Mehmet Akif, vefatının 83. yılında Selçuk Üniversitesinde düzenlenen etkinliklerle anıldı

Mehmet Akif, vefatının 83. yılında Selçuk Üniversitesinde düzenlenen etkinliklerle anıldı
Mehmet Akif, vefatının 83. yılında Selçuk Üniversitesinde düzenlenen etkinliklerle anıldı

 

Selçuk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi “Mehmet Akif Ersoy Haftası” münasebetiyle Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde, “Mehmet Akif ve Gençlik” konulu bir konferans düzenledi.  Necmettin Erbakan Üniversitesi Beşeri İlimler Fkültesi Dekanı Prof. Dr. Caner Arabacı’nın konuşmacı olarak katıldığı Konferansın açılışında bir konuşma yapan Selçuk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş İstiklal ve İstikbal şairimiz Mehmet Akif’in ahlaki duruş ve mücadele adamı kimliği üzerinde durdu. 

ALTINTAŞ: AKİF’İN USLÜBUNA İHTİYACIMIZ VAR

“M. Akif’in yazmış olduğu şiirlerinin her bir mısraı, ümmet coğrafyalarının acılarını, hüzünlerini, diriliş muştularını dile getirir” diyen Altıntaş,  konuşmasında şu görüşlere yer verdi:“Tarihte milletler yetiştirdikleri şahsiyetlerle anılır. Onlar tarih yapan değerlerdir. Bizim milletimizin yetiştirdiği değerlerden birisi de merhum Mehmet Akif’tir. Dava ve Feryat şairi Mehmet Akif’i bütün yönleriyle genç kuşaklara yeniden anlatmak zorundayız. O, hayatı boyunca İslam Âleminin birliği için çalışmış, bir ahlak abidesidir. O, gösteriş, yalancılık, dalkavukluk, şakşakçılık gibi ahlaki düşüklüklerden hep nefret etmiş, bu tür kişiliksiz tipleri çevresinden hem uzaklaştırmış ve hem de onlardan uzak durmuştur. M. Akif, hesabi bir insan değil, hayatı boyunca hasbi bir insan olarak onurlu bir duruş sergilemiştir. O, gerektiğinde açlığa, susuzluğa razı olmuştur, ama onursuzca yaşamaya asla. İslam şairi ve mütefekkiri M. Akif’in yazmış olduğu şiirlerinin her bir mısraı, ümmet coğrafyalarının acılarını, hüzünlerini, diriliş muştularını dile getirir. Onun şiirleri, İslam’ın son adası Anadolu’nun çığlığıdır. Çünkü bir millet, tarihten silinmek istenmektedir. Onun evi, dini, tarihi, medeniyeti, kültürü yakılmak ve toprakları işgal edilmek istenmiştir. O, bütün bir cihana dört tarafı ateşle çevrilmiş bir ortamdan sesini yükseltmiştir. Bugün Mehmet Akif’in bu toparlayıcı, birleştirici, bütünleştirici soluğunu ve üslubuna millet olarak ihtiyacımız vardır.”

ARABACI: MEDENİYET DEĞİŞTİRME YÖNELİMİ SONRASI MISIR’A GİTTİ

Yoğun bir katılımcının iştirak ettiği bu konferansta NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Caner Arabacı, “Mehmet Akif ve Gençlik” ilişkisi üzerinde durdu. Mehmet Akif’in yaşadığı dönemin, İslam âleminin savrulduğu bir dönem olduğuna değinen Arabacı, Yemen, Trablusgarp, Balkan harplerine işaret etti. Osmanlının çekildiği bu topraklarda geride kalan Müslüman ahalinin her türlü katliam ve zulme maruz kaldığını dile getirdi. Bir vatanperver olan Akif’in bu durumdan çok etkilendiğini söyledi. Milli mücadelenin manevi kahramanı olan Mehmet Akif’in bozgunu durdurmak için İstanbul’un Fatih ve Bayezid camilerinde ateşli ve duygu yüklü konuşmalar yaptığını, bu konuşmaların halk üzerinde çok etkili olduğunu, neticede müspet sonuçların doğduğunu ifade etti. Arabacı M. Akif’in Mısır yıllarından da bahsetti. Onun Mısır’a gidiş sebebinin “medeniyet değiştirme” yönelimini gördükten sonra olduğunu dile getirdi. Dönemin iktidarının M. Akif’in çevresini boşalttığını, gözetim ve takibat altında bulundurulduğunu bu durumun da yurdunu ve yuvasını çok seven, vatanın birliği ve beraberliği için çalışan bir kimsenin ruhunu  muazzeb ettiğini  vurguladı. Duruşunu ve kişiliğini hiçbir zaman değiştirmeyen Mehmet Akif’in “Asım’ın nesli” dediği gençlerimizin onu iyi tanımaları gerektiğini tavsiye etti.  Konferans,  İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş’ın Caner Arabacı hocaya plaket  takdiminden sonra sona erdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.