Ömer Karaoğlu 35 yılın eserlerini dijital ortamda yeniden yorumladı

Ömer Karaoğlu 35 yılın eserlerini dijital ortamda yeniden yorumladı

Hafızalarda yer bulan, beğenilen ve eskimeyen ezgilerden "Hasret Kafesi", "Yol mu Dayanır" ve "Arzuhal"in yeni akustik yorumları sosyal medyada ilgi gördü- Sanatçı Ömer Karaoğlu:- "Aslında bu paylaşımlar, 35 yıla yaklaşan çalışmalarımızdan seçilen eserleri, stüdyo ortamında daha profesyonel bir kayıtla tekrar yorumlamayı düşündüğümüz projenin bir ön çalışması olarak kabul edilebilir. Geniş bir seçkiyi yeniden yorumlamak amacındayız. Gelecek kuşaklara da derli toplu bir arşiv kalsın istiyoruz"- "Uzunca bir s

İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Sanatçı Ömer Karaoğlu, yeniden yorumlayıp dijital platformlarda paylaşmaya başladığı eserlerin bir ön çalışma olduğunu belirterek, "Geniş bir seçkiyi yeniden yorumlamak amacındayız. Gelecek kuşaklara da derli toplu bir arşiv kalsın istiyoruz." dedi.

Karaoğlu, yayınlandığı tarihlerde büyük kitlelere ulaşan "Hasret Kafesi", "Yol mu Dayanır" ve "Arzuhal" çalışmalarını yeniden yorumladı.

Yavuz Taşkın'ın yanı sıra oğulları Enes ve Yusuf Karaoğlu ile birlikte kamera karşısına geçen sanatçı, canlı performans videolarını kendi YouTube kanalında sevenlerinin beğenisine sundu.

Ramazan bayramının ilk üç gününde yayınlanan stüdyo kayıtlarında Karaoğlu'na sazbüşte Yavuz Taşkın ile klarnette Enes Karaoğlu ve gitarda Yusuf Karaoğlu eşlik etti.

Özgün sanat yolculuğuna 1980'li yıllarda başlayan ve 35 yıldan uzun süredir sevilen eserleri müzikseverlerle buluşturan Karaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insanların büyük bir kısmının salgın sürecini evlerinde geçirdiğini anımsatarak, pek çok insanın bu dönemde "sosyal medya"dan iletişim yolunu kullanmaya mecbur olduğunu dile getirdi.

- "Daha sade ve doğal bir kayıt olsun istedik"

Bilinen eserleri yeniden yorumlayıp bayram hediyesi olarak sunduklarını anlatan Karaoğlu, şöyle devam etti:

"Biraz akustik bir lezzetle yeniden okuduk. Çok yüklü bir orkestrasyonla değil daha sade bir okuyuşla birkaç eseri bayramın üç gününe yaymak üzere dostlarımızla paylaşmayı planlamıştık. Çünkü biliyorsunuz salgın şartlarında hareket kabiliyetimiz de çok fazla değil. Stüdyomuz bizim oldukça yakınımızda. Çok profesyonel bir kayıt için de çabalamadık, daha sade ve doğal olsun istedik. Aslında bu paylaşımlar, 35 yıla yaklaşan çalışmalarımızdan seçilen eserleri, stüdyo ortamında daha profesyonel bir kayıtla tekrar yorumlamayı düşündüğümüz projenin bir ön çalışması olarak kabul edilebilir. Geniş bir seçkiyi yeniden yorumlamak amacındayız. Gelecek kuşaklara da derli toplu bir arşiv kalsın istiyoruz. Çünkü bu çalışmaların her birisi farklı albümlerde yer almış eserlerdi."

Karaoğlu, ilerleyen zamanlarda farklı enstrumanlar da ekleyerek eskilerden bugüne sevilen eserlerden seçkileri paylaşmaya devam edeceklerini söyledi.

Yıllar önce söylediği eserlerin yanı sıra yeni çalışmaların da yer alacağı kayıtların başlangıçta dijital platformlarda yayınlanacağını aktaran sanatçı, imkan ve fırsat buldukları ilk zamanda ise bunları bir albüm veya albüm setinde bir araya getirmek istediklerini ifade etti.

Ömer Karaoğlu, uzun bir süredir yeni bir eser üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Çalıştığımız özel bir eser var. Bizim yüreğimizde yer buldu, dinleyicimizin de yüreğine dokunacağını ümit ediyorum. Uzunca bir süredir Hazreti Peygamber Aleyhisselam'a adanmış bir güzel eseri çalışıyoruz. Kısmet olursa çok kısa bir süre içerisinde bu eseri dinleyenlerimize ulaştırmayı planlıyoruz." diye konuştu.

- "İnsanların bir hasreti var, onu hissettik"

Bayramda yayınlanan 3 eser ve klibinin sosyal medyada olumlu tepkiler aldığını ifade eden Karaoğlu, şunları kaydetti:

"Bilindik eserler olmasına, yıllardır hem albümlerde hem sahnelerde paylaştığımız eserler olmasına rağmen oldukça ümit verici ve coşkulu yorumlar var. İnsanların bir hasreti var, onu hissettik. Burada bence özellikle içinden geçtiğimiz zihinleri ve yürekleri oldukça karmaşık hale getiren süreçlerin çok önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Çünkü bunlar geçmişten bugüne insanlarımızın yüreğine dokunan eserler. İnsanların kendi yürek, ruh ve hafızalarında birtakım değerleri, hassasiyetleri diriltmiş ve canlandırmış olduğu yorumlarıyla çok karşılaşıyorum. Bu tabii umut verici, sevindirici. Muhtemelen ilk defa dinleyenler de vardır. Bu duyguların her dem taze ve diri olduğunu düşünüyor ve böyle inanıyoruz."

- "Aslolan menzile varmak değil yolda olmaktır"

İsrail'in 31 Mayıs 2010'da Gazze Özgürlük Filosundaki Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırının 10'uncu yılına ilişkin değerlendirmede bulunan Ömer Karaoğlu, "Allah nasip etti bizim de içinde bulunduğumuz bir gemi yolculuğuydu. Yıldönümünde özgürlükler adına, insani yardım adına ve mazlumdan yana durmak adına, karadan, denizden ve havadan pek çok yolculuk insanlığı bekliyor." ifadesini kullandı.

Mavi Marmara'nın bir geçmiş zaman hatırası olarak anılmaması, diriliğini koruması gerektiğini vurgulayan sanatçı, gemi yolculuğundan döndükten sonra söylediği "Akdeniz" isimli eserle olayı yansıtmaya çalıştığını anlattı.

Karaoğlu, Akdeniz'in uluslararası sularında İsrail güçlerinin, 10 kişinin şehit olmasına çok sayıda kişinin de yaralanmasına neden olan saldırısına ilişkin, şunları söyledi:

" 'Aslolan menzile varmak değil yolda olmaktır' denir ya bu yolda adımlamaya çabalamak lazım. Sanat da bunun bir parçası, bir ifade biçimidir. Bu farklı dil üzerinden insanların yüreklerine bir yol bulmak gereklidir. Mavi Marmara bunun çok belirgin bir örneğiydi."



Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.