Konya Camileri - Sultan Selim Camii

Konya Camileri - Sultan Selim Camii

Halk arasında Sultan Selim Camii ismiyle maruf Selimiye Camii, Mevlana türbesinin hemen yanı başında. Akşehirli Ahmet Efendinin, Abdurahman Öksüz Hocaefendinin vaazlarıyla gönüllere sular serptikleri, Konya’nın tarihi camilerinin başında geliyor.

Halk arasında Sultan Selim Camii ismiyle maruf Selimiye Camii, Mevlana türbesinin hemen yanı başında. Akşehirli Ahmet Efendinin, Abdurahman Öksüz Hocaefendinin vaazlarıyla gönüllere sular serptikleri, Konya’nın tarihi camilerinin başında geliyor. Osmanlı Mimarisinin güzel örneklerinden biri olan Cami, Konyalının rağbet ettiği Camilerden birisi olma özelliğini taşıyor.

DÖNEMİN CAMİ İMAMI MEVLÜT BİLGE ANLATMIŞTI;

Otuz yıldan beri camimizde hatimle teravih kılınmaz. Mustafa Ateş Hocamız bir Yörük hikayesi anlatmıştı. Yörük arkadaşlarıyla yatsı vakti bir köyden geçerken, durun demiş bir namaz kılıp geleyim. Bakmış ki Hoca hatimle teravih kıldırıyor, siz gidin demiş bu namazın bitesi yok, iş inada bindi.

Mustafa Ateş Hocam, işi dedi inada bindirmeyin, bu camiye yurt içinden, yurt dışından ziyaretçiler gelir, misafirler gelir. Siz namazınızı hatimsiz kıldırın.

BİR İSTİHAREYE YATTIM, SULTAN SELİMDE KALDIM

Abdurrahman Öksüz Hocam bu camide 30 sene vaaz etti. Ey merhametlilerin merhametlisi olan Allah’ım diye başlar, sonunda da kim üç sefer Ya Erhamerrahimin derse bir melek gelir buyur der.

Bi hürmetike ya erhamerrahimin diyerek vaazını bitirirdi.

Ben buraya geldiğimde caminin lojmanı yoktu. Bana Meram’da lojmanı olan bir cami teklif ettiler.

Teklifi kabul etmeden önce bir istihareye yattım.

Rüyamda hutbe okuduğum minberin yanında bir minber daha konulmuş. Camide bulunan cemaat, hutbe okuduğum minberin yanındaki minberi kaldırıp kuzeydeki pencereden attılar.

Gördüklerimi, Abdurrahman Hocama anlattım. Bu manevi bir işaret dedi. Buradan gitmeyeceksin. Gitmedim. Kiralar pahalıydı. Biraz sıkıntı çektim. Daha sonra camiye bir lojman yaptılar.  Yirmi yıl hafız okuttum. Yetiştirdiğim hafızlar arasından Müftü olanlar, vaiz olanlar, doktor olanlar çıktı.

CAMİNİN PLANI İSTANBUL’DAKİ ESKİ FATİH CAMİSİ’NE BENZEMEKTEDİR!

Konya Karatay ilçesinde, Mevlana Türbe ve Dergâhı’nın batısında bulunan Selimiye Camisi’ni Sultan II. Selim şehzadeliği sırasında Konya Valisi iken, 1558’de yapımını başlatmış, padişah olduktan sonra da 1570 yılında tamamlamıştır.

Caminin Mimar Sinan tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.

Cami 1685 ve 1816 yıllarında onarılmış ve son onarımını Mimar Muzaffer (1881-1920) 1914 yılında tamamlatmıştır.

Osmanlı klasik mimari üslubunda olan caminin planı İstanbul’daki eski Fatih Camisi’ne benzemektedir.

Kesme taştan yapılan caminin kuzeyinde yuvarlak altı sütunlu ve yedi kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu sütunlar birbirlerine kırmızı ve beyaz taştan kemerlerle bağlanmıştır. İbadet mekânına üç kapıdan girilmektedir.

Bunlardan ana giriş kapısı mermerden olup, mukarnas dolguludur. Bu girişin üzerinde tarihsiz bir kitabe bulunmaktadır.

Sağ taraftaki kapıda da “Camideki mümin sudaki balık gibidir, ondan zevk alır”, sol kapıda, “Camideki münafık kafeste bunalan kuş gibidir” anlamında sözler yazılıdır.

İbadet mekânı iki kalın paye üzerine oturmuş oldukça yüksek merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Bu kubbe mihrap önünde yarım bir kubbe ile, yanlarda da üçer küçük kubbe ile desteklenmiştir.

İbadet mekânının giriş kapısı ekseninde bulunan mihrabı gök mavisi renkte mermerden mukarnaslı olarak yapılmıştır.

Minberi beyaz renkte mermerden olup, taş işçiliğinin güzel örnekleri arasındadır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.