Konya'nın merkezinde serinlik arayanların uğrak noktası oldu!
Yaz aylarının gelişiyle birlikte ülke genelinde yükselen hava sıcaklıkları, Konya merkezde de etkisini iyice hissettirmeye başladı.

Gazete Konyam'dan Mehmet Coşkuner'in haberine göre: Haziran ayının kavurucu günlerinden geçen Konyalılar, termometrelerin 30 derecenin üzerini gösterdiği bu günlerde yüksek nemin ve sıcağın olumsuz etkilerinden korunmak adına alternatif mekan arayışına girdi. Sıcaktan bunalan vatandaşların uğrak noktası haline gelen Adalhan'daki "İncir Altı 1969" adlı aile çay bahçesi, samimi atmosferi ve serin ortamıyla yoğun ilgi görüyor. Yaklaşık 8 ay önce, 29 Ekim'de işletmeyi devralan Ali Osman Özşen, ailesiyle birlikte yürüttüğü bu işletmede hem geleneksel değerleri yaşatıyor hem de misafirlerine güvenilir bir hizmet sunuyor.

OTUZ YILLIK MEKANA AİLE DOKUNUŞU
Uzun yıllardır Konya'da gölgesinde dinlenebilecekleri büyük bir ağaç altı mekan hayali kurduklarını belirten işletme sahibi Ali Osman Özşen, dükkanı devralma süreçlerini şu sözlerle aktardı: "Burada devasa ve çok eski bir incir ağacı var. Biz bu ağaca aldanarak, hayalimizdeki mekanı kurmak için burayı devraldık. Mekanın adını da bu yüzden İncir Altı yaptık. Burası aslında 30 yılın üzerinde bir geçmişe sahip ancak otuz yıldır tek bir çivi dahi çakılmamış, tadilat görmemiş ve tamamen bakımsız kalmış bir yerdi. Eskiden kuytu, tenhada kalmış bir kahvehane görünümündeydi. Biz burayı kısa süre içinde temiz, nezih bir aile çay bahçesine çevirmeyi başardık. Annem, babam ve iki kardeşimle birlikte omuz omuza vererek tam bir aile işletmesi olarak hizmet veriyoruz. Emek verdiğimiz bu yerin ekmeğini yavaştan da olsa yemeye başladık"

MİLLİ DEĞERLER VE ETNİK KONSEPT BİR ARADA
Mekanın konseptini oluştururken yüksek maliyetli ve yapay tasarımlar yerine milli ve manevi değerleri ön plana çıkarmayı tercih ettiğini vurgulayan Özşen, işletmesinde oluşturduğu atmosferi dile getirdi. En büyük hayalinin ulu incir ağacının yapraklarına ve dallarına Türk bayrakları ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün portrelerini asmak olduğunu söyleyen genç girişimci, "Konya merkezde insanlara sunabileceğimiz bir doğa manzarası yok. Kafanızı kaldırdığınızda binalar, yollar ve kaldırımlar görüyorsunuz. Biz de etnik değerlerimize sahip çıkmak istedik. Dükkanımızda şanlı bayrağımız dalgalanıyor, kurucu önderimiz Atatürk'ün resimleri ve kıymetli sözleri yer alıyor. Fonda ise ağırlıklı olarak Zeybekler ve köklü türkülerimiz çalıyor. İlk başlarda esnaf çevrelerinden ve eski müşterilerden 'siyaset yapıyorsunuz' diye tepki aldık, hatta mekanımıza küsenler oldu. Ancak Atatürk portresinin ve Türk bayrağının olduğu yerde siyaset olmaz; orası vatanın özüdür. Bu tepkiler neticesinde milli duygularımıza uzak olan kitlenin temizlenmesi bizi sadece mutlu etti" dedi.
GIDA TERÖRÜNE KARŞI YÜZDE YÜZ HİJYEN GARANTİSİ
Geçmiş yıllarda gıda terörü ve güvenliği üzerine eğitimler verdiğini ifade eden Ali Osman Özşen, mutfakta uyguladıkları katı hijyen kurallarına dikkat çekti. Açık mutfak konseptiyle tamamen şeffaf bir hizmet sunduklarını belirten Özşen, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşletmemizde kullanılan tüm envanter ve malzemeler, Türkiye'nin ilk 5-10 markası arasında yer alan en kaliteli ürünlerden tedarik ediliyor. Masadan sandalyeye, çatal bıçaktan ıslak mendile kadar her şeyin en temiz şekilde sunulması için çalışıyoruz. Bizde hazırda bekletilen hiçbir ürün bulunmaz; her sipariş o an tazece, kişiye özel hazırlanır. Örneğin iki porsiyon balık siparişi gelse bile asla aynı tavada ardı ardına pişirmeyiz, her balık için ayrı ve temiz tava kullanılır. Köftelerimizi sıfır tavada ve hakiki tereyağında pişiriyoruz. Pilavlarımız müşterinin gözü önünde gerçek kemik suyuyla hazırlanıyor. Tostlarımızı ise kesinlikle makineye temas ettirmeden, yağlı kağıt içerisinde ve yüzde yüz tereyağı kullanarak yapıyoruz. Ekmeğimiz bile susamlı ve çörek otlu özel tandır ekmeğidir"
MİDEYİ YORMAYAN ÖZEL DEMLEME ÇAY
Yaz sıcaklarına rağmen Türk insanının çay tutkusunun değişmediğini, hatta haziran ayının sonunda bile orijinal Bursa salebi içen müşterilerinin bulunduğunu kaydeden Özşen, çay kalitesindeki sırrı şu sözlerle paylaştı: "Babam mide ve akciğer kanseri hastası, benim de mide rahatsızlıklarım var. Bu yüzden kendi yiyip içemediğimiz hiçbir ürünü müşteriye sunmayız. Kullandığımız özel harman çayın tanen ve tortu oranı çok düşüktür. Bu sayede mide ağrısı veya sancısı yapmaz. Biz ailece günde en az 30-40 bardak içiyoruz ve hiçbir rahatsızlık hissetmiyoruz. Çayımızın suyuna da çok önem veriyoruz; şebeke suyundaki dönemsel klor değişimleri çayın tadını bozmasın diye iki kademeli özel arıtma sistemi kullanıyoruz. Çayımız bakır kazanda demlenir ve kireç tutmaz. Yaz sıcağında ocak başında beklemek büyük bir zorluk olsa da aile üyelerimizle sürekli dönüşümlü çalışarak bu zorluğun üstesinden geliyoruz"
"SICAKTA DA OLSA ÇAYDAN VAZGEÇİLMEZ"
İncir Altı çay bahçesinin müdavimlerinden olan ve sıcak havalarda çayın harareti aldığını belirten müşteri Osman Şen ise işletmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yaz aylarında dahi çay keyfinden ödün vermediklerini ifade eden Şen, "Hava ne kadar sıcak olursa olsun, biz Türklerde sıcakta çay içme adeti vardır. Buranın hizmeti gerçekten mükemmel, çalışanlar insanlara çok güler yüzlü ve samimi davranıyor. Mekanın temizliği ve çayın lezzeti on numara. Yaz ayında çay içilir mi diyenlere inat, burada hem çayımızı içiyoruz hem de serin gölgenin tadını çıkarıyoruz. Herkese tavsiye ederim" şeklinde konuşarak işletme sahiplerine teşekkür etti.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.