LGS’ye günler kala öğrencilere tavsiyeler

LGS’ye günler kala öğrencilere tavsiyeler
Peren Özel Eğitim Kursu Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Öğretmeni Zeynep Gürer, LGS kapsamındaki merkezi sınavın yaklaştığı son günlerde, öğrencilerin ve ailelerin moral, motivasyonunu yüksek tutmaları gerektiğini tavsiye etti.

Peren Özel Eğitim Kursu Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Öğretmeni Zeynep Gürer, LGS'ye kısa bir süre kala, veli ve öğrencilerin dikkat etmesi gerekenleri anlattı. Öğrencilerin sene boyunca yürüttükleri çalışmalarının sınav başarısına pozitif katkı sağması için kalan zaman diliminde çeşitli önlemler alabileceğini vurgulayan Gürer, bunlardan ilkinin sınava ilişkin duyguların ve düşüncelerin kontrol edilmesi olduğunu vurguladı.

Sınav stres ve heyecanının öğrenciler için avantaj sağlarken dezavantaj olarak da yansıyabildiğini ifade eden Gürer, “Aslında ben bu noktada öğrencilerime her zaman şunu söylüyorum. Stres sınav motivasyonunu artırsa da, stresin fazlası bizi geriye düşürür. Çünkü ister istemez sınav heyecanı ile unutulanlar oluyor. Bildiği konuları da gözlerinden kaçırabiliyorlar. Bu noktada çok basit hatalar yapılabiliyor. Burada öğrenciler aslında büyük bir yük düşüyor. Önlerindeki sınav hayatlarının sonu değil tabi ki ama ister istemez de gelecek hayatlarını etkilediği için bu anlamda kendilerini de geliştirmeleri gerekiyor. Bunun öğrencilerimiz dersler aldılar, denemeler çözdüler. Özellikle bu son sürece girdiğimizde artık heyecanları daha da ön plana çıktı. LGS sınavı için son 3 gün. YKS sınavı için ise son 17 güne girdik. Bugünlerde özellikle LGS grubu öğrencilerimize tavsiyeler vermek gerekirse düzenlerini bozmamalarını öneririm. Ekstradan farklı gıdalar tüketmemeliler. Özellikle alerjileri varsa yada daha önce hiç tatmadıkları gıdaları bu 3 gün içinde tüketmesinler. Bunun dışında kendi moral ve motivasyonlarını yüksek tutmaları gerekiyor. ‘Ben bir sene boyunca elimden geleni yaptım. Kendimde sınavda en iyisini yapacağıma inanıyorum’ cümleleri kurmalılar ve morallerini yüksek tutmalılar. Öğrencilerimiz burada en önemli faktörün kendileri olduğunu unutmamalılar. Geminin kaptanı onlar. Arkadaş ortamlarında olumsuz konuşmalardan olabildiğince uzak dursunlar. Öğrenciler beraber oturduklarında genellikle kazanamazsam ne olacak, kazanırsam ne olacak, şu üniversiteye gidersem neler yaşayacağım’ gibi konuları konuşurlar. Bu tür konuşmalardan bu süre içerisinde mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Bu konuşmalar stres seviyesini daha üst seviyelere çıkarır” dedi.

‘Aileye büyük pay düşüyor’

Sadece öğrencide iş bitmediğini, aileye de çok büyük pay düştüğünü aktaran Gürer, “Çünkü ister istemez tüm çocuklar ailelerinden çok fazla etkileniyorlar. Aileler aslında öğrenciler için bir yol göstericidir. Velilerimiz, çocuklarını çok fazla strese sokacak konuşmaları yapmamalı. ‘Al bir avuç okunmuş fındık ye’ cümlesi bile aslında öğrencilerde çok fazla heyecan oluşturabiliyor. Öğrencileri çok fazla tetikleyebiliyor. Aslında velilerimiz çok iyi niyet gösteriyor. Ama farklı durumlarda olumsuz anlamlarda çıkarılabiliyor. Bu anlamda velilerimiz, ‘Ya sen tüm sene çalıştın, bir emek gösterin ve emeğinin karşılığını alacaksın’ cümlelerini kurmalı ve en önemlisi de ‘Biz sana güveniyoruz’ cümlesini her zaman kurmalı. Velilerimiz o noktada çocuklarını güvendiklerini hissettirmeleri, öğrenciler için en önemli motivasyon kaynağıdır. Çocuklarımızın sınav ile ilgili en büyük unsuru stres ve kaygı durumunu dengede tutmaktır” diye konuştu.

’3 saniyelik molalar verin’

Sınav öncesinde stresin yaşanıldığı kadar sınav esnasında da ortaya çıkabileceğini dile getiren Gürer şu şekilde konuştu: “İlk defa böyle bir sınava giriyorlar, ne yapacaklarını bilmiyorlar yada sonucunda kendilerini ne beklediğini bilmiyorlar. Sınav esnasında hatalarından uzaklaşmak için gayret gösterecekler. Güzel ve etkin okumaya önem vermeliler. Sınav esnasında yapılan en büyük hatalar yanlış okuma ve hatalı kodlama. Tüm şıklar mutlaka okunmalı ve ona göre cevaplamalılar. Bu şekilde daha az hata yaparlar. Bazı öğrencilerimizde heyecan olabiliyor. Heyecandan kaynaklı kısa süreli okuduklarını anlayamayabiliyorlar. Bunun için 3 saniyelik mola diye bahsettiğim sırtınızı geriye yaslayın gözlerini kapayın ve kendinizi nasıl görmek istiyorsanız o şekilde hayal edin. Daha sonra o motive ile devam edin. Sınav sonunda ise zaman kalırsa optik analizi yapmalarını tavsiye ediyorum. Nasıl işaretlemişler, hangi soruları boş bırakmışlar mutlaka kontrol etsinler.”

Sınav sonrası destek

Sınav sonunda da öğrencilere desteklerinin devam ettiğini aktaran Gürer konuşmasını şu şekilde bitirdi: “Sınav sonunda öğrencilerimiz için rahatladıkları bir döneme girmiş oluyoruz. Sınav heyecanı, stresi ve kaygılar bitiyor. Nereyi kazanacağız düşüncesi daha baskın hale geliyor. Bu noktada zaten biz Peren ailesi olarak onları hep destekliyoruz. Beraber kurumumuzda tercihler de yapacağız. Sınav analizleri de yapacağız. Tercih döneminde özellikle bizlere de büyük bir görev düşüyor. Öğrencilerimizin iyi yerlere gelmesini bizler de çok isteriz. Çünkü onların bizlerin, ülkemizin geleceği. Güzel yerlere gelmelerini temenni ediyorum. Tercih yaparken faktörler değişiyor. Konum, yaşadığı şehir, maddi ve manevi durum, arkadaş ortamı her şey etkiliyor. Burada öğrenci ve ailesiyle iletişimde kalarak öğrencinin asıl istediği mesleğe yönelik bir tercihte bulunuyoruz.”

Son 3 gün kala konuyu sıfırdan tekrar çalışmak yerine, küçük notlar hazırlayarak gün içerisinde onları okumayı tavsiye ettiklerini ifade eden Gürer, kısa notların her zaman öğrenciler için hatırlatıcı etmen oluşturduğunu söyledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.