1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. "Tarımda Sağlıklı Bir Planlama Yok"
"Tarımda Sağlıklı Bir Planlama Yok"

"Tarımda Sağlıklı Bir Planlama Yok"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: (2)- "Peki ne oldu da 16 yılda Türkiye bu noktaya geldi. Gelir hakça bölüşülmüyor, hakça paylaşılmıyor. Tarımda sağlıklı bir planlama yok"- "Çiftçinin gerçeği görmesi lazım. Senin çıkarlarını savunmayan siyasal partiy

A+A-

ADANA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Peki ne oldu da 16 yılda Türkiye bu noktaya geldi. Gelir hakça bölüşülmüyor, hakça paylaşılmıyor. Tarımda sağlıklı bir planlama yok." dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP Adana İl Başkanlığı tarafından Adana'da bir otelde üniversite öğrencileri, çiftçi ve sulama birlikleri, esnaf ve meslek odaları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve iş adamlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, tarım sektörünün bütün ülkelerde stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.

Tarıma bütün ülkelerde destek verildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye'de ise nohut, pamuk, mercimek, canlı hayvan gibi birçok ürünün dışarıdan alındığını kaydetti.

Dışarıdan alınan ürünlerin Türkiye'de ekilebilecek olmasına rağmen çiftçinin zarar edeceği için ekmediğini belirten Kılıçdaroğlu, çiftçinin emeğinin bugüne kadar siyaset kurumu tarafından hep göz ardı edildiğini savundu.

Eski çiftçileri, Adana'nın bereketli topraklarını bildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Ektiği ürün karşılığında aldığı parayı biliyorum. Keyif, huzur içerisinde tarlaya giderdi. Şimdi traktör, tarla o da ipotekli, ürün, o da dışarıdan geliyor. Çiftçi işsiz, kendisini yakıyor, esnaf iflas ediyor. Peki ne oldu da 16 yılda Türkiye bu noktaya geldi. Gelir hakça bölüşülmüyor, hakça paylaşılmıyor. Tarımda sağlıklı bir planlama yok. Sağlıklı bir planlamanın olduğu ülke Hollanda, hiç planlamanın olmadığı ülke de Türkiye. Hollanda, Konya'dan küçük. Hollanda'nın yıllık tarım ürünü ihracatı 180 milyar dolar. Türkiye'nin tarım ürünü ihracatı 17 milyar dolar."

- "Çiftçinin gerçeği görmesi lazım"

Türk tarımı üzerinde egemen güçlerin büyük oyunun bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Türkiye tarımdan çekilsin istiyorlar. 'Türkiye'nin ekmesine gerek yok' diyorlar. 'Biz size vereceğiz, daha ucuza vereceğiz' diyorlar. Bir ayıptan söz edeyim size. Sanki Türkiye'de toprak hiç kalmadı, çiftçi kalmadı Sudan’da gittiler binlerce dönüm arazi kiraladılar. Orada ürünü ekecekler Türkiye'ye daha ucuza getirecekler. Türkiye'de yer mi kalmadı? Bir hükümet kendi çiftçisiyle rekabet edebilir mi? Bizim çiftçi ikinci sınıf vatandaş. Çiftçinin gerçeği görmesi lazım. Senin çıkarlarını savunmayan siyasal partiye senin oy vermemen lazım kardeşim. Bu kadar açık ve net söylüyorum." dedi.

Türkiye’nin tarımdan aşama aşama çekildiğini öne süren Kılıçdaroğlu, tohumculuğun bittiğini söyledi.

Bundan 20-30 yıl önce dışarıdan canlı hayvan, saman, et alınmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Hem Türkiye büyüdü diyorsun, hem tarım iflas ediyor. Demek ki bir sorunumuz var. Tarım konusunda ciddi bir sorunumuz var. Bütün çiftçi kardeşlerimizin ayın 24'ünde sandığa giderken ellerini vicdanına koyup oraya gitmeleri lazım." diye konuştu.

Tarım teknoloji liselerinin kurulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, tarımla teknolojinin buluşmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Kılıçdaroğlu, çiftçiyi kazanmak ve alın terini yine onlara vermek istediklerini ifade ederek bütün amaçlarının üreten ve ürettiğini satan bir Türkiye olduğunu söyledi.

Sulama birliklerinin de sorunlarının bulunduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, herkesin bu konuda duyarlı olması gerektiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, Tarım Kanunu'nun 21. maddesinde "Her yıl çiftçilere milli gelirin en az yüzde biri oranında teşvik verilir" ifadesinin yer aldığına işaret ederek milli gelirin yüzde biri oranında çiftçinin teşvik edilmesi şeklinde kanun hükmünün bulunduğunu ancak 16 yıldır buna uyulmadığını, çiftçinin alacağının olduğunu savundu.

Kendilerinin bu yüzde biri kesinlikle uygulayacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, yüzde biri çiftçiye mutlaka teşvik olarak vereceklerini, çiftçinin yüzünün güleceğini söyledi.

- "Hepimizin sorumluluğu var"

Kılıçdaroğlu, tarımda sağlıklı ve tutarlı bir planlama yapacaklarını, çiftçinin bir yıl önceden neyi ekeceğini ve kaça satacağını bileceğini kaydetti.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları ve Kredi Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliğini de eleştiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Size sözde ucuz kredi, düşük faizli kredi veriyor. Halk Bankasından alıyor, üzerine bir parça faiz ekliyor size satıyor. Onun başındaki kişi ayda kaç lira aylık alıyor biliyor musunuz? 52 bin lira. Bu sizin paranız. Ayda 52 bin lira alıyor. Yetmiyor bir de milletvekilliği aylığı alıyor. 20 bin lira da oradan alıyor. Sonra 'Ben esnafın sorununu çözeceğim.' diyor. Yav, kargalar güler buna, sen kendi sorununu çözüyorsun kardeşim. Esnafa düşük faizli kredi vereceğine, alıyorsun paranın büyük bir kısmını cebe atıyorsun."

Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanı, parlamentoda da Millet İttifakı'nın çoğunlukta olduğu zaman bu duruma son vereceklerini söyledi.

Çiftçiye mazotu üç liradan vereceklerini yineleyen Kılıçdaroğlu, dışarıya 15 yılda, 151 milyar 34 milyon dolar ödendiğini, çiftçiye, emekliye, esnafa, sanayiciye geldiğinde ise "Parayı nereden bulacaksınız" dendiğini söyledi.

Hükümeti, ekonomi politikaları ve harcamalar konusunda eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Ne olursa olsun sandığa gideceğiz. Siyaset kurumunun asıl görevi, her kuruş verginin hesabını millete vermektir. Millete hesabını vermiyorsanız siyaset kurumu cebine çalışıyor demektir. Siyasetçi, cebine çalışıyor demektir. Siyaset köşeyi dönme aracı değildir. Yolsuzluk yapma, vatandaşı perişan etme aracı değildir. Siyaset, halka hizmet etme aracıdır. Sandığa gideceksiniz, sizden tek istediğim elinizi vicdanınıza koyacaksınız. Çocuklarınızı, bayrağınızı, ülkeyi düşüneceksiniz ve oyunuzu öyle kullanacaksınız. Benim istediğim budur. Hangi partiden olursa olsun. İstediğim budur. Bu ülkenin çıkarlarını kim savunuyorsa başımın üstünde yeri vardır. Ama ülkesinin çıkarlarını değil de cebini düşünüyorsa, tefecileri, bu ülkenin ödediği vergileri götürüp 151 milyar doları Londra'daki tefecilere, 687 milyar lirayı Türkiye'deki tefecilere faiz olarak ödüyorsa hepimizin oturup düşünmesi lazım. Hepimizin sorumluluğu var. Biz huzur, barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Herkesin karnı doysun istiyoruz, herkesin aşı işi olsun istiyoruz. İşsizlik olmasın istiyoruz."

(Bitti)


HABERE YORUM KAT