Manisa’daki saldırı sonrası dikkat çeken uyarı: Çocuklarda bu davranışlar görülebilir

Manisa’daki saldırı sonrası dikkat çeken uyarı: Çocuklarda bu davranışlar görülebilir
Manisa’da yaşanan okul saldırısının ardından Psikolog Şevval Akyüz, çocukların şiddet olaylarından etkilenebileceğini belirterek aileleri uyardı.

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul çevresinde yaşanan silahlı saldırının ardından çocukların bu tür olaylardan psikolojik olarak nasıl etkilenebileceği gündeme geldi. Psikolog Şevval Akyüz, art arda yaşanan şiddet olaylarının çocukların güvenlik algısını etkileyebileceğini belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu.

img-20260923-005328-482.jpg

Son dönemde çocukların ve gençlerin bulunduğu ortamlarda yaşanan şiddet olayları, eğitim camiasında olduğu kadar ailelerde de endişeye neden oluyor. Özellikle okul çevresinde meydana gelen saldırılar, çocukların kendilerini güvende hissetme duygusunu etkileyebiliyor. Çocukların şiddet olaylarından nasıl etkilendiğini değerlendiren Psikolog Şevval Akyüz, yaşanan olayların çocukların okul güvenliği algısında değişikliğe yol açabileceğini söyledi.

633973.jpg

“ÇOCUKLARDA ‘YA BENİM BAŞIMA GELİRSE?’ KAYGISI OLUŞABİLİR”

Psikolog Şevval Akyüz, son dönemde art arda yaşanan bu tür olayların toplumda, özellikle de eğitim camiasında derin sarsıntılar oluşturduğunu belirterek, “Son dönemde art arda yaşanan bu tür olaylar toplumda özellikle de eğitim camiasında derin sarsıntılar yarattı. Bu etkilenenlerin başında çocuklar da yer almaktadır. Çocukların sağlıklı büyüyebilmesi için zaman geçirdikleri alanlarda kendilerini güvende hissetmelidirler. Okul gibi neredeyse tüm günlerini geçirdikleri bir kurumun şiddetle anılması onları tedirgin edebilir. ‘Ya benim başıma gelirse?’ kaygısı çocuklarda kendini göstermeye başlayabilir” dedi.

Bu durumun çocuklarda farklı stres tepkilerine neden olabileceğini ifade eden Akyüz, “Böyle durumlarda okula gitmek istememe, karın ağrısı gibi fiziksel şikayetlerle kendini gösteren stres tepkilerine yol açabilir. Kısacası okulda şiddete maruz kalma veya bu tür haberlere tanık olmanın çocuklarda okul güvenliği algısında etki yaratabileceğini söylemek daha doğru olur” ifadelerini kullandı.

633958.jpg

“FAİLİN AKRAN OLMASI TEHLİKEYİ DAHA YAKIN HİSSETTİREBİLİR”

Saldırının yetişkin tarafından gerçekleştirilmesi ile bir akran tarafından gerçekleştirilmesinin çocukların algısında farklı etkiler oluşturabileceğini belirten Akyüz, “Yetişkin bir fail söz konusuyken çocuklar tehlikeyi daha uzakta görebilirler ancak failin bir akran olması tehlikenin çok daha yakın olabileceği algısını yaratabilir” dedi.

Akyüz, bunun çocukların sosyal ilişkilerini de etkileyebileceğine dikkat çekerek, “Çocukların birbirlerine şüpheyle yaklaşmasına neden olabilir, bu da onların sosyal çevresine olan güvenini zedeleyebilir. Çocuklarda arkadaşlardan uzak durma, kimseyle konuşmama şeklinde kendini gösterebilirken ergenlik dönemindeki çocukların özdeşim kurmasına ve ikilemde kalmalarına neden olabilir” diye konuştu.

633949.jpg

“ÇOCUĞUN ŞİDDETE YÖNELMESİNDE TEK BİR ETKEN YOK”

Bir çocuğun şiddete yönelmesinin tek bir nedenle açıklanamayacağını vurgulayan Psikolog Akyüz, aile, okul ve sosyal medya gibi birçok faktörün bir araya gelebileceğini söyledi.

Akyüz, “Bir çocuğun şiddete yönelmesinde tek bir etkenin değil birçok katmanın bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Aile; çocuğun dünyayı ilk deneyimlediği, güveni ve sınırları öğrendiği ortamdır. Çocuğun ihmal ve istismar edilmesi, baskıcı veya tutarsız disiplin, ev içinde fiziksel veya sözlü şiddetin uygulanması gibi birçok etken şiddete neden olabilir” dedi.

Okul ortamının da bu süreçte önemli bir yere sahip olduğunu belirten Akyüz, “Aile ortamından sonra en çok bulundukları yer olan okul ise tüm etkenlerin birleştiği yer olabilmektedir. Akran zorbalığı, cezalandırıcı tutumlar, okula ait hissetmeme gibi durumlar buna neden olabilmektedir” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyanın da çocukların davranışları üzerinde etkili olabileceğini dile getiren Akyüz, “Sosyal medyada ise şiddet haberlerinin yaygınlaşmasıyla duyarsızlaşma, şiddet aracılığıyla görünürlük ve onay arayışı çocukların şiddete yönelmesinin nedenlerinden olabilmektedir” dedi.

aw793550-01-1.jpg

“SALDIRGAN DAVRANIŞLAR ÖNCESİNDE ERKEN UYARI İŞARETLERİ VEREBİLİR”

Şiddete yönelen davranışların çoğu zaman bir anda ortaya çıkmadığını ifade eden Akyüz, ailelerin ve eğitimcilerin bazı davranış değişikliklerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Akyüz, “Bu tür saldırgan davranışlar aniden gerçekleşmez. Genelde öncesinde erken uyarı işaretleri verir. Çocuğun tehlike içeren silah vb. şeylere ilgi duymaya başlaması, konuşmalarda sıkça intikam alma isteği, genel mizacında keskin kişilik değişimleri, hayvanlara ve eşyalara karşı şiddet eğilimi, sosyal çevrelerinden uzaklaşıp şüpheli, bilinmeyen çevrelere yönelmesi gibi birçok belirtisi olabilir” dedi.

Ancak bu belirtilerin tek başına kesin bir anlam taşımadığının altını çizen Akyüz, “Ancak bu belirtiler tek başına çocuğun şiddet eğiliminde olduğunu kanıtlamayabilir. Çünkü her davranış nedenleriyle birlikte bulunduğu bağlama göre değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

akran-zorbaligi-2035433.jpg

“MAĞDUR ÇOCUK HER ZAMAN SESSİZLEŞMEYEBİLİR”

Şiddet veya zorbalığa maruz kalan çocukların zaman içerisinde saldırgan davranışlar sergileyebileceğine de dikkat çeken Akyüz, “Mağdurdan faile dönüşüm yani kurbanın saldırganlaşması sıkça görülebilen bir durumdur” dedi.

Çocukların sosyal çevresinin gelişimlerinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Akyüz, “Çocuklar için sosyal çevre yeri geldiğinde aileden bile daha önemli olabilmektedir. Bu çevre tarafından dışlanma, haksızlığa uğrama bir süre sonra çocukta öfkeye neden olabilmektedir” diye konuştu.

Akyüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yüzden mağdur çocuklar her zaman sessizleşmeyebilir, zorbalıktan kurtulmanın yolunun onların tarafına geçme ile olabileceğini düşünebilirler. Bu durumun okulda gerçekleşmesi ise bir süre sonra aidiyetsizlik ve yabancılaşma şeklinde kendini gösterebilir.”

"ŞİDDET İÇERİKLERİ ZAMANLA SIRADANLAŞABİLİR”

Çocukların dijital mecralarda karşılaştığı şiddet içeriklerinin de önemli bir risk oluşturabileceğini belirten Akyüz, “Çocukların gelişim sürecinde dijital mecralarda maruz kalınan ve çoğu zaman filtresiz paylaşılan şiddet içerikleri onların zihinsel inşasını, duygularını ve algısını derinden etkileyebilir. İlk başlarda korkunç görünen bu paylaşımlar bir süreden sonra sıradanlaşmaya ve doğal akışın bir parçası olarak görülmeye başlanır. Bu da başkasının acısına karşı kayıtsızlaşmaya yol açabilir. Normal koşullarda tepki gösterilen davranışlar sosyal medyada ‘güçlü’, ‘popüler’ olmakla özdeşleştirildiği için çocukların algısı bu yönde gelişebilir. Özellikle linç kültürünün yaygınlaşması şiddeti meşrulaştırabilir” dedi.

AİLELERE ÖNEMLİ UYARI: “FELAKET SENARYOLARINDAN KAÇININ”

Şiddet olayları sonrasında çocukların yetişkinlerin kaygılarından da etkilenebileceğini belirten Akyüz, ailelerin olayları çocukların yanında nasıl konuştuğuna dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Akyüz, “Çocuklar bu tür olayları kendileri anlamasa bile yetişkinlerin süzgecinden geçen kaygı ve korkuyu anlayabilirler. Bu yüzden ev ortamında bu haberler tekrar tekrar konuşulmamalıdır. Yetişkinler kendi aralarındaki konuşmalarda da ‘Okullar artık güvenli olamaz.’ şeklindeki felaket senaryolarından kaçınmalıdırlar” dedi.

Olaydan haberdar olan çocukların yaşadıklarının görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Akyüz, “Bu olaylardan haberdar olan çocuklar için ise bu durum halı altına süpürülmemelidir. Çocuğu dinlemeli, duygularını anlamaya çalışmalı ve yaşamaları için fırsat verilmelidir. Onların anlayacağı şekilde açıklanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Akyüz, çocukların günlük yaşamlarının mümkün olduğunca korunması gerektiğini belirterek, “Rutinler devam ettirilmeli ve günlük akış korunmaya çalışılmalı ancak sınırlar bu durumlarda esneyebilmelidir. Okul yönetimiyle ve uzmanlarla işbirliği yapmak bu tür kriz durumlarını atlatmaya yardımcı olmaktadır” diye konuştu.

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.