M. Mustafa Özdemir

M. Mustafa Özdemir

TÜRKİYE, PAPUA YENİ GİNE’Yİ ÖRNEK ALMALI!

“Yeter ki el ele verelim, devletimize güvenelim, Türkiye bu salgından en az hasarla çıkan ülkelerden birisi olacaktır” dedik.

Çok şükür öyle oldu.

İster ABD’ye bak iste Amerika’ya  ister başka ülkelere...  Matematiğe inanıyorsanız ortada tartışmasız çok büyük bir başarı var.

Bu Türkiye’nin halkıyla elde ettiği bir başarı.

(Tabi bu noktada şunun altını önemle çizelim: Süreç ne Türkiye ne de Dünyanın diğer ülkeleri için henüz bitmedi ve geleceği de muamma. Bu noktada salgının kontrol altında götürülmesi için Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı tedbir ve önerilere uymak önemli!)

Elbette ki ekonomik açıdan tüm dünyada olduğu gibi sıkıntılar yaşanıyor. Ama süreç bitiminden sonra Türkiye'nin bu krizden güçlenerek çıktığını göreceğiz.

Peki bu başarı nasıl geldi?

Birincisi “devlet-millet kaynaşmasıyla”

Millet, devletine, hükümetine cumhurbaşkanına, sağlık bakanına inanmasaydı, güvenmeseydi, alınan kararlara destek vermeseydi, bu başarı gelmezdi.

İkincisi “güçlü sağlık alt yapısıyla”

Hasta olan insanın iyileşmesi için, hastane lazım, doktor lazım, ilaç lazım.

Türkiye’nin 17-18 yılda sağlığa yaptığı yatırımlar, şehir hastaneleri gibi dev projeler sayesinde bu ağır bilançoyla başarılı bir şekilde mücadele edildi, ediliyor.

Ve tabi ki ölümüne mücadele eden; inançlı, vatansever hekimler ve sağlık çalışanlarıyla.

Süreçte tam anlamıyla yıldızı daha da parlayan Sağlık Bakanı Fahretin Koca (hemşehrimiz olması Konya için ayrıca bir övünç kaynağı), doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız ve süreç boyunca gerek maddi gerekse devletin işlemesi adına evlerinde oturma şansı olmayan tüm özel ve kamu tüm çalışanlarına, sanayide üretmeye devam eden işçilere, tarlasını hasada hazırlayan çiftçilerimize bir kez daha teşekkür edelim.

SÜRECİN KAYBEDENİ

Tabi sürecin ülke açısından önemli olan kazanımı, “icraat” karşıtı zihniyetin, ülkenin hücrelerine 1,5 asırdır sirayet etmiş “kalkınma” karşıtı virüsün, bir kez daha kaybetmesi oldu.

Yıllarını heba ettikleri, işlerine geldiğinde örnek gösterdikleri Batılı ülkelerden çok geri bıraktıkları Türkiye’yi kalkındıracak, zenginleştirecek; köprüden baraja yola YHT’ye, HES’lerden nükleere, İHA’dan SİHA’ya, füzelerden tanklara toplara kadar tüm eserlere karşı mücadele veren, daha dün şehir hastanelerine karşı duran bunu yaparken de “israf”, “rant” gibi masum söylemlerin arkasına sığınan zihniyet kaybetti.

Savunma sanayinde atılan adımlar olmasaydı Türkiye bugün aynı anda 3-4 ülkede operasyon yapan bir ülke olamaz, Doğu Akdeniz’de oyunu bozamaz idiyse, sağlıkta yapılan yatırımlar olmasaydı virüsle bu kadar başarılı bir şekilde mücadele edilemez, çok ağır bir fatura kaçınılmaz olurdu.

Daha dün şehir hastanelerine "israf" diyenlerin salgın sürecinde tahtalarla, kontraplaklarla boş buldukları yerlere hastane inşa etme girişimleri hakikaten trajikomikti. Bıraksanız semt pazarlarındaki domates, patates tezgahlarını da yoğun bakım yataklarına dönüştüreceklerdi.

Aynı anda Avrupa’nın en büyük hastanesini açan, 45 günde hastane inşa eden ülke için, belki de yeni Türkiye’yi inşa eden zihniyetle eski Türkiye’nin müsebbibi, bugün de özlemini duyan zihniyeti göstermesi adına da önemli ve faydalıydı.

Kafalarındaki hastane anlayışı "tahtadan" olanların zihninden bakılınca doğrusu son teknoloji modern şehir hastaneleri gerçekten de israf!

Eksikleri olabilir ama ortadaki açık başarıyı takdir etme erdemini göstermeyen ve çözüm önerisi sunma kapasitesinden yoksun ne yapılırsa tersini söyleme anlayışına sahip bu zihniyete göre, örneğin ana muhalefetin liderine göre, süreçte Türkiye sınıfta kaldı, büyük bir başarısızlık yaşadı. Ona göre Türkiye’nin örnek alması gereken dünyada başarılı ülkeler vardı.

Ölüm oranlarında Türkiye’yi 3’e 5’e, 6’ya 7’ye katlayan, kendilerine ait olmayan tıbbi malzemeleri aleni şekilde gasp eden sonra da birbirlerine hakaretler eden, yaşlıların ölüme terk edildiği, sokakta yaşayan insanların otoparklarda istiflendiği ABD ve AB ülkelerini (herhalde!), Çin, Rusya ve Kanada gibi ülkeleri de kastetmiş olamayacağına göre hangi ülkeler olabilirdi?

Hangi ülkelerin olduğu sorulmadığı için o da söylemedi.

Ben araştırdım, o ülkeleri buldum. Haritadaki yerlerini merak edenler için kapsamlı bir atlasa ihtiyaç olduğunu da belirteyim.

İşte Türkiye’nin örnek alması gereken ülkelerden bazıları: Papua Yeni Gine (8 vaka), Saint Kitts ve Nevis (15 vaka), Dominika (18 vaka), Western Sahara (9 vaka), Lesotho (4 vaka), Vatikan (12 vaka), Mayotte (11 vaka), Saint Lucia (19 vaka), Laos (19 vaka), Antigua ve Barbuda (26 vaka), Fransız Ginesi (18 vaka), Fiji (18 vaka), Seyşel Adaları (11 vaka), Grenada (23 vaka), Gambiya (28 vaka), Belize (20 vaka), Botswana (48 vaka)…

"Kendisinden bilim, teknoloji ve ekonomik olarak kat kat güçlü olan AB ülkelerini, ABD’yi, Çin’i, Kanada’yı, Rusya’yı geride bırakan hatta gönderdiği yardımlarla onlara umut olan Türkiye, maalesef bir Papua Yeni Gine, bir Lesotho, bir Mayotte, bir Laos, bir Western Sahara, bir Belize, bir Botswana kadar olamadı ya..." Yazık...

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum