Konya’da uzmandan çarpıcı açıklama! Akran zorbalığı burada başlıyor

Konya’da uzmandan çarpıcı açıklama! Akran zorbalığı burada başlıyor
Konya’da bir uzmanın değerlendirmelerine göre, akran zorbalığı okulda değil evde başlıyor. İşte uzmanından çarpıcı açıklama...

Son zamanlarda çocuklar arasında yaşanan büyük sorunların başında gelen akran zorbalığına karışı uzmanlar, zorbalığın temelinin aile içi bağlantılar olduğuna dikkat çekerek, akran zorbalığının önlenmemesi sonrası depresyonla başlayan toplumsal suçlara yönelmelerin arttığını vurguladı.

Akran zorbalığı son yıllarda sosyal medyada yayınlanan olumsuz video içerikleri ve şiddet oyunları nedeniyle özellikle çocuklar arasında artış gösteriyor. Çocuklar arasında büyük boyutlara ulaşan akran zorbalığı olarak bilinen sözlü, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan çocuklar ileri yaşlarda ise daha büyük sorunlarla karşılaşabiliyor.

iha-20260103aw612635-1-t.jpg

"AKRAN ZORBALIĞI ASLINDA OKULLARDA TEMELİ ATILAN BİR ŞEY DEĞİLDİR"

Akran zorbalığının temeli evde atıldığına dikkat çeken Psikolog Emine Fener, "Akran zorbalığı aslında okullarda temeli atılan bir şey değildir, evlerde oluyor. Çocukların evde sosyal öğrenme ve rol model alma dediğimiz kısımlarda, alay, küfretme, aile içi şiddet gibi durumlarda çocuk bunları evde öğreniyor ve okulda gücünün yettiği kişilere otorite sağlayarak uyguluyor. Burada en büyük görev aslında ebeveynlere düşüyor. Evdeki tutumları, davranışları gibi sorunlarda ailelerin dikkat etmesi gereken durumları oluyor. Okula taşıdıktan sonra bu zorbalık da ilk başta sorunu anlatmıyorlar öğretmenlerine ve arkadaşlarına. Uzun bir süreçte kendi içlerinde yaşıyorlar sorunlarını, daha sonrasında depresyon gibi durumlar, içe kapanma, sınıfta en arkaya oturma gibi sorunlarda öğretmenler bunu fark edebiliyor, sonrasında aileyle görüşüyorlar ya da uzmanlara yönlendiriyorlar. Ama bizim burada öğretmenlere ve ebeveynlere en çok fazla önerdiğimiz şeylerden zorbalığa uğramış bir çocuğun duygularını önemsemek; işte bir sorun yaşadıklarında onları önemseyip onlara bakmalı ve hangi sorun yaşadılarsa bunlar dinlemeli. En çok tespit ettiğimiz durumlardan biri, "öğretmenim beni dinlemiyor ki, öğretmenim işte ben zorbalık gördüm ama öğretmenim bunu kale almıyor" gibi şeyler oluyor. Burada öğretmenleri bu tür çocuklarımızı dinlemelerini tavsiye ediyoruz" dedi.

iha-20260103aw612635-3-t.jpg

"AKRAN ZORBALIĞI İLE SUÇA MEYİLLİ İNSANLARI YETİŞTİRMEK OLMUŞ OLUYOR"

Akran zorbalığının aile içinde sağlanan iletişim ile engellenebileceğine dikkat çeken Emine Fener, "Aile içinde de aile içi çatışmalarına dikkat etmeliyiz. Çocuğun önünde alaylı küfürlü kelimeler kullanmamalıyız ve ailelerde çocuklara dinlenilecek bir ortam sunulması, onların duygularına saygı duyulması ve onlara özgüven ortamı oluşturulması gerekiyor. Akran zorbalığında aile destek olduğu süreçte çocuk susmaz ve kendini ifade edebilir, konuşabilir. Çok fazla şiddete meyilli olabilirler yaşları büyüdükten sonra ya da içeriğine kapanık depresyon dediğimiz şeyler ki bu dönemde çok fazla var, depresyon gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu çocukların normali bu olduğu için aslında suça meyilli olarak ortaya çıkıyorlar, olaylar bu yönde gelişmiş oluyor. Ebeveynlere de seminerler düzenlememiz gerek sadece çocuklara değil. Çünkü yani bizim temelimiz aslında ebeveynlerden başlıyor. Ebeveynleri düzeltirsek onların konuşmalarını davranışlarını, aile içi iletişimi düzenlersek çocuklar da kendileri düzenlemiş olurlar. Yoksa akran zorbalığının sonucu olarak şu anki gördüğümüzde olduğu gibi bir sürü suça meyilli insanı yetiştirmek olmuş oluyoruz" ifadelerini kullandı.

iha-20260103aw612635-4-t.jpg

"HERKES BU DURUMA UĞRAMIŞ VEYA UĞRUYOR OLABİLİR"

Zorbalığa karşı destek çağrısı yapan Psikolog Fener, "Akran zorbalığı bir hastalık değildir, öğrenilmiş bir durumdur. Bizim ailelere tavsiyemiz, çocuğunuz eğer bu gibi durumlara uğradıysa onun üstünü kapatmak ya da duygularına önemsememek değil, aksine ona destek çıkmak, gerekirse uzmandan yardım almak, öğretmenleriyle görüşmek ve ona yardım etmektir. Herkes bu duruma uğramış veya uğruyor olabilir. Bizim elimizden gelen onlara yardım etmek ve onlara destek çıkmaktır. Ve çocuklarımız başarısız diyoruz ama başarısızın altına neler yatıyor, akran zorbalığına uğramış bir çocuk zorbalıkla mücadele etmek adına derslerine çalışamayabilir. Sınavlara kendisini vermeyebilir. Bu yüzden de bunu tek çocuğun başarısızlığı olarak değil, aslında gelecekte bir birey olarak topluma bir başarısız kişi olarak karışacağı için toplum olarak görmemiz gerekiyor. Akran zorbalığı bireysel bir başarısızlık değil, toplumun bir başarısızlığıdır" diye konuştu.

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.