Yitik mirasın kurtarıcıları

Yitik mirasın kurtarıcıları
Bir döneme damgasını vuran Selçuklunun paha biçilmez eserleri Selçuklu Belediyesi Çini Atölyesi’nde yeniden canlandırılıyor.

Veli Tuna önderliğinde Selçuklu eserlerinden esinlenilerek ortaya konan birbirinden güzel çalışmalar, en üst düzeydeki ziyaretlerin vazgeçilmez hediyeleri olarak dünyanın dört bir tarafında gidiyor. Selçuklu Belediyesi Sille Sanat Galerisi’nde Murat Koyuncu ve Berrin Erdoğdu ile konuştuk.

ÇİĞDEM KURUT'UN RÖPORTAJI

Selçuklu Belediyesi Çini Atölyesi ne zaman kuruldu?

Selçuklu Belediyesi Çini ve Sanat Merkezi bünyesinde açılan Çini Atölyesi, Sille’de 3 aydır hizmet verse de öncesinde de çalışmalarını sürdürüyordu.  Çini Atölyesi ve Araştırma Merkezi olarak 1997 yılında kuruldu.  Her yıl 120 öğrenci alınarak çini eğitimi verilen atölye 2012 yılına kadar bin 800 öğrenciye ulaştı.   Sonra çini eğitimleri KOMEK tarafından verilmeye başlandı. 2012 yılından sonra da bu eserleri üretmeye başladık 5 kişilik ekiple Selçuklu dönemine ait eserlerden esinlenerek yeni eseler ortaya konuyoruz.  Satış amacı güdülmeden, yalnızca ortaya güzel eserler koyma çabasındayız.  Çalışmalarımız sergileniyor ve yurtdışı üst düzey ziyaretlerde hediye götürülüyor. Bu sayede Selçuklu eserlerinin tanıtımı da yapılıyor.

Bu çalışmaları yaparken hangi kaynaklardan yararlanıyorsunuz?

En önemli kaynağımız;   T.C Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılan Büyük Selçuklu Mimari ve Müze Eserleri envarteri çalışmasından projelendirilerek hazırlanan kitap. Bu kitap kaynak alınarak modeller belirleniyor. Veli Tuna önderliğinde çalışmalara başladık. Murat Koyuncu,   Gülsüm Aydoğdu,  Berrin Erdoğdu, Muammer Işık’la birlikte dökümden çizime, üç boyutlu tasarımdan boyamaya kadar her aşama tarafımızdan gerçekleştiriliyor. Ekibimizin tamamı alanında eğitimli sanatçılar. Her bir eser için aylarca uğraş veriliyor.

Eser seçimlerini siz mi yapıyorsunuz?

Öncelikle uzmanlarımızdan destek alıyoruz. Onlar özellikle paha biçilemeyen Selçuklu eserleri konusunda bize yardımcı oluyorlar. Biz de çalışmalarımızda o eserlere ağırlık veriyoruz. İlk belirlediklerimiz arasından 40’a yakın eser çıktı. Bu eserler yurtdışında da sergilendi. Seri üretim söz konusu değil. Eserlerin büyük bir bölümü yalnızca birer tane yapıldı. 2 tane yapılan bile birbirinin aynı olmadı. Orijinal eser örnek alınarak ondan esinlenildi. Artık yorumlamaya başladık. 2012 yılından bu yana motifleri iyice özümsemeye başladık.

Böyle bir çalışma başka yerlerde de yapılıyor mu?

Bu kapsamda yapılmıyor. Biz de bire bir aynısını yapmıyoruz. Yalnızca esinleniliyor. Oradaki ürünlerin tamamı bin yıllık zamanı geçirmiş. Altyapımız toprak olduğu için birebir günümüze taşıyoruz. Atölyemizin imkanları ölçüsünde çalışma yürütüyoruz. Tüm ürünler pişmiş toprak ürünler. Retrika ya da kopyası demek birebir aynısı demek. Ölçü bilmiyoruz. Çünkü müzelerden maalesef böyle bilgiler ulaşmamış. Tam anlamıyla renk skalalarını bilmiyoruz. Tamamen gördüğümüzü yapıyoruz. Eserin bir yüzü gözüküyor.

Selçuklu eserlerini incelediğiniz zaman ne hissediyorsunuz?

Çok etkileyici. Biz halen daha onlardan esinleniyoruz. Soyutlamada, geometrik çizimlerde, bitkisellerde olsun harika çalışmalar yapmışlar. Üç boyutlulara baktığınız zaman etkilenmemek mümkün değil. Bin yıl önceki işlere baktığımızda bu insanların sanatsal ve estetik açıdan bizden kat kat daha ileride olduklarını görüyoruz. Bizler şu anda onların estetik ve naifliklerine yetişemiyoruz. Çok basit bir çizim gibi görünen eserin kopyasını bile çıkarmak için günlerce uğraşıyoruz. Bire bir, gerçekçi bir resim olsa daha kolay. Ama bir fırçada ifade edilen bile muhteşem.

Çalışmalar tamamen burada mı hazırlanıyor?

Dışarıdan destek almıyoruz. Eserlerin her aşaması burada yapılıyor. Severek çalışıyoruz. Bizler sanat eğitimi aldık. Sanat tarihi dersleri gördük. Ama Selçuklular döneminden bu kadar zengin eserler olduğunu şimdi daha net görüyoruz.100 yıl sonra hiçbirimiz olmayacağız ama bizim yaptıklarımız da yerini alacak. Biz de gelecek nesillere aktarmak istiyoruz.

Çalışmalarınızda neyi hedefliyorsunuz?

İleride burası tekrardan düzenlenip daha uygun bir sergi salonu oluşturulacak. İleriki zamanlarda farklı projeler mevcut. Biz üretmeye devam ediyoruz. Daha yapılacak binlerce eser var. Şu anda Selçuklular Dönemi’ni çalışıyoruz ama bir süre sonra bu çalışmalar Osmanlı, Beylikler gibi aşamalarda da olabilir.

 

 

 

 

 

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.