Yavrularını hayatta tutmaya çalışırken başka çocukları da unutmadılar

Yavrularını hayatta tutmaya çalışırken başka çocukları da unutmadılar
Çocukları lösemiyle savaşan anneler, ihtiyaç sahibi diğer kanser hastası çocukların tedavisi için de yardım ellerini uzatıyor- Kızı lösemiyle savaşan Aslıhan Uzun:- "Atölyelerde yaptığımız ürünlerin satışlarından elde edilen gelirin tümü, yeni tanılı veya nüksetmiş kanser hastası çocuklarımızın banka hesaplarına bağış olarak yatıyor"- Anne Sevim Azcan:- "LÖSEV'de gönüllü olarak çalışıyorum, Ramazan ve Kurban bayramlarında aktif olarak görev alıyorum"

İSTANBUL (AA) - LALE BİLDİRİCİ BÜYÜKKARAKAYA - Lösemili çocuklarıyla yaşam mücadelesi veren ve onları hiç yalnız bırakmayan anneler, ihtiyaç sahibi kanser hastası çocukların tedavisi için de yardım ellerini uzatıyor.

Çocularına kanser teşhisi konulan çoğu annenin hikayesi birbirine benziyor. Halsizlik hisseden, ateşi olan çocuklarını doktora götüren annelerin hayatı, çocuklarına lösemi teşhisi konulmasıyla değişiyor.

Yaşadıkları üzüntünün ardından umutlarını kaybetmeden hastalığa savaş açan anneler, çocuklarını hayatta tutmaya çalışıyor. Çocuklarının tedavisi süren anneler, diğer taraftan başka hasta çocuklar için de yardım ellerini uzatıyor.

- "Kanser hiçbir şekilde bizi yıkamaz"

Çocuğu kanser hastası olan yüzlerce anneden biri de Aslıhan Uzun... Uzun'un 11 yaşındaki kızı Zeynep Naz Uzun'a 8,5 yaşındayken akut lenfoblastik lösemi teşhisi konuldu. Halen kontrol ve tedavileri devam eden kızının tedavi sürecinde özel sektörde halkla ilişkiler departmanındaki görevine ara vermek zorunda kalan 2 çocuk annesi Aslıhan Uzun, hem lösemi hem de böbrek hastası kızının tedavisi için yıllardır mücadele ediyor.

Uzun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığın teşhis edilmesinden bu yana hem sağlık hem de manevi yönden bir savaşın içinde olduklarını söyledi.

"Kanser hiçbir şekilde bizi yıkamaz." diyerek mücadelelerine pozitif olarak başladıklarını anlatan Uzun, yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Kızımın hastalığını ilk duyduğum zaman aklıma, 'Canımdan can etimden et yavrumu kaybedecek miyim?' düşüncesi geldi. Kardeşimin de desteğiyle bu ruh halinden kısa sürede çıkarak kızımın yanına güçlü bir anne olarak gittim. Kızım Zeynep hastalığını 15. gün öğrendiğinde hastane odasında saçlarının dökülmesini görmüştü. Kendini kapatmış, konuşmuyor ve hiçbir şeye cevap vermiyordu. Bir hastane odasında banyoda bana kurduğu cümle şuydu, 'Anne ben ölecek miyim?' O dönemlerde 8,5 yaşındaki kız çocuğunun ağzından bunu duymak gerçekten beni çok etkiliyordu. 'Hayır ölmeyeceksin.' dedim. Kızıma, hastalığın tedavisi için hijyen, ilaçları almak, her şeyi konuşmak, hayata gülümsemek ve mutlu olmak olan 5 kuralımızı yaparsak, lösemiyi yenebileceğimizi söyledim. Bugünlere de çok şükür geldik."

Kızının 3 yıllık tedavi sürecinde Milli Eğitim Bakanlığının Rehberlik ve Araştırma Merkezlerindeki evde eğitim programıyla eğitimine devam ettiklerini ifade eden Uzun, bu süreçte bağışıklık sistemi düşük olduğu için kızının tedavisini izole bir ortamda sürdürdüklerini dile getirdi.

Tedavi sürecinde Lösemili Çocuklar Vakfı'na (LÖSEV) kayıt olduğunu, etütlerine ve çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Uzun, sosyal sorumluluk projelerinde yer almanın hastalıkla mücadelede kendisine önemli katkılar sağladığını söyledi.

LÖSEV'in etütlerine katılan kızının sosyalleştiğini belirten Aslıhan Uzun, kendisinin de vakfın biçki, dikiş, nakış ve pastacılık atölyelerine katıldığını anlattı.

Geliri ihtiyaç sahibi lösemili çocuklara giden LSV dükkanlarında satılan bez bebek, yastık, çikolata ve kurabiye gibi ürünlerin nasıl yapıldığını öğrendiğini dile getiren Uzun, Anneler Günü için internetten satışa sunulan ürünleri yaptıklarına işaret etti.

Atölyelerde yapılan ürünlerin satışlarından elde edilen gelirin yeni tanılı veya nüksetmiş kanser hastası çocukların banka hesaplarına bağış olarak yattığına işaret eden Uzun, şunları söyledi:

"Her bir çocuğun yüzünün güldüğünü gördüğümüz zaman anlatılamayacak bir mutluluk elde ediyorum. Annelere de tavsiyem hiçbir zaman hayata karşı pes etmeyin çünkü bu bir zayıflıktır. Pes ettiğiniz zaman kendinizi ölümle baş başa bırakmış oluyorsunuz. Siz nasıl evdeki çiçeğinize su verdiğinizde canlandığını gördüğünüzde mutlu oluyorsunuz, çevrenizdeki bir insana da hayat verdiğinizde çok mutlu olacaksınız. Bu noktada bir kuruluş veya vakıf da sizlere destek olabilir."

Zeynep Naz Uzun ise koronavirüs salgını nedeniyle evde oyun oynayıp, kitap okuyarak, resim yaparak ve yabancı dil öğrenerek zaman geçirdiğini anlattı. Zeynep Naz, "İlk günlerde hastanede korkuyordum ama artık tedaviye alıştım. Gelecekte doktor olup hematoloji/onkoloji servisindeki hastaları tedavi etmek istiyorum." dedi.

- "Üzüntümü umuda dönüştürmek için silkelendim"

Lösemi hastası çocuğu olan bir diğer anne Sevim Azcan da 1,5 yaşındayken lösemi teşhisi konulan 5 yaşındaki kızı Asya'nın tedavisi için mücadele ediyor.

Kızının tedavi ve kontrolleri devam eden Azcan, LÖSEV'in LSV Dükkan mağazasına gönüllü destek olarak, kanser hastası çocukların yüzünün gülmesi için yardım elini uzatıyor.

Kızının tahlillerinin şu anda temiz çıktığını ifade eden Azcan, hastalığı ilk öğrendiklerinde yaşadığı üzüntüyü şöyle anlattı:

"İsyan ediyordum, 'Niye? Neden o çok küçük.' Ancak sonra anladım ki ben bir anneydim güçlü olmak zorundaydım. Kızımı emziriyordum ilk şoku atlatınca bir tek düşündüğüm üzüntüden sütüm kesilince yavruma nasıl mutluluk vereceğim oldu. Çünkü Asya en çok meme emerken mutluydu. Gözyaşlarımı sildim, üzüntümü umuda dönüştürmek için silkelendim. Kızımla odada 9 ay geçirdik. O ne yediyse ben de aynısını yedim. Odada dahil maske taktım, anneydim her şeyi yapardım. Zor bir süreçti. Olaylar beni maddi manevi etkiliyordu. Asya'nın tedavisi iyi süreçlerde geçtiği gibi arada kötü haberler aldık. Kemoterapilerin yan etkilerini biraz ağır geçirdi minik kuzum ama zarar görmeden atlattık. İlik nakline gerek kalmadan tedavisini tamamladı."

Azcan, LÖSEV'de de gönüllü olarak çalıştığını ve Ramazan ve Kurban bayramlarında aktif olarak yer aldığını vurguladı.


Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.