1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. "Singapore Lecture" Konferansı
"Singapore Lecture" Konferansı

"Singapore Lecture" Konferansı

Başbakan Yıldırım: (3)- "Terör örgütlerinin dünyaya yönelen tehditlerinin ortadan kaldırılması için bütün ülkelerin terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmadan, kimliği, etnik yapısına vurgu yapmadan ortak çabayla mücadele etmesi şarttır. Aksi halde 'B

A+A-

SİNGAPUR (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, "Terör örgütlerinin dünyaya yönelen tehditlerinin ortadan kaldırılması için bütün ülkelerin terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmadan, kimliği, etnik yapısına vurgu yapmadan ortak çabayla mücadele etmesi şarttır. Aksi halde 'Bana değmeyen yılan bin yaşasın' anlayışını sürdürürsek, birgün bu terör böyle düşününlerin kapısını da çalacaktır." dedi.

Yıldırım, ISEAS Yusuf İshak Enstitüsü tarafından 41'incisi düzenlenen "Singapore Lecture" konferansında yaptığı konuşmada, terörün ulusal, bölgesel ve küresel güvenlik için ciddi bir tehdit ve "bütün dünyanın başının belası" olduğunu bildirdi.

Teröre karşı mücadelenin, uluslararası yakın iş birliğine dayanmasının şart olduğunu vurgulayan Yıldırım, Türkiye'nin, terörden canı yanan ve 40 yıldır bölücü terör örgütü PKK ile mücadele eden bir ülke olarak, çok önemli kazanım ve tecrübelerinin olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin FETÖ, PKK, PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleriyle aynı anda etkin bir mücadele vermek zorunda kaldığını anımsatan Yıldırım, "Terör örgütlerinin dünyaya yönelen tehditlerinin ortadan kaldırılması için bütün ülkelerin terör örgütleri arasında hiçbir ayırım yapmadan, kimliği, etnik yapısına vurgu yapmadan ortak çabayla mücadele etmesi şarttır. Aksi halde 'Bana değmeyen yılan bin yaşasın' anlayışını sürdürürsek, bir gün bu terör, böyle düşünenlerin kapısını da çalacaktır." diye konuştu.

Türkiye'nin 15 Temmuz 2016'da hain ve kanlı bir darbe girişimi yaşadığını, halkın darbeye kahramanca karşı koyarak, demokrasiye sahip çıktığını vurgulayan Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu darbeyi gerçekleştirmeye çalışan FETÖ terör örgütünün amacı sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Küresel bir terör şebekesiyle karşı karşıya olduğumuzu lütfen hatırlayın. Beyinleri yıkanmış örgüt mensupları dünyanın birçok ülkesinde 'hayır, eğitim' adı altında çalışıyor, bulundukları ülkelere nüfuz etmeye gayret ediyor. Dostlarımızı bu konuda daha dikkatli olmaya ve bu örgütlerin kara propagandalarına kulak vermemeye davet ediyorum. Ülkemiz bu hain darbe girişiminden çok daha güçlü bir şekilde çıkmıştır. Devletimiz ve bütün kurumlarımız şimdi bu terör örgütünden temizlenmektedir. Güçlü ekonomimiz, siyasi irademiz ve halkımızın kararlılığı bu sınavı başarıyla geçmemizi sağlamıştır."

Yıldırım, bu darbe girişiminin ardından, Türkiye'nin gerçek dostlarını bir kez daha gördüğünü belirterek, "Singapur, Türkiye'nin gerçek dostudur ve bu darbeden sonra hemen Türkiye ile dayanışmasını, Türkiye'ye olan desteğini açıklamış, bununla da kalmamış aynı zamanda Dışişleri Bakanını Türkiye'ye göndererek bu düşüncelerini bizatihi paylaşmışlardır." dedi.

- "Singapurlu ve Türk iş adamlarına görev"

Son 15 yıldır Türk ekonomisinde tarihin en başarılı dönemlerinden geçildiğini, 2002-2016 aralığında Türkiye'deki büyümenin art arda yüzde 5,7 olduğunu vurgulayan Yıldırım, küresel kriz sonrası 2010-2016 döneminde ise büyüme oranının yüzde 6,7 seviyesinde gerçekleştiğine işaret etti.

Bu oranların OECD ülkeleri arasındaki en yüksek oran olduğuna dikkati çeken Yıldırım, "Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; gelecek 10-15 yılda Türkiye'nin büyüme trendi aynı oranlar seviyesinde olacaktır. Bu da ne anlama geliyor? Daha fazla yatırım, daha fazla ticaret, daha fazla kalkınma. O yüzden Singapurlu iş adamlarına, yatırımcılara, aynı zamanda Türk iş adamlarına büyük görev düşüyor, daha fazla bir araya gelmek, birlikte çalışmak, hem Türkiye'de hem Singapur'da hem de üçüncü ülkelerde meydana gelen büyük fırsatları değerlendirmek." ifadesini kullandı.

Yıldırım, Türkiye'nin dış ekonomik ilişkilerinde ciddi atılımların olduğunu, bu çerçevede Avrupa, Ortadoğu, Kuzey Afrika ülkeleriyle dış ticaret ortaklıklarının daha da derinleştirildiğini belirterek, bunun yanı sıra Latin Amerika ve Asya'ya yönelik uygulamaya koydukları açılım ve ortaklık politikalarıyla, ekonomik ve ticari ilişkilerin çeşitlendiğini bildirdi. Yıldırım, 2002 yılında 88 milyar dolar olan ticaret hacminin 2016'da 341 milyara çıkmış olmasının bu çeşitliliğin bir sonucu olduğunu dile getirdi.

- "Yeni nesil reformları yapma zamanı"

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin ekonomik hedefleri doğrultusunda makro ekonomik istikrarın korunduğu, siyasi istikrarın garanti altına alındığı, cari açık enflasyonunun aşamalı olarak aşağıya çekildiği bir ortamda, yapısal reformlar yoluyla büyümeyi devamlı hale getirmeyi ve daha kapsayıcı bir kalkınma modelini hedeflediğine değindi.

Bütün bu hedefler çerçevesinde önem verdikleri konulardan birinin de doğrudan yabancı yatırımlar olduğa dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

"Türkiye doğrudan yabancı yatırımlar için adeta bir cazibe merkezidir. 2003-2016 yılları arasında gerçekleşen doğrudan yabancı yatırımlar 180 milyar doları bulmuştur. Türkiye ekonomisi son yıllarda karşı karşıya kaldığımız iç ve dış şoklara karşı da dirençlidir ve gereken cevabı vermiştir. Şimdi artık yeni nesil reformları yapma zamanı gelmiştir. Önümüzdeki bir yıl içerisinde kamu maliyesini güçlendirmek, vergiye daha da tabana yaymak, vergi mevzuatında ciddi değişiklikler yapmak için çalışıyoruz. İstihdamın artırılması, iş gücüne katılımın, kadın iş gücünün daha fazla artırarak sağlanması için gerekli düzenlemeleri yapacağız. Yatırımları artırmak ve küresel doğrudan yatırımları cezbetmek için yatırım ortamını çok daha iyileştiriyoruz. Yargı sürecinin kalitesinin artması ve yargının hızlandırılması için yargı reformunun bütün bileşenlerini hayata geçiriyoruz. Eğitimde, okul öncesi eğitim başta olmak üzere kaliteyi artırmak ve dördüncü sanayi devriminin gerektirdiği nitelikte iş gücü, insan ihtiyacını karşılamak için eğitimde kaliteyi artıran reformlara öncelik veriyoruz."

- "Singapur ilham kaynağımız"

"Bütün bu alanlarda ilerlerken aslında yaptığımız şey çok basit, tekerleğin yeniden icat edilmesine ihtiyaç yok. Dünyanın neresinde olursa olsun iyi uygulamaları esas alıyoruz." diyen Yıldırım, bu noktada Singapur'a yaptıkları ziyaretin önemine değindi.

Singapur'un Türkiye için bir ilham kaynağı olduğunu belirten Yıldırım, şu görüşlere yer verdi:

"Bu çerçevede Türkiye geniş işbirliği fırsatlarını görmektedir. Bunlar, güçlü büyüme, nitelikli ve rekabetçi iş gücü, serbest ve yeniliklere açık yatırım ortamı, alt yapı, pazara erişim bağlamında merkezi konum, Avrupa'nın enerji koridoru, lojistik merkezi olma özelliği, düşük vergi, yüksek teşvik imkanları, AB ile mevcut gümrük birliği, büyük iç pazar, genç ve dinamik, eğitimli insan kaynağıdır. Bu temelde, küresel yatırımcıları geniş fırsatları beklediğine inandığımız bilgi ve iletişim teknolojileri, enerji, finans, gayrimenkul, iş hizmetleri, petrokimya, madencilik, metal, makina, otomotiv, tarım, gıda ve lojistik, bunun yanı sıra turizm ve sağlık sektöründeki imkanları değerlendirmek üzere Singapurlu girişimcileri Türkiye'ye davet ediyorum. İnanıyorum ki birlikte çok başarılı işler yapabiliriz. Daha müreffeh geleceği birlikte şekillendirebiliriz."

- "Singapur stratejik ortak"

Başbakan Yıldırım, çok önemli bir bölgesel örgüt olan ASEAN ile ilişkileri geliştirmeye önem verdiklerini vurgulayarak, bu kapsamda, ASEAN Bölgesel Forumu Dışişleri Bakanları Toplantılarına katıldıklarını belirtti.

Türkiye'nin ASEAN ülkeleriyle ticaretinin son 14 yılda 6 kat arttığını ve 2016 sonu itibariyle yaklaşık 9 milyar dolara ulaştığını anlatan Yıldırım, Singapur'u bölgeye açılımda stratejik bir ortak olarak gördüklerini ifade etti.

ASEAN ile sektörel diyalog ortaklığının gerçekleştiğini de belirten Yıldırım, bu konuda yaptığı katkı için Singapur'a teşekkür etti.

Yıldırım, Singapur ile stratejik ortaklığın 21. yüzyılın özellikle gereklerine uygun olarak, yeni, akıllı bir işbirliğine dönüştüğünü aktardı.

- "Etkilendiğimi ifade etmek isterim"

Singapur'la olan ilişkilerin kökeninin 1865'te Osmanlı döneminde başladığını hatırlatan Yıldırım, bu sürecin Singapur'un bağımsızlığını ilan etmesiyle daha da güçlendiğini vurguladı. Yıldırım, iki ülkenin 2019'da ilişkilerinin başlangıcının 50'inci yılını kutlayacağını belirterek, "Türkiye ve Singapur bölgelerinde olağanüstü başarılar elde etmiş, dinamik, yaratıcı, eğitimli nüfuslarıyla katma değer ortaya koyan iki ülkedir. " dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Singapur'un başarısının Türkiye'yi de memnun ettiğine işaret ederek, "(Fırsat eşitliği, çalışarak gelişme) ilkelerinin Singapur'u başarıya taşıdığı dünyaca bilinmektedir. Başarı öykünüz pek çok ilham kaynağı olmaktadır. Uzun yıllar Ulaştırma Bakanlığı yapmış bir gemi inşa yüksek mühendisi olarak ülkenizdeki altyapı ve ulaştırma teknolojilerinden oldukça etkilendiğimi ifade etmek isterim." ifadesini kullandı.

Singapur'un Kurucu Başbakanı Lee Kuan Yew'un ülkesinde büyük hizmetleriyle tanındığını ve büyük saygı gördüğünü bildiren Yıldırım, Başbakan Lee yönetimindeki hükümetin de ülkeyi daha ileriye taşıma azmiyle ortaya koyduğu hedeflerin ve atılımların takdire şayan olduğunu vurguladı.

Yıldırım, dünyanın farklı coğrafyalarında olmakla birlikte Singapur ve Türkiye'nin ortak temel değerleri paylaştığına, dış politikada benzer ilkeleri öne çıkardığına, birçok bölgesel ve küresel olayda iki ülkenin birbirine yakın görüşleri benimsediğine dikkati çekti.

- "Ortak aklı seferber etmeliyiz"

"Turizmin karşılıklı olarak geliştirilmesi de diğer önemli hedeflerimiz arasındadır. Kültürel alanda da birbirimize verebileceğimiz zengin birikimimiz olduğunu ifade etmek isterim." diyen Yıldırım, ikili ilişkilerin 2014'te Singapur Başbakanı'nın Türkiye ziyaretiyle "Yüksek Stratejik Ortaklık" düzeyine çıkarıldığını hatırlattı.

Singapurun 2018'de ASEAN Dönem Başkanlığını üstlenecek olmasından memnuniyet duyduklarını aktaran Yıldırım, "Başkanlığınız döneminde ASEAN ile tesis ettiğimiz sektörel diyalog ortaklığının bütün boyutlarıyla geliştirilmesinin mümkün olacağına inanıyoruz." dedi.

Yıldırım, mükemmel seyreden iş birliğimizin ve siyasi ilişkilerin, ekonomik gelişmelerle taçlandırılmasına önem verdikleri belirtti. Gelişmekte olan ekonomik işbirliğini daha da ileri taşıma imkanının mevcut olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Singapur'la serbest ticaret anlaşması sayesinde önümüzdeki dönemde karşılıklı ticaretin ve yatırımların ivme kazanacağına, ekonomik ilişkilerde yeni bir sıçrama yaşayacağımıza inanıyorum. Bu anlaşma ikili ve bölgesel ilişkilerimize açılan tarihi bir fırsat penceresi olmaya devam edecek. Gelecek nesillerin refahı ve kardeşliği için bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Yatırımların teşviki için her türlü altyapı mevcuttur. Karşılıklı yatırımların yanı sıra Türk şirketleri Singapurlu yatırımcılar için, Orta Asya, Afrika, Ortadoğu başta olmak üzere üçüncü ülkelerde verimli iş birliği yapabilirler. İlişkilerimizin gerek ikili gerek çok taraflı alanlarda ileri taşınması için irade bugün yeterince mevcuttur. Gelecek çalışmalarımızı bunun üzerine bina edebiliriz. Hem ülkelerimizin refahı hem küresel refah ve barışın gelişmesi için ortak aklımızı seferber etmeliyiz."

Başbakan Yıldırım iki ülkenin birbirinden öğreneceği pek çok husus olduğunu belirterek yeniliklere açık olunması, yeni ekonomilere geçişte Türkiye ve Singapur'un önce olması gerektiğine vurgu yaptı. Yıldırım, geleceğin bugün yapılacak hamlelerle şekillendirileceğini belirterek konuşmasını tamamladı.

(Sürecek)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT