oluyoruz maalesef. Aslında indirimin gerçek bir indirim olmadığı durumlar…Mutlaka şahit olmuşuzdur, kısa süre önce aldığımız aynı ürünün bu özel indirim günlerinde aynı fiyatta hatta daha da pahalı bir fiyatta satıldığına…Ne yazık ki çoğunlukla fark edilmez bu “fiyatı artır sonra tekrar indir” oyunu. Çünkü, bizler bu alışveriş çılgınlığına kendimizi o kadar çok kaptırmışızdır ki; “Son 3 ürün, indirimde son dakikalar, bu ürünü inceleyen daha ne çok insan var…” yönlendirmeleri neticesinde araştırmaya bile vakit bulamadan ve daha önce “hızlı adım” ile kaydettiğimiz kredi kartı bilgilerimizle saniyesinde satın alma kutucuğuna parmağımızı değdirivermişizdir.

Farkına varırsak şayet tüm bu algı manipülasyonunun durdurulmasında çok ama çok etkili bir yöntem vardır: Kendimiz. Çünkü manipüle olup olmayacağımızı ya da hangi oranda manipüle edileceğimize karar veren tek kişi biziz. Sadece bu algı operasyonun farkına varıp bilinçli şekilde ihtiyacımız dışına “hayır” demeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu bilinçle hem kendi geleceğimiz için gerekli birikimlerimizi koruyup hem de gelecek nesillere daha temiz ve güzel bir dünya bırakmak için katkımızı artırabiliriz

Sağlığınız ve huzurunuz daim olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.