"Sahra dördüncü çocuğum gibi"
Birbirinden özel ve farklı kreasyonları şehrimize getirerek moda sektörüne büyük katkıları olan Arslan, bu işi yapmaktan çok büyük zevk aldığını söylüyor. İşini öyle bir sahiplenmiş ki adeta kendi çocuğu gibi görüyor. Mütevazi ve abla samimiyeti ile sektörde ayrı bir yerde duran; başarılarına, tecrübelerine ve bu işi en iyi yapanlardan olmasına rağmen, daha gideceği çok yolunun olduğunu ifade ediyor. Moda evi konseptini hakkıyla yerine getirmek ve hizmet vermek için, emin adımlarla ve ben merkezli olmadan çalışmalarına devam ediyor. Sahra Butik’te A’dan Z’ye her şeyi bulabilirsiniz. Günlük giyim, abiye, gelinlik, nişanlık, mezuniyet, tesettür tüm kıyafetleri kişiye özel çalışıyor. Nalçacı Caddesi’nde David People Cafe’nin yanında yer alan, “Güzelliği Zarafetinde Saklı” sloganıyla hizmet veren Sahra Butik’i röportaj vesilesiyle yakından tanıyarak siz değerli okurlarımıza da tanıttık.
Emine Şeyma Yıldız'ın Röportajı
“Müşterilerimiz bizim için birer kahraman, onlarla hikâyeler yazıyoruz. Her gelen müşterimiz bize bir iz, bir anı bırakıyor”
Bu soruyu sormadan olmaz. Sizin için moda neyi ifade ediyor?
Moda yaşamı güzelleştiren, tıpkı müzik gibi anlara keyif katan popüler bir tasarım kültürüdür bana göre. Dolayısıyla kesin ve ciddi kurallarla yazılmayıp, keyifle, neşeyle ve kendini iyi hissetmek için tüketilebilen, içgüdüsel yaklaşımlarla yaşamı güzelleştirmeye değer katar. Kesinlikle ve özellikle kendi yaşam ifadeni taşıyanı giymektir. Benim için de kendimi ifade etme dilim, yaşam şeklim. Ama maalesef modanın dünyadaki ifadesi ve Türkiye’deki ifadesi arasında büyük farklar var. Biz ülkemizde hala modayı doğru ifade edemiyoruz. Dünyadaki ifadesi trendi yönlendirecek kapasitede, devletin arkasında olduğu ve ülkeyi temsil eden bir olgu, bir ihtiyaçtır. Ama Türkiye’de ise dünyayı takip ettiğimiz için biz bunu biraz da bilinçsiz yaptığımız için moda tek tiplilik bir hal almaya başladı. Yani moda tutkunluğu stilsizliğe sebep oldu. O sebeple moda deyince aklıma gelen ilk şey maalesef ki tek tiplilik olur. Oysa stilinizin üzerine moda olanı oturttuğunuz zaman ‘sizce’ bir şey olur.
Peki, stil sahibi olmak nedir?
Öncelikle vücudunu tanıyacaksın ve gözlemleyeceksin. Neyin yakıştığını bilmek için aynaya bakmak değil, gerçekten görmek gerekir. Çok bol giyinerek çok şık olunabilir. Mesela tesettürlü hanımlar hem bol hem şık olmayı neden beceremiyorlar bilemiyorum, bu çok zor değil aslında.
Asıl konumuza gelelim. Sahra Butik’in kuruluş hikâyesini anlatabilir misiniz?
Ben bu işe gittiğim evlerde başörtü satarak başladım. Bu sayede büyük bir arkadaş çevrem oldu. Zamanla modayla aramın çok iyi olduğunu söyleyerek kişiye özel ürünler getirmemi tavsiye ettiler. Çevremdekilerin destekleriyle Sahra Butik’i açmaya karar verdim. Kısa zaman içinde çok ses getirdik ve Konya’nın sayılı butikleri arasına girdik.
Neden Sahra?
Bundan 12 yıl önce benim bir kızım olacaktı ve adını Sahra koyacaktım. O zamanlar pek yaygın bir isim olmadığından koymaktan vazgeçtim. Burası dördüncü çocuğum gibi olduğundan “Sahra” ismini verdim.
Kızınıza koyamadığınız “Sahra” ismini yıllar sonra mağazanızın ismi olarak koymak nasıl bir duygu?
Çok güzel bir duygu… Burayla aramda duygusal bir bağ oluştu, bir türlü kopamıyorum. Nasıl bir anne çocuğunu görmediği zaman özlerse, ben de öyle özlüyorum.
Sizin için bu derece önemli ve özel olan Sahra Butik’i sizden dinlemek isteriz…
İstanbul’daki birçok ünlü firmanın ürünlerini bulabileceğiniz bir yerdir Sahra Butik. Biz Türkiye’nin 258 noktasında bulunan fenomen marka Miarte&Neri’nin ürünlerini Konya’ya getirdik. Bunun gibi dünyaca ünlü birçok markanın ürünlerini mağazamızda müşterilerimize sunuyoruz. Bin 500 adet ürün çeşidimiz bulunmaktadır. Günlük kıyafetler, pantolonlar, abiyeler, kabanlar, başörtüler, elbiseler, kaplar, feraceler, abiyeler, gömlekler… Biz de her şey mevcut. Dünyaca ünlü By Zerga Jeans’ın birbirinden güzel kotlarını satışa sunuyoruz. Ağırlıklı olarak kişiye özel ürünler getiriyoruz, biz de olan bir ürünü kolay kolay başka bir yerde bulamazsınız.
Ürünleri bizzat gidip kendiniz mi seçiyorsunuz?
Tabi ki… Müşterilerimin zevkini göz önüne alarak, kendi tecrübelerimi de katarak birbirinden güzel ürünleri seçip getiriyorum. Ben bu yüzden bir nevi stil danışmanı oluyorum. Çünkü mağazama gelen müşterilerimi yönlendiriyorum. “Bunu giyerseniz daha uyumlu olur, bu kıyafetin üzerine bu daha iyi olur” gibisinden. Genel olarak benim zevkime güvendikleri için de kendilerini bana bırakıyorlar. Bu zamana kadar aldığım eğitimler sayesinde müşterilerimi en iyi şekilde yönlendiriyorum. Ülkemizin ünlü stilistlerinden Esra Ünlü ile çalışıyorum.
Nedir sizi bu sektörde farklı kılan?
Güzelliği zarafetinde saklı, farkımız tarzımız. Moda tutkunları mağazamıza gelerek kaliteli ürünlerimizi uygun fiyata alabilirler. Biz ürünlerimizle her kesime hitap ediyoruz. İtalya, Fransa, Yunanistan gibi ülkelerden kişiye özel ürünler getirmek en büyük hedefimiz.
Moda doğası gereği çabuk tüketilen, eskitilen bir şey… Yani bıçak sırtı bir konumu var. Sizce modayı kalıcı bir zemine oturtmak mümkün mü? Bunun için hangi alanlarla paslaşması gerekiyor?
Modanın aslında güzel ve farklı tarafı devamlı değişen, belli, yakın periyodlarla yenilenen bir sanat ve endüstri dalı olması. Evet, son yıllarda, belki rekabet ve çeşitlilikten dolay fazla hızlı tüketilir bir hal aldı moda olay. Bunu aslında liberal, herkesin bütçesine uygun ürünler yapan büyük zincirler beraberinde getirdi, ama ayni zamanda insanlarda modaya bakışı değer verme olgusunu değiştirdi bu gelişme. Ben yine de üründe kaliteye ve designda kaliteye ve iyi seviyeye önem veren insanlara güzel bir his ve bir yaşam tarzı sunan modacı ve markaların çok daha kalıcı olacaklarına inanıyorum. Sunumunu, reklamını, imajını sofistike ve profesyonelce düzenleyen, organize eden firmaların, markaların piyasada ve moda severlerin gözünde daha farklı bir yerde duracaklarını düşünüyorum.
Peki markalaşma…
Bence bu çok gerekli ve Türkiye hazır buna. Çünkü her seviyedeki dünya markaları Türkiye pazarına girerek, dünya pazarlarında Türk firmalarını son derece zorluyorlar. Ve Türk tekstilinin, konfeksiyonun rekabet edebilmesi için bir fark yaratması gerekiyor. Bu da ancak markalaşarak olabilir, önce koleksiyonları daha yaratıcı, farklı kılmak, sonra da tüm sunumda ve tanıtımda belli bir karakterle, profesyonel bir imaj ve kampanyayla ortaya çıkmaları lazım firmaların. Türkiye´de bu uzun yıllardır çok konuşuluyor ve tekstil sektöründeki altyapı da son derece müsait diye düşünüyorum.
Kaynak:Pusula Haber
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.